* Başından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en yakın çalışan isimlerden biriydi.

* Başından bu yana Erdoğan’ın en güvendiği isimlerden biriydi. Başbakanlığı döneminde de “müsteşarı” olarak en yakınındaydı.

* 17-25 Aralık operasyonları sırasında Tayyip beyin ailesine yönelik ataklarda en kararlı ve sert duruşu o gösterdi. Ailenin güvendiği bir politikacıydı.

Sürpriz bir şekilde İçişleri Bakanlığı görevinden istifa eden Efkan Ala’dan söz ediyorum.

Tamam, Kurban Bayramı sonrası kabinede mini de olsa bir “revizyon” bekleniyordu ama sahi Efkan bey neden istifa etti?

Bana ulaşan kulisleri aktarayım size;

1) İçişleri Bakanı Efkan Ala, beklenmedik bir şekilde görevi bıraktı. Sürpriz oldu. Ala neden istifa etti? Ne oldu da bakanlıktan istifa etti? Sızan ilk bilgilere göre, Bakan Ala, istifa edeceğini yakın çevresiyle paylaştı ama çoğu kimse bundan haberdar değildi.

2) En çok merak edilen hususlardan biri, Bakan Ala istifa etmeden önce Beştepe ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü mü? Gelen ilk bilgilere göre Bakan Ala ile Erdoğan arasında böyle bir temas gerçekleşmedi.

3) Bunun devamı niteliğinde bir kulis daha; başkent kulisleri iki ismin ziyaretini çok konuştu; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ile son hükümette görev verilmeyerek AKP Merkez Teşkilata çekilen Mehmet Müezzinoğlu Beştepe’de kabul edildiler.

FETÖ ile en sert mücadeleyi yapan isim olarak bilinen Bakan Ala’nın neden görevden alındığı ya da istifa ettiği meselesi kulislerin başlıca konusu olmayı sürdürecek gibi gözüküyor.

Akla ilk gelen sebeplerden birisi “metal yorgunluğu.”

Ne demek bu; önemli bir görevde olabilirsiniz ama zamanla artık yaptığınız görevde bazı noktaları göremeyebiliyorsunuz. Bazı ayrıntıları, kritik hususları ve hassasiyetleri gözden kaçırabiliyorsunuz… Beklentileri artık karşılayamıyorsunuz…

Siyasette, “metal yorgunluğu” böyle bir şey…

Ben davetli değilim ama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin yolunda bu konu hakkında vereceği “kulis” bilgileri merak etmiyor değilim…

ŞİMDİ DE ANAMIZI MI AĞLATACAK!

Esselamüaleyküm,

Sevgili Adnan abi,

BOP projesi adım adım ilerliyor. Haçlı güruhu üzerimize artık maşalar kullanarak geliyor.  15 Temmuz gecesi bize FETÖ’nün gerçek yüzünü gösterdi. Allah’ın izniyle başarılı olamadılar. Ama izlediğimiz kadarıyla anlıyoruz ki saman altından su yürütmedikleri yer kalmamış. Her yer ıslak! Neden?

Çünkü devletlülerimiz (asker, sivil) af buyurun saman gibi davrandılar, hafif kaldılar.

Su ise ağır bastı ve her yere yayıldı. Su seviyesi arttıkça işler iyiye gidiyor zannedildi. Ancak koltuklar da ıslanmaya başlayınca akılları başlarına geldi. Arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetler dönüp dolaşıp darbe teşebbüsüne geliyor.  Yine bir akşam sohbetimiz esnasında bir ağabeyimiz bu darbe olaylarından esinlenerek kendi ürettiği bir fıkrayı anlatmak isteyince hepimiz “tabi ki” diyerek dikkat kesildik.

Fıkra çok hoşumuza gitti. Sizlerle paylaşarak sözlerimi bitirmek istiyorum; Dursun ile karısı darbe haberlerini izlemektedir.

Karısı, Dursun’a:

*  Ula Dursun! Her sabah TV’de sohbetlerini dinlerken ağladığımız ha bu beyaz fesli hoca mi darbe yaptı, şimdi?

*  He ya… İşte, sizi ağlatan o hoca darbe yaptı!

*  Ula ne dersun Dursun! Bu hoca bizi ağlatırdı da, şimdi de anamızı mı ağlattı? (Abdullah Kara)

İSTİFA EDEN BAKANLAR!

İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın istifası Türkiye tarihinde bir ilk değil.

* Mesela, Hasan Fehmi Güneş… Güneş, 5 Ekim 1979 tarihinde, oyuncu Aynur Aydan ile aralarında geçen bir aşk skandalı sonucu hükümetten istifa etti.

* Mesela, İsmail Özdağlar… Özdağlar, hakkında ortaya atılan ‘rüşvet almak’ ve ‘görevi kötüye kullanmak’ iddiaları üzerine dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın isteği üzerine pozisyonu ve milletvekilliğini bıraktı. Özdağlar daha sonra Yüce Divan’da yargılandı, hapis yattı.

* Mesela, Ali Bozer… Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ABD’yi ziyareti sırasında Başkan George Bush’la yaptığı görüşmeye alınmayan Dışişleri Bakanı Ali Bozer, görevinden istifa etti.

* Mesela, İrfan Özaydınlı… Özaydınlı,  XVI. Dönem Balıkesir Milletvekilliği olan İrfan Özaydınlı aynı zamanda İçişleri Bakanlığı da yaptı. 24/25 Aralık 1978’de meydana gelen Kahramanmaraş olaylarından sonra İçişleri Bakanlığı’ndan istifa etti.

* Mesela, Safa Giray… Milli Savunma Bakanı Safa Giray, Körfez Savaşı sırasında istifa etti.

* Daha yakın geçmişte; 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamındaki iddialar sonrası Egemen Bağış Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden alındı. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa etti.

Şunu anlatmak istiyorum, siyasette böyle şeyler oluyor…

YETİM HÜSNÜ NASIL AZLEDİLDİ?

Bakan istifası denilince aklıma gelen çarpıcı örneklerden biri de Hüsnü Doğan.  Aslında Hüsnü Doğan azledildi, yani bakanlıktan istifa etmek istemediği için bakanlıktan alındı. Peki, bu nasıl oldu?

Özal ailesinin üç oğlu vardı. Turgut, Korkut ve Yusuf Bozkurt. Dördüncüsü dayıoğulları Hüsnü Doğan oldu.  1948’in sonlarında babası öldüğünde halası onu iki yıllığına himayesine almıştı. İlkokulu köyde tamamladı, liseyi bitirdi. ODTÜ hazırlık sınıfında okurken ‘ağabeyi’ Turgut Özal’ın evinde misafir oldu.  Mezun olunca 1973’e kadar DPT’de çalıştı. 1979’dan sonra ise Özal’la birlikte uzun bir yolculuğa başladı. Banker Kastelli hadisesi öncesinde istifaya hazırlanan Turgut Özal’a Haziran 1982’de bir mektup yazdı. Eliyle götürüp okuttu. Mektupta ‘bir buçuk, iki sene içinde seçime gidileceği, kendisinin de bir siyasi partinin başında olması gerektiği’ ifadeleri yer alıyordu.

Özal mektubu okudu ve kısa bir cevap verdi: “Hayırlısı olsun Hüsnü.”

1983 Mayıs’ta ANAP kuruldu. Doğan, bu süreçte Özal’ın en yakınındaki isimlerden biri oldu. Ailenin yanı başında 40 seneyi aşkın bir süre yer alan Doğan, Özal’la iki kez ters düştü. İlkinde Köşk’e çıkmasını istemiyordu. İkinci karşı çıkışı Özal cumhurbaşkanı iken Semra Hanım’ın tartışmalı İstanbul İl Başkanlığı süreciydi. Engelleyemedi.

Akbulut Hükümeti’nde Devlet Bakanı, Körfez Krizi sırasında da Savunma Bakanı oldu. Semra Özal’ın İstanbul İl Başkanlığı’na getirilmesine karşı çıktığı için bakanlıktan azledildi.  Mesut Yılmaz’ın ANAP içinde “kesin egemenliği”nden sonra partiden de istifa etti.  7 Ekim 1993’te Yusuf Bozkurt Özal ile birlikte Yeni Parti’yi kurdu. Bu partinin genel başkan yardımcısı oldu. Sonrasında da siyasete uzun bir “mola” verdi.

***

Şu notu da eklemek istiyorum; Hüsnü Doğan’a ‘kocakafa Hüsnü’ de derler. Bu lakabın takılmasının sebebi kafasının fiziken biraz büyük olmasıydı ama asıl kastedilen, çok zeki ve bilgili olmasıydı… “Yeğen Hüsnü” veya “Yetim Hüsnü” olarak da anıldı.

Daha ne istifa öyküleri var…