BU sütunlarda çoktan yazdığım bir yazı vardı. Bunun içinde Hollandalı hocaların devrinin kapandığını dile getirmiş, Avrupa’nın futboldaki belli başlı ülkelerinin artık Hollandalı olmayan teknik adamlarla yaşadığını yazmıştım. Ve de Fenerbahçe için bir Hollandalı hocanın adının geçtiği günlerde de görüşümü bu ülkede tek başıma dile getirmiş ve Aykut Kocaman’ın bile aranabileceğini yazmıştım. Peki, bu nasıl oluyordu? Yeni başkan 6 senedir işsiz kalmış bir sportif direktörü göreve getirerek bu ateşin altını yakacaktı. Bu Comolli denen zat için kim aracı olmuştu, kim onu tavsiye etmişti doğrusu en büyük merakım budur. Baksanıza Comolli kulüpleriyle ihtilafa düşmüş ne kadar  genç, yaşlı emekli varsa getiriyor. Hatta uzun zaman maçlara çıkmamışları bile...

Maça mı dönelim... Hemen ilk soru; son maçtan bu yana kaç oyuncusu değişmişti Fenerbahçe’nin? Bana ne de siz biliyor musunuz? Ayew denen bir zat sanki sağ kenarda gibi oynuyor ama değil... Sanki Slimani’nin arkasında, yani Guiliano rolünde gibi... O zaman Alper şaşkın! Topal’a mı destek versin, yoksa Elif çıktığında o da mı rol alsın? Neyse Allah’tan arka blokta alternatif yok da malum dörtlü var. İlk yarı golsüz... Topal, karşısında kalecinin iyisini bulunca kesme yapayım dedi ve direk önledi. Başka kaleci olsa Topal orada çok çeşitli gollerden birini atardı.

Dirar, ki, bana göre iyi de oynuyordu, çıktı yerine Barış girdi ve bir Göztepe kanat akınında Halil müthiş bir gol attı. Sonra mı? Facia... Alper çıktı yerine bir uç adamı daha Soldado girdi. Cocu dua etsin de maçta Ayew, Soldado ve Slimani birbirlerini sakatlamadılar. Hep ne yazdım, ne söyledim, ne kadar çok uç adamı o kadar zor gol... Devam edelim. O da ne? Topal çıktı yerine Ekici girdi... Yani Elif geri dörtlü nöbetçisi, hem de tek başına... Bakın bakalım bu dakikadan sonra kaç Göztepe golü daha olabilirdi. Fenerbahçeli futbolcularla yakın dostlukları olanlar sorsun bakalım, “Ne haldesiniz” diye... Alacakları cevap, “Vallahi şaşkınız. Kimin nerede, ne zaman nasıl oynayacağını kestiremiyoruz” olacaktır. Şayet Göztepe Poko oyuna girdikten sonra ortadan oynama ısrarını sürdürebilseydi maç üç farkla biterdi en azından... Poko gol sonrası girmiş, kalan zamanı tekrar izleyiniz...

Şimdi Fenerbahçe’de bir Frey var... Her gittiği takımda dört aydan fazla oynamamış. Bu maçın ışığında Slimani direkt adam olur. Peki ya gerisi? Pardon unutuyordum; acaba son yirmi dakika, yani rakip de yorulduğunda şu Valbuena oyuna girseydi, bırakın gol atmayı, en azından üç dört duran top kazandırmaz mıydı?

Fenerbahçe’de başta Comolli’ye  olmak üzere bu futbol sorgulamalarını yapacak tek bir yönetici var mı  acaba? Ali Şen’in oğlu Metin Şen mi? Bilmem ki, babası yardımcı olur mu?