“Gereken cevabı vereceğim sana da ikinci rekattayım hele bir

namazı bitireyim” diye tweet atanların olduğu bir dünyadayız artık. Şakası bir

yana internetin baş döndürücü hızla yayıldığı ve artık cep telefonlarında da

kullanılmaya başlamasıyla kendimize vakit ayıramaz olduk.

Bundan çok değil on - yirmi sene önce akraba ziyaretlerinin

yapıldığı, komşuluk ilişkilerinin yoğun olduğu, en önemlisi de ailecek

sohbetlerin yapıldığı bir dünyamız vardı. Kitap okur, beraber gezmelere gider,

izlenilen bir filmin kritiğini yapar, gazetelerde tefrika edilen romanları

merakla takip ederdik...

Okul yolları bizim için anılarla dolu olurdu.

Derslerde kalem tutan eller not almaktan yorulur, akşamları derse oturuldu

muydu bitirilmeden kalkılmazdı. Anne babalar çocuklarına dersini bitirmeden

televizyon izlemek yok diye azarla karışık ikazlar yapardı.

Zaman delicesine akıp giderken o çocuklar büyüdü. Şimdi

çocuklarına dersini yapmadan internet, bilgisayar yasak diyorlar mıdır bilemem

ama çocukların artık ellerindeki cep telefonlarından her an internete bağlı

olmaları cezanın da şeklini değiştirdi. Aileler artık çocuklarını sana on gün

TL yüklemek yok, bu ayki telefon faturanı yatırmayacağız diyerek

cezalandırıyorlardır herhalde!..

İnternetin fütursuzca hayatımıza girmesiyle değişen biz mi

olduk yoksa şartlar mı buna zorladı pek anlamadım ama günlük hayatımızda

oldukça yer kaplamaya başladığına göre biz de istedik böyle bir yaşamı. O

okuyan okudukça da dimağı gelişen nesiller yerini atılan tweeti, gelen mesajı

bile uzun olduğu için okumaya üşenenlere bıraktı.

“Selamun aleyküm”ü s.a.,

“Allah’a emanet ol”u aeo, “Allah razı olsun”u aro, “kendine iyi bak”ı kib ...

yazan ve işin tuhafı bunu benimseyen bir nesil yetişti biz fark edemeden.

Herhangi bir kafeye ya da çay bahçesine gidip grup olarak

oturan gençleri biraz inceleyin! Göreceksiniz kulağı arkadaşında, parmakları

son model telefonundadır. Kendilerini sohbet etmek için atmışlardır oraya ama

gel gör ki sohbet etmek bir yana yüzlerine bile bakmıyorlar. Varsa yoksa

telefon!.. Aynı mekanda oturduğu halde telefondan görüşen arkadaş(!)lara da

rastladım inanın.

Sanal alem hayatımızda olması gerekenden daha fazla yer

kaplıyor ve bu tehlikenin ta kendisidir. Gelecekte kendine güveni olmayan,

iletişim kurmakta zorlanan, bireyselliği ön planda tutan vb. insanların olduğu

bir toplum istemiyorsak çözüm üzerinde düşünmeli ve mutlaka bir hal çaresi

bulmalıyız!..

İstanbul’un Pazar sabahları

 

Büyükşehirlerde yaşam pek çok zorluğu barındırır bünyesinde.Özellikle trafik tam bir çiledir. Hele ki bu şehir İstanbul olursa. Bir yerden

bir yere gitmek hem zor hem de zahmetlidir. Metrobüs, metro, hafif tramvay,

otobüs, deniz ulaşımı hatta trenlerin olduğu; minibüs, taksi gibi araçların da

bol olduğu bir şehirde gideceğiniz yer uzaksa ve hele ki köprülerden geçmek

zorundaysanız yandınız demektir.

Pazar sabahları tüm bu keşmekeşten uzak olursunuz. Koca

şehir derin bir uykudayken siz erkenden evden çıkar, tenha sokaklardan geçer,

koltukları bile dolmamış vasıtaya biner ve gitmek istediğiniz yere şaşılacak

bir zaman aralığında gidersiniz. Her dakika hayıflanırsınız. Zira bir gün önce

kaybettiğiniz zamanı düşünür ve şehrin hep böyle olmasını dilersiniz.

Bilirsiniz bunun hayalinin bile mutlu edeceğini insanı. Gerçi çok sürmez şehrin

bu saf ve kimsesiz hali. Bir iki saate kalmaz caddeleri insan ve araç

kaynamaya, çilesi tekrar geri gelmeye başlar ama siz koca bir günü o tatlı

anılarla geçirmişsinizdir. Ve bu da yeter dersiniz anlayana!..

Minik bir tebessüm

Vergi oranı

İngiliz, Amerikan ve Türk maliye bakanları kendi aralarında

vergi oranları konusunda sohbet ediyorlarmış.:

- Biz vergiyi gayet kolay bir yolla belirleriz. Demiş

İngiliz bakan. Yere bir çizgi çizer ve bir tomar parayı havaya atarız. Çizginin

berisine düşen ile ötesine düşenin oranına göre vergi koyarız.

Amerikalı bakan:

- Biz de bir daire çizeriz. Bir deste parayı havaya atarız.

Dairenin içine düşen ile dışına düşenin oranına göre vergi koyarız. Der

Türk maliye bakanı hafifçe gülümser:

- Biz öyle çizgiyle daireyle uğraşmayız. Bir kağıt parayı

havaya atarız. Yere düşen oranında vergi koyarız!..

Kıssadan hisse: Bir devletin vatandaşına hizmet edebilmesi

için elbette gelirlerinin olması gereklidir. Vatandaş da devlete destek olma

noktasında üstüne düşeni yapmalıdır. Fakat vergiler adaletli ve hakkaniyet

gözetilerek konulmalıdır!..

İlgilisine notlar:

• Güzeli güzel yapan edeptir; edep ise güzeli sevmeye

sebeptir.

• Yalnızlık sanılmasın ki kimsesiz olmaktır. Asıl yalnızlık

kimsen varken kimsesiz muamelesi görmektir!..

• “Karada gemiler yapmaya devam edeceğiz. Ancak inanacağız

ki Allah (c.c.) denizi ayağımıza getirecektir.” Merhum Prof. Dr. Necmettin

Erbakan

• Bu ülke NATO toprağıdır demek Rasmussen’in yolu yolumuz

demektir.

• İbrahimleri yetiştirmeyen toplumlar, nemrutların sayısını

çoğaltmaktan başka bir şey yapmazlar.

• 2 Aralık Pazar günü Kadıköy Meydanı’nda Yeni Bir Dünya’ya

Çağrı Mitingi yapılacaktır. Katılmaya özen gösterelim. Mazlumlara destek

olalım!..  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI

05.06.2017 02:01

Zengin ne giyeceğim fakir ne yiyeceğim telaşesinde

29.05.2017 02:50

Ramazan-ı Şerif iklimi

22.05.2017 02:46

Çocuklar anne babanın aynasıdır

15.05.2017 02:38

Makamına kandım layıksın sandım!

08.05.2017 02:46

Dostun hatırı mı Mevla’nın hatırı mı

01.05.2017 02:45

Ne haldeyiz ve niye bu haldeyiz

24.04.2017 02:58

Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor

17.04.2017 02:20

Örtüyü kurtardık belki ama başları kaybettik

10.04.2017 00:37

Zulme sevgisini (!) katanlar

03.04.2017 02:08

Referandum en çok sol kesime yarayacak!

Adnan Öksüz

[email protected]

Siyonist dostu Macron!

Mehmed Şevket Eygi

[email protected]

Şer’î tesettür

Mustafa İşcan

[email protected]

Esnafa 4-b ihya hüsranı

Mustafa Kasadar

[email protected]

Kötülüklere sessiz kalma lanete uğramaya sebeptir

Mahmut Toptaş

[email protected]

Haramla ibadet

İbrahim Veli

[email protected]

Ramazan manifestosu

İsmail Hakkı Akkiraz

[email protected]

ABD’nin ipiyle kuyuya inmek

İsmail Kıllıoğlu

[email protected]

Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler

Abdülkadir Özkan

[email protected]

Terörist başına teslim olmak!..

haberleri sitene ekle

MİLLİ ÇOCUK

TV5

CANSUYU

MİLSAN

AGD

İKEV

ÖĞDER

ESAM

KATEGORİLER

Gündem

Siyaset

Dünya

Spor

Ekonomi

Kültür-sanat

Teknoloji

Sağlık

Aile & Yaşam

Eğitim

Ramazan 1438

YEREL HABERLER

AdanaAdıyamanAfyonkarahisarAğrıAmasyaAnkaraAntalyaArtvinAydınBalıkesirBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIspartaMersinİstanbul (avr)İzmirKarsKastamonuKayseriKırklareliKırşehirKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaKahramanmaraşMardinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasTekirdağTokatTrabzonTunceliŞanlıurfaUşakVanYozgatZonguldakAksarayBayburtKaramanKırıkkaleBatmanŞırnakBartınArdahanIğdırYalovaKarabükKilisOsmaniyeDüzce

MİLLİ GAZETE TÜM PLATFORMLARDA

iPhone

iPad

Android

Windows Phone

Milli Gazete© 1998 - 2016

KURUMSAL

İLETİŞİM

REKLAM

KULLANIM ŞARTLARI

GİZLİLİK İLKELERİ

SON DAKİKA

HABERLER

RSS

Milli Gazete Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2016 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz !

Tel : +90 212 697 1000  /  Faks : +90 212 697 1000

Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Milli Gazete