Camilerimizde üç eksik: Kadınlar, çocuklar ve ihlas.

Okullarımızda üç fazla: Boş ders, çok ders, Çok not

Hastanelerimizde üç makus kader: Aciz servis, doktor uykusuzluğu, merhamet kıtlığı.

Edebiyatımızda üç mesele: Köksüzlük, edebi öksüzlük, kaliteye karşı haksızlık.

Siyasette üç aksak ayak: Sürünceme, irrasyonel inat, Ademsiz Adam olma.

İmamlara üç söz: Yatın kalkın Allah’a dua edin, cemaat imama uyarken sen şeytana uyma, kasma kendini.

TV-5’e üç öneri: İzlenmek istiyorsan gizlenme, izlenmek istiyorsan gizlenme, izlenmek istiyorsan gizlenme.

Milli Gazete’den öğrendiğim üç şey: Naiflik, naziklik ve içe kapanıklık.

Ramazan’da kapatılması gereken üç şey: Çeneler,  televizyonlar ve de kontrolsüz iştah.

Mutlu olma olasılığı yüksek üç meslek erbabı: Baca temizleyicileri, şemsiye tamircileri ve gelin başı düzenler.

Okunması gereken üç kitap: Tabiat kitabı, insan kitabı ve de Kur’an kitabı.

Şiirleri ezberlenesi üç şair: Ahmet Haşim, İsmet Özel ve Sezai Karakoç.

En anlamlı yaklaşım: Doğru insan, adaletli başkan ve tutarlı yorum.

Sevdiğim üç kelime: sizi, sevi, yorum

Sevdiğim üç şair: Ahmet Muhip Dıranas, Sezai Karakoç, Osman Konuk

Beğendiğim üç şair: İsmet Özel, Edip Cansever, Osman Özbahçe

Korktuğum üç şey: Yalan, yılan, suç

Yemeye kıyamadığım üç meyve: Kiraz, Karpuz, Kayısı

Kahrolması gereken üç şey: Sömürü, zorbalık ve Amerika.

Öğretmen olmazdan evvel olunması gereken üç şey: Sabırlı, hazırlıklı, kendine mukayyet.

Güzel rüya gördüren üç şehir: Sinop, Mardin ve Amasya.

Ramazan’da yapılması gereken üç şey: Kur’an’ı anlamı ile birlikte okumak, pidenin peşinden değil hakikatin hatırını gözeterek istikamet üzere yürütme görevi.

Ölmemenin keyfini üç şekilde çıkarmak: Sır tutarak, suyu paylaşarak, derinlikli ve sahih uyku.

Edebiyat dünyasında hâlâ yaşayan hiç torpilsiz üç güzel insan: Sıddık Ertaş, Ayşe Sevim, Cafer Turaç.