DÜNYAMIZIN güce odaklandığını, toplumların güce tapar
hale getirildiğini bilmiyor değilim. Özellikle de Rusya nın gücünün zayıflaması
ile ABD nin tek tabanca haline geldiğini, bunun da şımarttığını, kendi
çıkarlarına göre dünyaya şekil verme ya da dünyanın şeklini (düzenini) bozma
hakkını kendinde gördüğü de malum. Ancak, ülkelere müdahalesi arttığı ölçüde
ABD nin sevimsizleştiği de bir gerçek. Özellikle de ülkeleri önce bir takım
bahanelerle karıştırıp sonrada barış ve özgürlük taraftarı pozlarında ortada
dolaşması, ahkâm kesmesi bu sevimsizliği daha da artırıyor.
Söz gelimi Türkiye nin başına PKK terör örgütünü musallat
edenlerin başında ABD nin geldiğini artık bilmeyen kalmamışken, IŞİD ya da PYD
terör örgütlerinin birden bire ortaya çıkışları değerlendirilirken ister
istemez organizatörün ABD olduğu düşüncesi ilk akla gelen husus oluyor.
Afganistan da El Kaide ya da Taliban ın ortaya çıkışında da başta ABD olmak
üzere bazı ülkelerin istihbarat örgütlerinin rolünü bilmeyen yok. Sadece
istihbarat örgütleri değil, Afganistan kaynaklı örgütlerin finansal desteğinin
de ABD ve onun yönlendirmesi ile dostları tarafından sağlandığı da artık
biliniyor. Hem de bu gerçek ABD kaynakları tarafından ifade ediliyor.
Tüm bu gerçekler ortada iken ABD Başkanı Obama nın,
Terör örgütü PKK, Türkiye yi hedef alan saldırılarda bulunuyor. Türklerin
kendini savunmaya çalışması meşrudur şeklinde açıklama yapması karşısında
insan Aklını sen kendine sakla demekten kendini alamıyor. Kaldı ki, ortada
iyi niyetli bir yol göstermede bulunmuyor. Sadece bilmişlik taslanıyor. İki
cümle üzerinde tek tek durulduğunda aslında söylenmiş ciddi bir söz olmadığı da
görülüyor. Laf olsun diye söylenmiş sözler olmayı geçmiyor. Kaldı ki, bir
ülkeye yönelik terör saldırıları karşısında o ülkenin tavır koyması kadar doğal
bir şey olamaz. Bunun meşru hak olup olmadığının tartışılması bile ciddiyetten
uzaktır. Hele bir de PKK denen terör örgütünün kuruluşundan bu yana ABD nin
destek verdiği hatırlandığında Obama nın sözlerinin ciddi kabul edilmesi mümkün
değil. Kaldı ki Obama nın açıklamasının ikinci bölümünde esas meselenin PKK
terörü ile Türkiye nin mücadelesi olmadığı esas konunun IŞİD olduğu, Türkiye
ile varılan mutabakatın ağırlık noktasını bu meselenin oluşturduğu görülüyor.
Obama Türkiye ile üzerinde çalışılan anlaşmanın,
Suriye ye geçmeye çalışan yabancı savaşçıları engellemeye yönelik olduğunu
belirterek, IŞİD e odaklanmamız gerektiği yönündeki güçlü görüşümüzü Türklerle
tartıştık diyor.
Obama, tartışmanın sonunda nasıl bir mutabakat
sağlandığına hiç girmiyor. Hatta İncirlik üssünün ABD nin kullanımına açılmış
olması da Obama nın gündeminde yok. Niye olsun ki, üs onlara ait bir yer(!)
istedikleri zaman kullanır, istedikleri zaman kullanmazlar. Zaten PKK terörüne
karşı Türkiye nin verdiği mücadelede kendini savunma hakkı olduğu şeklindeki
sözleri de sadece gönül alma, Türkiye de ABD ye yönelik tepkilerin artması
karşısında gönül alma cümleleri olmaktan öte geçmiyor. Bu arada Obama, PKK dan
söz ediyor ama; Suriye deki uzantısı PYD den, IŞİD geriletildikten sonra bu
terör örgütünün geriletilmesinin ardından boşaltacağı alanların PYD nin
kontrolüne geçmesi fikrinden hiç söz edilmiyor. Netice itibariyle ABD yi sadece
bölgemize yönelik hazırladığı planın uygulanması ilgilendiriyor. Bunu
uygularken askerlerini tehlikeye sokmadan atılacak adımlar için Türkiye ve
diğer bölge ülkelerinin desteğini alıyorlar. Bu arada edilen laflar sadece
toplumları kandırmaya ve oyalamaya yönelik. Bu gerçek bilindiğine göre
sömürgeci güçlere karşı toplumlarda bir tepkinin oluşması gerekiyor. Bu
olmadığı sürece ne derlerse onları doğru kabul etmek, sömürüden rahatsız
olmamayı öğrenmek durumundayız.