Geçen haftasonumu İsviçre ye davet eden Kayserili Hilmi Balcı kardeşimizin sünnet cemiyeti vesilesiyle Zürih te geçirdim. Ne ABD ekonomik krizi ne AB bunalım ekonomisi demeden büyük özveriyle kendi evlatlarına inanç ve kültürlerini aktarma sevdasıyla oradaki gurbetçi kardeşlerimiz inşa ettikleri camilerle harikalar yazmaya devam ediyorlar. Son devrin ünlü sosyologlarından Ali Şeriati nin meşhur sözüdür üstteki başlık: Hicret medeniyet doğurur . Hz. Adem in yeryüzüne göçüyle başlayan ilahi rehberlik ve denetimle birlikte insanoğlu dünya gezegeninde kendine hayatı kolaylaştıracak hayat şeklini kurmaya başladı. İnsanlık tarihi boyunca gittiği topluluklarda raydan çıkan toplumlara yeniden fıtrata dönerek çeki düzen vermek üzere gelen ilahi elçileri inananlarıyla beraber kovarak yurtlarından çıkaran kendi topluluklarına yine de iyileşmeleri gayretinde bulunan peygamberler döndüklerinde onlara ilahi davet ikramında ısrarcı olmuşlardır. Hz. Musa nın İsrailoğullarını Firavun un eziyetinden kurtardıktan sonra ihanet ederek sapmalarına rağmen yine onlara göksel ikramda bulunması gibi. Sırasıyla, her biri seçilmiş insan olan peygamberler ilahi yardımla geldiği topluma ayrı bir özellik getirmiş; kimi demircilik, kimi gemicilik, kimi dikişçilik, kimi tababet, kimi edebiyat alanlarında insanlığa rehberlik etmişlerdir. Son elçi şefkat peygamberi (a.s.) en çok eziyet çekmesine Mekke kodamanlarınca kendi toplumundan kovulmasına rağmen onların hidayetine dua etmiş, iyiliklerini dilemiştir. Nihayet o en büyük hicretle ismiyle müsemma Medine de en büyük medeniyeti kurarak kıyamete kadar baki kalacak asrı saadet örneğini sergilemiştir.
O nun ümmeti de kendisinden sonra Bağdat, Kurtuba, Saraybosna, Buhara, İstanbul, Kahire, Kudüs şehir medeniyetlerinde şefkat toplumları oluşturarak Kerim, Rahim devlet örneğini insanlığa sunmuşlardır. Yeryüzünde Allah ın halifesi olmanın sorumluluğunu yerine getirerek insanlığa hizmet veriyorlar.
BALKAN SEMPOZYUMU
Osmanlı ordusunda zabit olan büyükbabam Ahmet Muhtar görevli olarak bulunduğu Arnavutluk un İşkodra şehrinde bilvesile Esma hanım ile evlenirler. Daha sonra görev emriyle beş sene Yemen e giden aileden babam Lütfullah orada 1910 yılında orada doğar. 1952 de Kırım Tatar göçmeni olan Kastamonu Cide ilçesindeki annem Reşide Nazlı ile evlenir babam. Bizim Ferah mahallesinin beşte biri Yunanistan göçmeni Pomak. İster istemez her ailenin Osmanlı mirasını taşımaması mümkün değil gibi görünüyor ülkemizde. Bunu niye anlattım Bugün İstanbul Cevahir Otel de 9 Balkan ülkesinin başmüftülerinin ve Diyanet İşlerimizin katılacağı 1. Balkan Ülkeleri sempozyumu yapılacak. İlk kez bu düzeyde Balkan Müslümanlarının temsil edileceği bir toplantıda Osmanlı son devrinde başlayan çözülmeden sonra ciddi bir toplantı yapılmış olacak. İHH İnsan Hakları Vakfı nın düzenlediği 18-19 Ekim tarihli toplantıya ayrıca Bosna Bilge Kralı Aliya nın dava arkadaşı Cemalettin Latiç gibi isimlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları da iştirak ederek eğitim, gençlik ve Balkanların geleceği konuşulacak. Orada görüşürüz, inşallah. Ayrıca giriş ücretsiz ve gelenlere kitap var.