Sayın Abdüllatif Şener, "Hayatımda hiçbir zaman "Adil Düzen"ci olmadım!" dedi.
Sayın Abdüllatif Şener in böyle dediğini, Anadolu turnesinde olduğum günlerde İstanbul daki bir arkadaşım haber verdi; tekrar tekrar telefon etti, röportajın yayımlandığı gazeteyi almamı ısrarla söyledi. Bizce, geçen haftaki en önemli gelişme buydu. İstanbul Milletvekili Gürsoy EROL, Sayın A. Şener e gerekli cevabı verdi. Diğer bir çalışma arkadaşım ise aynı gün söz konusu röportajın tamamını Üstadım Süleyman KARAGÜLLE ye göndermiş, o da derhal bir değerlendirme yapmış. Üç gün sunacağım yazılarım işte bu değerlendirmeden derlenmiştir.
*
Abdüllatif Şener in çelişkileri
Sayın Abdüllatif Şener "Millî Görüş"te siyasete atılmış, orada milletvekili yapılmış, genç yaşta bakan olmuş ve sonra ayrılıp AKP nin kurucularından olmuştur
Bir bakan olarak, -hem de Başbakan Yardımcısı bir bakan olarak- bugün birden bire; "Hayatımda hiçbir zaman "Adil Düzen"ci olmadım Sustum sadece!.." diyor!..
Sayın A. Şener demek ki sadece susarak ve "Millî Görüş"ü kendisine basamak yaparak milletvekili oldu, bakanlığa kadar yükseldi Sonra AKP ye katıldı
Sayın A. Şener "Şimdi söylüyorum, çünkü benim kurduğum bir parti var!.." diyor! Anlaşılan partiyi başbakan veya cumhurbaşkanı olmak için kurdu. Benim bildiğim Necmettin Erbakan a karşı ilk muhalefet Bülent Arınç tan gelmişti; sonra Abdullah Gül lehine feragat etti... Abdullah Gül de sonra Recep Tayyib Erdoğan lehine feragat etti... AKP yi Recep Tayyip Erdoğan kurdu... Demek ki, Sayın Abdüllatif Şener onları devirmek ve kendisi başbakan veya cumhurbaşkanı olmak için oraya katıldı!..
Oysa, yapacağı iş kendisinin doğrudan parti kurması olmalıdır. Başkalarının kurduğu partiyi ben kurdum şeklinde sahip çıkmasını doğru bulmuyoruz. Yaptığı hata, -Erkan Mumcu gibi ayrılıp kendi başına parti kurmak yerine,- parti içinde kendisinden kıdemli olanlarla makam yarışması yapmasıdır.
Sayın A. Şener, "Ben öğrencilik yıllarımdan beri hep farklı ve yeni düşüncelere açık olmuşumdur..." diyor! Ama, nasıl oluyorsa "Adil Düzen"e açık değil; insanlığın on bin yıllık hak düzenine açık değil!..
Sayın A. Şener, "Adil Düzen partinin programında vardı. Ben sustum sadece!" diyor Ve şimdi de karşı beyanda bulunuyor! Çelişki var. Sayın Şener, demek ki siz düşüncelere açık değil, düşünceye karşısınız. Bu kadar çelişki sizce önemli değil mi !.
Soru soran "Dün Adil Düzenci idiniz, bugün demokratsınız " diyor. "Adil Düzen" asıl demokrasinin tâ kendisidir, ekseriyet demokrasisi ise sadece bir aldatmacadır. Soru soranın şöyle sorması gerekirdi: "Eskiden gerçek demokrat idiniz, şimdi sahte demokrat oldunuz." Tabii bunu sormak için "Adil Düzen"i ve "demokrasi"yi iyi bilmek gerekir. Kör sağırı ağırlarsa böyle ağırlar...
*
"Adil Düzen" toplum mühendisliğidir
Sayın Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Adil Düzen toplum mühendisliğidir " diyor; böylece "toplum mühendisliği"ne karşı olduğunu ifade ediyor.
Fabrikalarda alaylı ustalar ile mektepli teknisyenler vardır. Bunlar arasındaki çatışma hâlâ sürmektedir. İleri teknoloji mühendislik ile gelir. Bilgisayarı usta yapamaz, uzaya gidemez. Topluluklar da plana, projeye, hesaba ve kitaba dayanıyorlarsa orada "sosyal mühendislik" var demektir. İlk sosyal mühendis Hazreti Nuh peygamber olmuştur. Sonra Hazreti İbrahim başta olmak üzere, bütün peygamberler sosyal mühendislerdir. Aristo Büyük İskender e sosyal mühendislik yaptı da İskender dünyayı fethetti. Roma hukukçuları da birer sosyal mühendis idiler.
Ebu Hanife başta olmak üzere müçtehit imamlar birer "sosyal mühendis" idiler. Marks ve Keynes de birer sosyal mühendistir. Bugünkü anayasaları sosyal mühendisler üretti.
Meclis kanunları çıkarırken sosyal mühendislik yapmaktadır. Devlet Planlama Teşkilatı ne yapar DPT sosyal olayları planlayan bir sosyal mühendislik kurumudur. Sömürü sermayesi kendisinden başkasının düşünmesini önlemek için işte bu şekilde toplum mühendisliği diye istihza eder şekilde ortaya çıkar!..
Sayın Abdüllatif Şener aslında neye karşı çıkmıştır
Kısa yoldan düşünmeden ve kritik almadan cumhurbaşkanlıkta gözü varmış da ondan "Adil Düzen"i öğrenmemekte veya inkâr etmekte ısrar ediyormuş! Çünkü anlamak zordur. Ayrıca, Adil Düzenciler azimli ve kararlı olurlar. Öyle olunca, kararsız kimseyi kim başbakan yapar Bir şekilde başbakan olsa bile, kısa zamanda indirirler. Ama cahil olunca iş kolaydır, ne derlerse ister istemez onu yapar ve orada kalırsın.
"İçki içmem, Kitap yasaklıyor." diyor. KİTAP sadece içki yasağından mı ibarettir !. Elbette düşünceye karşı olunca iş kolaydır, ağzına geleni söylersin, çünkü asıl maksat başkadır...
Sayın A. Şener gözlerini kapamış, kulaklarını tıkamış, ağzını mühürlemiş, sadece susmuş ; şimdi de güya konuşuyor!.. Bu durumda ona anlatacağımız bir şey yoktur. Ancak, bu ara gözleri açık, kulakları işiten ve konuşabilen insanlara "Adil Düzen"i yeniden hatırlatmak isteriz.
Bu vesileyle yarın, "Adil Düzen nedir " konusu üzerinde duracağız...