İngilizler Cuma gününü de tatil etmeyi düşünüyorlarmış.

Müslümanlara saygılarından değil, üç gün üst üste tatil yapmak için. Eh adamlar

haklı, canları isterse yedi gün de tatil yaparlar. Bir buçuk asırda

sömürgelerinden aldıkları (daha doğrusu çaldıkları) para yaklaşık 500 trilyon

dolar. Bu para harcamayla biter mi .. Her İngiliz vatandaşını maaşa bağlasalar,

çalışmanıza gerek yok, yan gelip yatın keyfinize bakın deseler bu para yine onlarca

yıl yeter. Ama aylaklık adamı bozar diye yapmıyorlar.

Yahudiler, şeytanın akıl hocaları diye bilinir.

İngilizlerse şeytana pabucunu ters giydirir. Yaklaşık bir buçuk asırdır kim

kimi kullanıyor Üst akıl kim İşte orası biraz karışık.

İngilizler, gerçekte savaşçı bir millet değil. Zoru

görünce tabanı yağlayıp kaçarlar. Tıpkı Amerika da, Hindistan da, Afganistan da

olduğu gibi. Ama bir defa girdikleri yeri de öyle kolay kolay terk etmez. Tıpkı

şeytanın vesvese ile yapacağını yapması gibi onlar da diplomasi silahıyla

yapacaklarını yaparlar. Tahrip kolay olduğu için başarılarını bu

tahribatçılıklarına borçludurlar. Bir tek Lawrence nin yaptıklarını

hatırlayınız. İşte bu kolay başarılar onları son derece kibirli, mağrur,

kendini beğenmiş, küstah yapmıştır. Geçenlerde Londra da Türkçe konuşan yaşlı

birine saldıran o küstah İngiliz gibi Hatırlarsınız, otobüste Türkçe konuşan

birini görünce öfkeden deliye dönen İngiliz, önce; O b.ku konuşuyorsan

Türkiye ye dön! diye edepsizce sataşmış, daha sonra hem yaşlı, hem engelli o

masumun yürütecini otobüsten dışarı atmıştı.

O küstah İngiliz, bir defa dilimize karşı o çirkin

kelimeyi kullanmakla, kendisinin ve ağzının ne kadar pis olduğunu ortaya

koymuştur. Türkçe, dünyanın en muhteşem İmparatorluklarından birinin devlet

dili dir. O dille ortaya konulan on binlerce eserin bir tek sahifesini anlamaya

o pis ağızlı herif gibi on binlerce hemcinsinin zekâsı yetmez. Osmanlı

Devletinde konuşulan zengin dile Osmanlıca da diyebiliriz. İçerisinde

Türkçeden başka, Arapça, Farsça, Kürtçe kelimeleri de barındıran bu lisan

orijinal yazısıyla ve elli binden fazla kelime hazinesi ile dünyanın en zengin,

en asil dillerinden biridir.

Atalarımız, bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş.

Madem yeri geldi, ülkemizdeki şu İngilizce hayranlığını masaya yatırma vakti

geldi. Yahu bırak bir cahil İngiliz in sözünü bu kadar ciddiye alma!

diyenlere, o sözün gerçekte o milletin ağababalarının da görüşü olduğunu

söylemek isterim.

Sahi kardeşim, bu İngilizce sevdâsı ve hayranlığı da

neyin nesi Askeriyedeki kurmaylar, diplomatlar ve devlet için bu dili bilmesi

gerekenler, öğrensin. İngilizce ilim lisanı oldu, dünya dili oldu! sözlerine

de katılmıyorum. Bu gidişle bu yurdun çocukları ana dilini unutacak. Onların

diliyle konuşa konuşa onlar gibi düşünmeye başlayacak. Zaten onların istediği

de bu. İlim sahasında öyle gayretle çalışalım ki onlar bizim dilimizi öğrenmek

mecburiyetinde kalsın. Öyle habire yurt dışına genç beyinleri gönderme

sevdasından da vazgeçelim. Bu kadar üniversite yeterli bilgi seviyesine

ulaşamamışsa, bu derdimize yanalım. Gerekirse en kaliteli uzmanları, ilim

adamlarını getirtelim. Yeter ki bizim değerlerimiz yaban ellere gitmesin. Orada

yabancılaşarak , onlar gibi düşünerek, kompleksli ve ezik bir şekilde geri bize

dönmesin.

Benim ana dilim Türkçe. Üniversitede de Türkoloji

tahsili yaptım. Dilimizin Uygurca, Göktürkçe yazılarını da bilirim, yurdumuzun

şivelerini, lehçelerini de. Buna dayanarak söylüyorum. Eski Türkiye Türkçesi ve

adına Osmanlıca da denilen Yeni Türkiye Türkçesi   ile şiveleri, lehçeleri, atasözleri,

tâbirleri ile Türkçemiz İngilizceden çok çok üstün bir dildir. Onların üstün

tarafı, dessaslıkları ve propagandalarıdır. Biz mert insanlarız. Öyle pis işlere

tevessül etmeyiz. Yeri gelince de pis ağızların payını vermesini de biliriz.