Şimdi dikkatle okuyun. Bu ne bir Fenerbahçe, ne bir

Galatasaray, ne de bir Beşiktaş yazısıdır. Bu, aslında ülke futbolunun en ciddi

derdinin yansımasıdır.

Akhisar Belediyespor diye bir takım var Türkiye Süper

Ligi nde... Kadrosunda, yanılmıyorsam beş yabancısı var. İsimler hiç önemli

değil. Zaten oyuncular da hiç kariyerli değil... Değil Türkiye de, dünyada

kimse tanımaz. Stoper ki, bana göre sanki en önemlisi, neredeyse bir buçuk

aydır sakat (Sonko). Bruno, geçen sezondan kalma ama sık sık yedeğe düşüyor.

Niasse diye biri var. Stoper olup sakat durumda olan Sonko nun mahalle arkadaşı

olan bu Niasse, İlla gel, sen de oyna ısrarları üzerine, Nasıl olur, orası

süper lig diye cevap vermesine rağmen stoper tarafından Manisa ya getirildi.

150 dolarcık, yani bizim çok bilgili yöneticilerin bulunduğu Üç Büyükler deki

bazı oyuncuların ayakkabı parasına, imza attı. Şimdi de gollere imza atıyor.

Vallahi bütün takımlarda aslan gibi oynar. Bilal sakat. Yani dümendeki star...

Yerine Riedle, Sezar var... Kim tanır bunları Arada bir çıkıp iş yapıyorlar.

Ve bu Akhisar Belediyespor, şimdilerde 31 puanda... Yani ligin liderinden

sadece 13, takipçilerinden de 9 ve 5 puan geride (Beşiktaş oynamadan önce.) Bu

takımda ikinci ligden kalma kıyamet gibi oyuncu var. Kaleci Oğuz 33 falan...

Yerine çoluk-çocuk oynuyor. Emrah la Çağdaş ın toplam

yaşları Üç Büyükler deki altı-yedi gencin toplam yaşı kadar... Bu takımın

başında Hamza kardeşim var. Seni alnından öperim. 31 puanın için değil, böyle

bir karmadan futbol çıkarttığın için... Hamza kardeş; senede kaça yapıyorsun bu

işi, Allah aşkına, en azından bana fısılda... Deplasmanlara falan özel

uçaklarla mı gidiyorsunuz

İkinci takım da Karabükspor... Şimdi 33 puanı var.

Tolunay Kafkas en doğru seçimdi. Bu Karabükspor, kendi evinde de dışarıdaki

oyun felsefesi ile veya büyük takım karşısındaki stratejisi ile oynasın şimdi

yukarıdaki işe ortak olur. Kadro olarak Akhisar dan daha geniş ve de daha

tanınmış isimlerden kurulu... Ben Enaramo nun bizim sahalarda bu kadar süratle

top taşıdığını, topa bu denli sert vurduğunu hiç görmemiştim. Gökhan Ünal dan

kurtulmak da bir yöneticilik eseri oldu. Lualua meselesinin bu kadar çabuk ve

köklü çözülebileceğini hiç beklemiyordum. Marifet kimde ise kutlarım.

Ve hocalar... Rıza kardeşim Rizespor u bıraktı. Hem de

kıyamet kadar, çuvalla transferden sonra... Olmadı işte... Geçen akşam takıma

baktım, simsiyah... Kim bunlar yahu Hangi çikletten çıktılar Sizde Bilal

gibisi yok mu Sizde Niasse yok mu Mustafa Denizli ye sormalı; Asya futbolu

daha mı cezibeli

Mustafa Reşit Akçay da bıraktı. Galiba birinci lig, yani

yeni adıyla süper lig bir numara büyük geldi. Trabzonspor, yöresinin, örf ve

adetlerinin paralelinde yürüsün dedik ama, Zokora dan stoper yapın demedik.

Şimdi ne mi olacak Bilmem... Trabzonspor un hocasını taraftar seçse, bahse

girerim ki, daha büyük isabet kaydeder. Benden bu kadar.