Cihad kelimesini duyunca bizde sıtmaya tutulmuşlar gibi alıklaşanlar vardır. Zannederler ki, cihad etmek deri yüzmek, kafa kırmak, el kesmek, okullara tesettürsüzleri sokmamak, onları sokaklara bile çıkarmamak, insanlara inançlarından dolayı zulmetmek olduğunu anlarlar. Kafalarındaki olumsuzlukları, karınlarında cirit atan tilkilikleri cihad kelimesine yüklerler.
Cehaletleri dizboyu. Zulümleri ayyuka çıkmış. Gözleridönmüş. Anlama kapasiteleri tükenmiş.Kütük şeklini almış. Basiretleri bağlanmış. Anlatsan anlamaz, söylesen duymaz hale gelmiş.Kapasitesizliklerine rağmen suyun başını da tutmuş.
Her neyse!
Biz yine de izah edelim. Bizim vazifemiz bu.
Cihad, Allah ın rızasını kazanmak için cehd etmektir.
İslâm da iki türlü cihad vardır.
Biri, din düşmanlarıyla yapılan savaştır; buna "küçük cihad" denir.
İkincisi, insanın kendi nefsiyle yaptığı mücadeledir ki, buna "büyük cihad" denir. Büyük mücahid o kimsedir ki, nefsi ile yaptığı savaşta galib gelmiş, nefsini sindirip kontrol altına almış, neticede kemal bulmuştur. Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (SAV) Efendimizin,
"Ölmeden evvel ölünüz" meâlindeki beyanı birinci ölüm olan nefsin ihtiraslarına, dünya şehvetlerine galebe çalmak suretiyle olur.
Gösteriş sarhoşları nefsine mağlup olmuş ibretliklerdir.
Nefis nedir
Nefis, gadabın başlangıcı olan kuvve-i nefsaniyye, fıtri meyil, bedenin hissi istekleridir.
Nefse ait bir şeyi güzel ve hoş bulan kimseyi nefs mahveder. Aklı başında bir kimsenin nefsinden râzı olduğunu söylemesi mümkün değildir.Çünkü babası asil, dedesinin babası asil olan Halil İbrahim in oğlu Yusuf:
"Nefsimi temize çıkaramam. Şüphe yok ki, nefis kötülüğü emredicidir." (Yusuf Sûresi, Âyet:53) demektedir.
Şeyh Sâdi Şirazi anlatıyor:
Bir veliye sormuşlar:
-Bir güzel ile bir odada kalsanız, kimseler sizi görmese, güzel de size meyletse dokunmadan sabahı edebilir misiniz
Oveli zat:
"-Allah beni böyle bir durum ile karşılaştırmasın" demiş.
En doğrusunu söylemiş. Ucuz kahramanlığa soyunmamış.
"-Evvel Allah biz nefsimize sahibiz" dememiş.
Nefis ile mücadeleye "büyük cihad" denmesi ömür boyu şeytan ve nefisle harb halinde olduğumuz içindir.
Nefis ile cihad önemli bir olaydır, işin de esasıdır. O olmadan, diğerinin de olmayacağı açıktır. Lâkin bütün bunlar nefisle cihadın, zâhir (açık) düşmanlarla cihaddan daha büyük olduğunu göstermez. Çünkü bir şeyin asıl ve ilk şart olması ayrı bir şeydir, daha büyük olması ayrı bir şeydir.
"Küçük cihaddan büyük cihada (yani nefis ile cihada) döndük" anlamında hadis var mıdır
"Kütüb-i Sitte"de yoktur.
Aliyyü l-Kâri, İbni Hacer el-Askalani den yaptığı nakilde bu sözün hadis değil İbrahim bin Ebi Abla nın (vefatı Hicri: 152) sözü olduğunu söylüyor. (Ali el-Kâri, el-Esraru l-merfua: 211)
Sonuç: Hem savaş açan düşmanla hem de nefis ile mücadele edelim; ikisi de farzdır.