Bazı fanatik Fenerbahçeliler, örneğin Muharrem Yılmaz

adlı okurum Fenerbahçe yle ilgili eleştiri yaptığımda kendisi de, kendileri de

bana aynı biçimde karşı çıkıyorlar. Olabilir. Fikirlerin üst üste gelmesi her

zaman, her ünitede beklenemez.

Zaten öyle olursa da doğrular ortaya çıkamaz.

İşte buradan hareketle, Fenerbahçe de Aykut Kocaman ın

ülkedeki teknik direktör arası şans yarışmasında öne geçmeye başladığını yazmış

ve söylemiştim. Yani Mustafa Denizli ve Fatih Terim sollanmak üzereler. Hatta

biraz da sollandılar. Baksanıza, Ordu da üç pozisyon iki gol, Roma da tek

pozisyon tek gol, Eskişehirspor a karşı tek pozisyon tek gol... Sonuç mu UEFA

Avrupa Ligi nde yarı final bileti, ligde de takipçinin peşine altı puanla

takılma...

Şimdi desem ki, Es-Es daha Fenerbahçe tek pozisyona bile

giremeden durumu 4-0 yapmıştı diye yine kızarlar mı acaba Ama görünen köy de

kılavuz istemezse, kızamazlar.

Peki bu duruma nasıl gelindi İşte bunun analizi sağlıklı

biçimde yapılamazsa, yarınlar tehlikeye girer mi Bu şans varken biraz zor ama

yine de topun yuvarlak olduğu unutulmamalıdır. Aykut hoca acaba neden Salih i

sahaya sürmedi Hatta bir aralık ısıtmasına rağmen... Oysa Fenerbahçe nin

Sow suz ve Caner siz kadrosunun Salih e çok ihtiyacı vardı. Topu tutamıyorlardı

ve her atak girişimleri Eskişehirspor un tehlikeli karşılığı olarak dönüyordu.

Webo o oyuncu değildi. Kuyt da hiç... Bir soru daha; Lazio maçının iyilerinden

Selçuk neden yoktu Topal a 2 şişe serum verilerek sahaya çıkartıldığı

söylendi. Doğru mu Doğruysa bu da ne demek. İnsan sağlığı ile böylesine

oynanır mı Yani Topal olmayınca Fenerbahçe maç mı kazanamıyordu

Dönelim karşı tarafa... Ersun Yanal çok iyi çalıştırır.

Aynı hoca rakip atakları tıpkı basketboldaki gibi erken önletir. Ancak ne var

ki stratejisi zayıftır. Caisiç i oyundan alıp yerine bir genci sokunca maçı

kaybetti gitti. Caisiç oyunun iki yönünü hem de yüksek teknik kapasite ile

oynayan bir oyuncu idi. O çıkınca Alper tek başına kaldı ve Fenerbahçe orta

alanda rahat etti. İşte bu süreçte Salih oyunda olsaydı Fenerbahçe başka

golleri de rahatlıkla atardı.

Maçın analizi budur. Aykut hocanın takıma Lazio maçından

sonra izin vermesine rağmen oyuncuların büyük bir kısmının tesislerde kalması

haberi ise bence sonuçların arkasındaki en ciddi sırdır. Oyuncu maç maratonunu

kendi özel hayatı ile bağlı olarak yaşıyorsa, 60 maç da, 70 maç da oynar. Bu da

böyle biline... Muharrem Yılmaz adlı okuruma gelince... Aman haaa, orayla

burayla fazla oynamayın derim... Şimdi ayın 19 u bekleyelim. İnşallah Plazen

maçının devre arasında meydana gelen olaylar yeni bir fatura olarak geri

dönmez.