Galatasaray büyük bir cesaretle Hamza Hamzaoğlu’nun takımın teknik direktörlüğüne getirdi. Ben bu kararın, bahse girerim ki, Fatih Terim’den bilgi ve destek alınarak verilmiştir. Bu girişimlerinden arkasında da Abdürrahim Albayrak ve Ali Dürüst vardır.
Neyse biz gelelim sadede... Hamza kardeşimiz teknik adamlık kariyerinde en önemli işlerini Akhisar’da gerçekleştirmiştir. İkinci ligden Süper Lig’e bu takımı taşıyan Hamza’nın asıl başarısı bu değildir. Hamza’nın, asıl başarısını, Süper Lig’de, ikinci ligden elinde kalan oyuncuların neredeyse yüzde doksanını bulan bir oranla elde etmesidir. Gekas ve bir iki tanınmamış Afrikalı ile de... Hele hele yol parası ile iki tost bedeline stoperin getirdiği mahalle arkadaşını bir sezonda futbolcu yaparak 6,5milyon avroya satılmasını sağlamak umarım bütün yerli hocalar tarafından örnek alınır. Bu, büyük bir teknik adamlık başarısıdır.
Hamza, Bilal gibi bir, bir türlü klasını büyütemeyen oyuncuyu da Milli Takım’a vermiştir. Bilal’den, ülkede maçı ve takımı yöneten üç beş isimden biri yapmıştır. Bilal-Gekas iletişimini becerebilmiş, diğer ikinci lig kalıntılarıyla takım gibi oynayabilen bir topluluk sunabilmiştir.
Peki, aynı Hamza Galatasaray’da ne yapar Melese buradadır. Galatasaray’da şu anda bir Bilal yoktur. Tabii ki Gekas da... Hatta hatta Galatasaray’da, Akhisar’daki ön kanat isimlerinin futbolcu olarak benzerleri de yoktur. Yani Hamza kardeşimiz, Milli Takım hariç, Akhisar’daki oyun modelinden vazgeçmek durumunda kalacaktır. Daha toplu oyun oynatabilmenin yollarını arayacaktır. Bunlar birer alışkanlıklardır. Kolay kolay da tesis edilemezler. Yani Hamza’yı yakından takip edip, Akhisar’dakinin çok ötesinde ne yapabileceğini göreceğiz. Yani Galatasaray değil ama Hamza kardeşimiz bir değişim, bir yenilik ve hatta yepyeni bir çevre ile oynamak durumundadır. Milli Takım’da yaşadığımız hayal kırıklığının ne kadarı Hamza’ya aittir onu da bilmiyoruz. Sanırım İzlanda maçındaki 3-5-2’de katkısı yoktur. Sanırım oyuncu seçimi ve kullanımında da öyledir.
Toparlarsak, karşımızda koskoca bir Hamza bilmecesi durmaktadır. Haaa Hamza’nın duruşu, davranışı, insana yaklaşımı, hiç tartışmasız son günlerde adı geçen bütün yerli adaylardan farklı ve kabul edilirliktedir.
Hayırlı olsun diyelim ve izleyelim...Ama şunu da eklemeden geçemeyeceğim; Galatasaray’a Mancini ve Prandelli’yi getiren zihniyetin bence tarih boyunca sorgulanması gerekmektedir. Çünkü futbolumuzun Batı’ya açılan penceresini Batı’dan geri çevirmiş ve hatta Doğu’ya bile şüpheli bakar hale getirmişlerdir.
Gaziantepspor maçını yarın yazarız...