Ekonomiyi yönetenlerin almış oldukları kararlar “ikili bir uygulama” ile karşı karşıya olduğumuzun açık delili!

Zira ekonomiyi yönetenler vatandaşa zam verirken farklı bir ölçü kullanıyorlar. Vatandaştan bir şey alırken çok daha farklı bir ölçü kullanıyorlar.

Mesela vatandaşların aylıklarına zam yapılacaksa TÜİK verileri esas olarak kullanılıyor.

Ve enflasyon farkının ancak yüzde 25’ler civarında olacağı söyleniyor!

Ama vatandaşa sundukları bir hizmetin karşılığı istenirken TÜİK verileri hiç dikkate alınmıyor.

ENAG ya da bir benzerinden hareket ediliyor.

Mesela elektrik fiyatına yapılacak zam yüzde 38 olarak ilan ediliyor.

İkili uygulama dediğimiz şey tam da bu işte!

Yani ekonomiyi yönetenler alırken başka satarken başka terazi kullanan sarraf gibiler!

Vatandaşa verirken elleri çok sıkı!

Pinti mi pinti davranıyorlar.

Ama vatandaştan alırken oldukça acımasızlar!

Elektrik fiyatlarına yapılan yüzde 38’lik zam başka nasıl açıklanabilir?

“Efendim uzun süredir zam yapılmamıştı onun için bu kadar yüksek oranda zam yapmak zorunda kaldık” gibi bir mazeret hiç kimseyi yapılan zammın haklılığına inandırmaya yetmez.

Zira vatandaş bir eline geçen paraya bakıyor. Bir de çarşı pazara alışverişe çıktığı zaman cebinden çıkan paraya bakıyor. Eline geçen para ile cebinden çıkan para arasında dağlar kadar fark var.

Birine gıdım gıdım zam yapılırken diğerine bol kepçe zamlar gelince vatandaşa isyanları oynama kalıyor.

Ekonomiyi yönetenler enflasyonun önüne vatandaşı fakir fukara haline getirerek geçebileceklerine inandıkları için bu yolu tercih ediyor olmalılar.

Gereksiz yatırımlardan vazgeçemeyenler, israfa dur diyemeyenler enflasyonun önüne geçmek için vatandaşı daha da fakirleştirmekten başka çare bulamıyorlar.

İkili uygulama bu nedenle revaçta! Alırken başka verirken başka ölçü ile durumu idare etmeye çabalıyorlar.