Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Saadet Partisi, 9. Olağan Kongresi’ni 24. Kasım 2024 günü yapacak. Bu kongrenin Milli Görüşçülerin şuur seviyelerini gösterecekleri, dosta güven, düşmana korku olacak birlik ve beraberliklerini açık edecekleri, niyetlerinin iman ve cihattan başka bir şey olmadığını haykıracakları bir kongre olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz. Bu kongrenin, şuurlanmanın, çelikleşmenin, bütün insanlığın saadeti için yeniden yeşerecek umudun zemini olması bakımından, bütün Milli Görüşçüler görevlidirler. Milli Görüşçüler, bilirler ki ikiliğin olduğu yerde fesat olur. Fesadı da, fesada ortak olanları da Allah sevmez. Allah’ın sevmediği bir işten de hayır gelmez. Allah, kendisi için uygun bulmadığı ikiliği ve çokluğu kulları için de uygun bulmamıştır. Rabbimiz, zatı için şu hükmü beyan etmiştir. Enbiya 22: “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, yer ve göklerin nizamı, düzeni, dengesi bozulur fesada uğrardı. Arşın, sınırsız kudret ve iktidar makamının Rabbi olan Allah, onların yakıştırdığı sıfatlardan münezzehtir.” Allah kulları için de şu hükmü beyan etmiştir: Al-i İmran 103: “Hepiniz, Allah’ın ipi olan İslam bağına sıkıca sarılın, Allah’ın himayesine sığının. Sakın ha tefrika yapmayın, birbirinize düşmeyin, bölük pörçük olmayın, parçalanmayın…” Bu İlahi emir mutlaktır ve bağlayıcıdır. Rabbimiz bizi bir başka ayette şöyle uyarıyor. Al-i İmran 105: “Kendilerine apaçık ayetler, deliller geldikten sonra, birbirinize düşerek bölük pörçük olup, parçalanıp, ayrı baş çekerek kasıtlı ihtilâf çıkaran, doğru bilgileri çarpıtanlar gibi olmayın. Onlar, işte onlar için büyük bir ceza vardır.” Bize İslam yolunu gösteren Allah’tır. Bütün Milli Görüşçüler bilirler ki, izzet ve şeref, sadece İslam’a din ve düzen olarak uymaktadır. Sahip olunan sıfatlar, Allah yolunda yapılan cihat içindir. Üstünlük, sıfatlarda değil, takvadadır. Cuma namazını hangi imamın arkasında kıldığımız değil, bizim Cuma namazını niçin, nasıl ve hangi niyetle kıldığımız önemlidir. Bir camide aynı anda iki imamla iki farklı Cuma namazı kılınmaz. Bu esaslara inanan Milli Görüşçüler, ikili ve çoklu adaylı bir kongre yapmazlar. “İşleri aralarında şura iledir” esası gereği bir kardeşlerini öne çıkararak tek adayla kongreye giderler. Bundandır ki, yapılan istişareler sonunda kongreye Mahmut Arıkan Bey’in başkanlığında gidileceği ilan edilmiştir. Bu karara tabi olmak, Milli Görüşçü olmanın icabıdır.
BİZ MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER
Biz Milli Görüşçüler, tevhit dini olan İslam’a akide ve düzen olarak teslimiyet kapısını tutmuş kimseler olmanın derdini taşırız. Birlikten yana oluruz, asla ikilikten yana olmayız. İkiliğin tevhide, birlik ve beraberliğe zarar verdiğine iman edenlerdeniz. Kur’an’da bizim istikametimizi belirleyen ayetlerden birsi de şudur. Fatır 10: “Kim izzet, yücelik ve üstünlük dilerse bilsin ki, yücelik ve üstünlük yalnız Allah’a aittir. Bütün güzel sözler O’na yükselir. Bunları da Allah’a, halis niyet ve amaçlarla, insanlığın saadeti, ümmetin birlik ve beraberliği için yapılan salih ameller ulaştırır. Sinsi şekilde kötü fiiller tasarlayanlara gelince, onları şiddetli bir azap beklemektedir ve onların bütün tertipleri de, yok olup gitmeye mahkûmdur.” Kur’an’la ve sünnetle düşünen her Milli Görüşçü, birliğin kudretini, ikiliğin zilletini düşünerek, üzerine düşen görevi yapmakla mükelleftir. Alınan karara itiraz ederek farklı bir yol izleyen çok sevdiğimiz bir dava kardeşimiz bile olsa, bu kardeşimize yapılacak en hayırlı katkı, onu birlikten koparacak talebine sermaye olmamaktır. Bir Milli Görüşçünün, teşkilat mensuplarını davanın dışında başka bir şeye taraf olmaya zorlaması fesat olur. Oluyor da. Hesap gününde bunun sorgusu da çetin olur.
SİYONİST VAHŞET
ABD ve İsrail’in sapkın Siyonist akide için Gazze’de, Lübnan’da ve bütün İslam coğrafyasında sürdürdüğü vahşet ortadayken, mazlumlara umut olması gereken biz Milli Görüşçülerin, aramızda yaşanan kırgınlık ve kabalıkları bahane ederek, kardeşliğimizi zedeleyecek, birlik ve beraberliğimizi dinamitleyecek bir yola girmesi, bizi Allah’ın rahmetinden uzaklaştırmaktan başak bir sonuç doğurmaz. A da bizim, B de bizim, D de bizim diyerek yangına benzin dökmek, çözüm olmuyor, meseleyi içinden daha da çıkılmaz hale getiriyor. İnsanız, hepimiz bir birimizi kırıp dökebiliriz. Kırıyor ve döküyoruz da. Bunun çözümü “ihkakı hak yoluyla hak elde etmek” değildir. Çözüm; kırılsak da, dökülsek de, inadına birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek adımları atmanın adamı olabilmektedir. Gazzeliler, Lübnanlılar, mazlum İslam coğrafyası ve insanlık, bütün Milli Görüşçülerden bunu bekliyor. Peygamberimiz buyuruyor: “Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir.” Peygamberimiz bunu açıklarken, iki elinin parmaklarını birbiri arasına geçirip kenetlemiştir. (Buhari) Peygamberimiz buyuruyor: “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir. Muhacir ise, Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir.” (Buhari) Peygamberimiz buyuruyor: “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği bir şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçekten iman etmiş sayılmaz.” (Buhari) Peygamberimiz buyuruyor: “Zandan sakınınız. Çünkü zan; yersiz itham, sözlerin en yalan olanıdır. Başkalarının konuştuklarını dinlemeyin, ayıplarını araştırmayın, birbirinize karşı öğünüp böbürlenmeyin, birbirinizi kıskanmayın, kin tutmayın, yüz çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, Allah’ın size emrettiği gibi kardeş olun.” (Buhari ve Müslim) Biz birbirimizi dinlemiyor isek bari Rabbimizi ve Peygamberimizi dinleyenlerden olalım. Bütün bu gerçeklerden sonra ortaya çıkan sonuç şudur. Siyonizm azgınlaşarak Gazze’de ve bütün İslam coğrafyasında soykırımına devam ediyor. Bu zulümlerden kurtuluşun tek çaresi Saadet Partisi’dir. Milli Görüşçüler bu sorumluluklarının idraki içinde olmalıdırlar. Birlikte rahmet, ikilikte fesat ve azap vardır. Selam hidayete tabi olanlara…