Danimarka da başlayıp diğer Batı ülkelerine de yayılan Peygamber Efendimiz e (s.a.v) hakaret karikatürlerine tepki için İstanbul Çağlayan Meydanı nda yapılan miting tek kelimeyle muhteşem oldu. Saadet Partisi nin organize ettiği mitinge pek çok kuruluş da destek verdi.

Mitingdeki tertip, düzen, vakar ve disiplin Saadet Partisi ve Milli Görüş kadrolarının program organize etme gücünü apaçık ortaya koyuyordu. Düzenli yerleştirilmiş bayraklar meydana hakimdi. Taşınan döviz ve pankartlar mitingin düzenleniş amacına uygun ve Peygamber Efendimiz e sevgi ve bağlılığı simgeliyordu.

"İnanca Saygı ve Zalimlere Lânet" adını taşıyan mitingde yüz binler konuştu. İslâm âleminin kalbi Çağlayan Meydanı nda attı. Büyük bir disiplin içinde hareket eden milyonluk topluluk, "huzur ve barışın İslâm inancına sahip insanlar eliyle gerçekleşebileceği"nin mesajını verdiler. Tek ses ve tek yumruk görüntüsündeki Peygamber sevdalıları adeta "İşte miting böyle yapılır." demek ister gibiydiler. Program münasebetiyle İstanbul trafiği tıkanmış, pek çon insan çeşitli semtlerden Çağlayan Meydanı na ulaşmak için zorluklarla karşılaşmıştı. Başka ülke ve uzak şehirlerden mitinge katılamayanlar cep telefonu mesajlarıyla programa olan desteklerini iletmişlerdi.

Peygamber sevgisi böyle olur

"Anam babam sana feda olsun Ya Rasülallah!", "Hepimizin canı Peygamber Efendimize Feda Olsun", "Sen âlemlere rahmetsin!" gibi pankartların yer aldığı mitingde, milyonluk topluluk sanki Allah Rasülü nün Medine ye hicretinde, Allah Rasülü nü büyük bir coşkuyla karşılayan Medine halkını andırıyordu: "Taleal bedru aleynâ Min seniyye-t-ül Vedâ - Ay doğdu üzerimize Vedâ Tepeleri nden /Ey şerefli davetçi hoş geldin."

Miting hakkındaki görüşlerini açıklayan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mete Gündoğan "Müslümanlar Peygamberlerine lâf söyletmezler." derken, Lütfü Esengün de "Hukuk çerçevesinde kalan bir miting yapıyoruz. Bizim İsa, Musa ve bütün peygamberlere sevgi ve muhabbetimiz var. Avrupa nın da bu çizgiye gelmesi lâzım." şeklindeki görüşlere yer veriyordu.

Programa ev sahipliği yapan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Osman Yumakoğulları "Bu meydan, Peygamberimize yapılan hakaretin insanımızı nasıl yaraladığının şahididir. Milletimiz Peygamberine sahip çıkıyor. Bu kalabalık milletimizin gönlünde kopan fırtınanın bir örneğidir." diyerek "Bu millet, tarih boyunca Efendimizden aldığı ışıkla bütün engelleri aşmış ve zorlukların üstesinden gelmiştir. Şimdi de hakaretin özgürlüğü olmaz, mesajını vermektedir." görüşlerine yer verdi.

Peygambere bağlılık ve sünneti ihya

Çağlayan daki muhteşem topluluğun ortak görüşü "Biz müslümanız, Peygamber Efendimiz i seviyoruz sizi de İslâm a davet ediyoruz." şeklinde ortaya çıkarken, Hükümeti de şöyle uyarıyorlardı: "Hükümet uyuma, inancına sahip çık."

Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı İlyas Töngüş bey in konuşması duygu ve coşku yüklüydü. Peygamber Efendimiz i hicret sonrası 7 ay evinde misafir eden "Ebâ Eyyüb el-Ensârî Hazretlerini" selâmlayarak konuşmasına başlayan Töngüş, "Bu olayları, Peygamberimize bağlılık ve sünnetine daha çok  sarılmaya bir vesile kabul ediyor ve Anadolu Gençlik Derneği olarak 2006 yılını "Sünneti ihya yılı" olarak ilân ediyoruz." dedi.

Bu arada telgrafla programa katılan Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın "Bu mitingi tertip eden ve katılanlara teşekkürü"ü, Çağlayan Meydanını daha da hareketlendiriyordu.

En son kürsüye gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, meydanı dolduran yüz binlere "Rahmet ve Şefkat Peygamberinin aşıkları" sözleriyle hitap ettikten sonra, mitingin amacını "Danimarka da yayınlanan karikatürler, müslümanları üzmüştür. Bu çirkin saldırıyı tel in ve Batı yı ikaz için bu mitingi tertip ettik" şeklinde açıkladıktan sonra, bugünkü durumu ve müslümanlara düşen görevleri şu veciz ifadelerle ortaya koyuyordu:

Günümüz ve görevimiz

"Batı, Komünizm in tehlike olduğu dönemlerde, menfaatleri icabı, müslümanlara karşı hoşgörülü davrandı. Ama Komünizm çöktükten sonra, 1991 de yapılan Nato toplantısında Margareth Thatcher ve NATO Eski Genel Sekreteri  Wesley Clark ile birlikte "Bundan sonraki düşmanımız İslâm dır." demeye başladılar. Yapılan melânetlere tepki göstermek, Allah ve Rasülü ne inanan her müslümanın  görevidir. Bu konuda ölçülü olmalıyız. Bu konudaki örneğimiz ise Sevgili Peygamberimizdir. Irkçı ve fesatçı güçlere karşı Müslümanlar birleşmek zorundadır. Müslümanların inançlarını yok etmek istiyorlar. Müslümanların Peygamberine karikatürlerle hakaret etmek fikir hürriyeti değildir.

Türkiye olarak, Avrupa Birliği nin peşine takılıp gitmek yerine, İslâm dünyasının öncüsü olarak yeniden doğmak daha onurlu bir  davranıştır. "Dinler Bahçesi", "Medeniyetler Buluşması", "Dinler Arası Diyalog" diyerek ne yaptığını bilmeyenler!.. Bu gaflet uykusundan ne zaman uyanacaksınız."

Bu konuşmadan sonra mitingin sona erdiği ilân edilmesine rağmen topluluk bir  türlü dağılmıyordu. İslâm kardeşliği ve Peygamber sevgisinin doya doya yaşandığı bu program, üç saat geçmesine rağmen, milyonluk topluluğa az gelmişti.