Yıllardır yazar ve söylerim; ülke futbolunun geleceği fazla ithalatta değil, tam tersine fazla ihracattadır diye... Yani bizim ligin içine yabancı futbolcu yığacağınıza, bizim çocukları Avrupa’ya yığınız diye yazdım, söyledim durdum. Üstelik bizim lige yığılan yabancıların bu ülkeye vergisiz para kazanmak için geldikleri de apaçık ortadayken...

Dünya Kupası’na şöyle bir göz gezdirirsek, futbolda ismi cismi olmayan ülkelerin neler yaptıkları karşısında şaşkınlık geçiririz. Aslında ortada duran gerçek şaşkınlık yapmamalı. Çünkü bu küçük, futbolda isimsiz ülkeler çok ciddi futbolcu ihracatı yapmaktadırlar. Bir bakarsınız futbolda isimsiz bir ülkenin dünya kupasına getirdiği kadroda 10-15 arası dünyanın önemli futbol ülkelerinin takımlarında oynayan oyuncu vardır.

Bize dönelim. Biz son yıllarda başta Almanya olmak üzere yurt dışına yerleşmiş vatandaşlarımızın o topraklarda doğmuş büyümüş, eğitim görmüş çocuklarına asılmaktayız. Bazıları da bize sırt çevirince onlara vatan haini gözüyle bakmaktayız. Ama asıl olan, benim toprağımda doğacak, burada yeşerecek, eğitilecek ve bu kıymetleri oralara ihraç edeceğiz. Sonra da milli takım söz konusu olduğunda da çağırıp, oradaki gelişmelerinin primini toplayacağız. Tabii ki onlar da...

Yine bir örneğe sarılacağım. Galatasaray’ın 1997-2002 arasındaki kadrosundan kaç futbolcu ihraç ettik Hakan Şükür, Tugay Kerimoğlu, Fatih Akyel, Hakan Ünsal, Ümit Davala, Okan Buruk, Emre Belözoğlu... Unuttuğum varsa beni bağışlasın. Peki, bir takımdan bu kadar ihraç, az veya çok oynasın, ülke futboluna ne kazandırdı Bu kadronun ülke futboluna katkısı ne oldu Eh, sonuçlar ortadadır.

İşte, bu Dünya Kupası’nda da nice nice devlerin devrilişlerinin yanı sıra ihracat sayesinde tanınmayacak kadar organize futbol oynayan takımlar görmekteyiz.

Buradan bakınca benim ülkemdeki hocaların da sadece sonuç almak, kazanmak üzerine kurulu felsefelerini de düzeltmeleri gerekir. Burada zaman zaman eleştirsem de ben Samet Aybaba’yı överim. Her gittiği yerde pat diye bir iki genç çıkartıverir karşımıza. Ama yeter mi Hayır!

Şimdi bir Salih sineması seyrediyoruz bir aydan fazladır. Salih, burada yedek kulübesinde iz bırakmaya devam ederse, kim kazanır, kim kaybeder Haa haberler  doğru mu, bakın onu da iyi  bilmiyorum. Ama biz ihracatı hızlandıramazsak, sahada 5 ithalatı yeniliği bizi kurtaramaz. Herkes bunu böyle bilsin!