Gazeteci Elif Çakır ı kutluyorum. Çünkü Gezi Parkı
bahanesiyle azgın bir grubun darp ettiği kadını buluyor ve konuşuyor. Yaşanılan
olay, tam bir travma
Malum; Gezi Parkı bahanesiyle kudurmuş olan topluluk,
kucağında çocuk olduğu halde gemiden inen bir kadını evire çevire dövüyor Konu
önceden gizlenmiş ama sonradan gerek hükümet yetkilileri diliyle ve gerekse
basına yansıyan haberle mesele gündeme gelmiş.
Neden
Başörtüsünden dolayı.
Çakır ın röportajını okurken kan beynime çıktı.
Belli ki, okuyucuyu infial e sokmamak için birçok nokta
gizli tutulmuş.
Yine de genç kadın başına gelenlerin bir kısmını bölük
pörçük anlatmış
Genç anne, çocuk arabası olduğu halde, Adalar iskelenin
karşısına geçip eşini beklerken, 100 kişilik azgın topluluğun önce sözlü, sonra
fiziksel saldırısına maruz kalmış.
Bebek arabam elimden gitti diyor.
Bir protestocu bağırmış: Ne geldiyse bu ülkenin başına
bunların başörtüsü üzerinden geldi, vurun şuna! Ardından tekme, yumruk
sırtında ve suratında patlamış!
Sloganlara bakar mısınız:
- Devrim yaptık!
- İhtilal yaptık!
- Ülkeyi size teslim etmeyeceğiz!
- Bu ülkenin gerçek sahibi biziz, anladınız mı ulan!
- Kutsal başörtüsüymüş Görün bakalım kutsalı, size neler
yapacağız! (Star gazetesi)
Galiz küfürler gırla.
Yediği darbelerden dolayı, genç kadın bayılıyor Kendine
geldiğinde üzerinde idrar kokusu Bebeğini bulmaya çalışmış.
Ya insanlığını kaybedenler
Mesele, siyasi olmaktan çıktı. Hükümeti hedef almaktan
çoktan çıktı.
Sataşmalar, inancıma, başörtüme ve dahi hürriyet ime
geliyorsa, orada duracaksın arkadaş!
Çünkü kutsal ıma hakaret ediyorsan, ben bu meseleyi
üzerime alır, gereken cevabı veririm.
Başörtüsüne kalkan hoyrat ele sesleniyorum:
Haddini bileceksin serseri!
Camiyi pislettiğin yetmiyor gibi, bir de inançlarıma hakareti
hoş göremem!
Yalan dolan attığın tweet lerle, yabancı sermayeye
servis ettiğiniz haberlerle ülkeyi bir kaos ortamında gibi göstermenden bıktık
usandık!
Ya canına kastettiğin insanlar Bir çocuğu, köprüden
aşağı attın, bacaklarını kırdın! Bir polisi şehit ettin! Hâlâ kamu malına zarar
vermeye devam ediyorsun! Gösteriye geldiğin otobüsün camlarını aşağı indiriyor,
yakıyorsun! Zararın haddi hesabı yok!
Günlerdir Taksim Gezi Parkı nı pislik yerine çevirdin!
Orası, idrar ve dışkı kokusundan zaten geçilmez bir hâl aldı. Biber gazından
zehirlendiklerini iddia edenlere yanılıyorsunuz derim. Çünkü oradan geçenler
biber gazından değil, pislikten zehirleniyor!
Devrim yaptık diyorsun. Hadi oradan!
Bu ülkenin gerçek sahibi biziz diyorlar. Hadi oradan!
Zaten senin ağababan geçmişte, Din taassuptur demiyor
muydu Bu yüzden Kur an okumayı yasakladı, ezanı Türkçe okutturdu.
İlkel Vandalizm i din haline getirdi. Lozan sonrası
din i ne yapacaklarını uzun uzun tartışan yine senin ağababalarındı.
Kazım Karabekir in anılarına bakın, neler konuşulmuş
meğer. Yeni Türkiye yi kuranlar, Hıristiyanlığı kabul etmek dâhil, bütün
olmayacak alternatifleri düşünmüş... Sonunda Hıristiyan da olamayınca, Müslüman
olmamak için laiklik ibaresi konularak meseleyi çözmüşler!
Çünkü dini geriletecek, hayattan sileceklerdi. Batı nın
İslam ı geriletmek istediği mevzilerle yeni Türkiye nin kurucularının dine
biçtiği alanın örtüştüğünü görmek zor değil
Bin yıllık köklü geçmişimiz bir yana, Milli Mücadele de
kesinlikle dini kimlikle kazandık. Ancak bu kazancın üzerine, dini dışlayan bir
sistem kuruldu.
Velhasıl;
Bu ülkenin gerçek sahibi, Milli Mücadele yi dini kimlikle
kazanan millettir!
Bu vatanın sahipleri, bebeğinin bezini üzerinden alıp,
mermi ıslanmasın diye üstüne koyan ve sırtında taşıyan annelerdir.
Bu ülke, dinini yaşamaya çalışan ve alnı secdeye giden
gençlerindir!
Bu vatan sahipsiz değil, bizimdir beyler!