Birine hak ettiği değeri vermek adalettir. Birine hak etmediği halde değer vermek adaletsizliktir.

İnsanlar arasında farklı muamele yapmak, onları başkalaştırmak, ötekileştirmek… Bendendir, benden değildir diye ayrıma tabi tutmak, adaletsizliktir.

Herkesi, öncelikle ve özellikle, ALLAH yarattı diye bakmak, o şekilde görmek, adaletin kendisidir.

Duruma, hale bakmadan, insanlara aynı yükü yüklemek Sünnettullaha aykırıdır. Kur’an’ın ifadesiyle, kimseye kaldıramayacağı yük yüklenmemiştir.

Bugün yeryüzünde zulüm kol geziyorsa… Bugün insanlar, renklerine, dillerine, coğrafyalarına göre muamele görüyorlarsa… Bugün, yeryüzünde, insanoğlu inancına, fikrine göre tanzim edilmişse, bu hal, kaosun, anarşinin, mutsuzluğun kaynağı olmuştur.

Amerika başta olmak üzere… Kendi insanını, kendi halkını düşünerek, hareket eden, başkalarını insan görmeyen anlayış, dünyayı yaşanmaz kılmıştır.

Sömürmeyi sıradan bir davranış şekline sokan batıdaki kast anlayışı, ne yazık ki, birçok topluluğu geri bıraktırmış, onların insanca, adalet üzere yaşamalarına yol vermemiştir.

Şu anda yaşadığımız sıkıntıların, terörün, insanlık dışı muamelenin temelinde, ekilen zehirli tohumlar vardır.

Bazen bende soruyorum kendime… Bu coğrafya neden bu kadar öfkeli diye?

Adaletsizlikler diz boyu. Yönetimler keyfilik üzerine kurulu… Hala babadan oğula geçen derebeylikler söz konusu. İnsanı insan gören anlayışlar kıt… Dışarısı… emperyal güçler rahat durmuyorlar.

Amerika için kendisi önemlidir, kendi vatandaşları önemlidir. Müslüman coğrafyasının perişan olmasını ister… Kafalarını kaldırmasınlar, düşünmesinler, rahata ermesinler diye kurgular yarınları.

Bu durumda, insanlarımızın, garip bırakılmış coğrafyanın isyanını anlamak gerekir.

Adalet, vazgeçilmez bir haktır, devredilemez de. İçerde dışarıda… Ülkemizde, ülke dışında kalan, gerek müslüman olsunlar, gerek başka inanca sahip topluluklar olsunlar, herkesi adaletle tanıştırmak lazımdır.

Peki, bugün dünyada… Bilhassa, İslam coğrafyasında adalet barınmakta mıdır?

Emparyal güçler, bu coğrafyayı rahat bırakıyorlar mı? Bu toprakları ne kadar çok bölerlerse… İnsanları ne kadar birbirlerine düşman ederlerse, o kadar huzura ereceklerini sanmaktadırlar.

Bu düşünce ne kötü bir düşüncedir. Yeryüzündeki denge kaybolmuştur… Adalet inancı, adalete olan güven… Adaletli yönetim anlayışları tarihe gömülmüştür. Yaşadığımız sıkıntıların temelinde, adalet fakirliğimiz y atmaktadır.

İçerde… Ülkemizde, kendi içimizde, adaletli bir sistem kuramazsak… İşlerimizin, aşımızın temelini adalet yapamaz isek, kaybedenlerden olacağımızı bilmeliyiz.

Adalet öyle bir ilaçtır ki, her derde deva niteliğindedir.

Öyle bir zaman gelir ki, kanun koyucular ve uygulayıcılar dahi ona ihtiyaç duyarlar.

Onun içindir ki, davasının temelini adaletle bezemeyenler, süfli toplulukların üyesi olurlar.

İslam adalettir, diyen ulema, ne güzel söylemiştir… Dava adalettir…

Daha ötesi yoktur.