Neden İslam düşmanlığı
Neden Hazreti Muhammed düşmanlığı
Neden Kur an düşmanlığı
Aslına bakarsanız, küçük bir grubun fanatikliği, büyük
halk kitlelerinin ise kandırılmışlığı sebebiyle diyebiliriz
Hıristiyan din adamlarının büyük bir çoğunluğu ve
yöneticilerin bir kısmı bilirler ki, Müslümanlar Hazreti İsa ya inanırlar.
İncil in aslına inanırlar. Hazreti Musa ya inanırlar, Tevrat ın aslına
inanırlar.
Yöneticilerin bir kısmı ile Hıristiyan halkın büyük
ekseriyeti Müslümanların bunlara inanmadığını zannederler.
Onlar kendi din adamlarının öğrettikleri kadar
Müslümanları tanırlar.
Böylece din adamlarının kasten yanlış tanıtması ile bütün
İslam camiasının kendilerine düşman olduğunu sanırlar. Bu konuyu çarpıcı bir
örnekle açıklamak isteriz.
Şu anda baskıda olan ve Erbakan Hocamızın manevi
dünyası nı yansıtacak olan Allah Dostu Erbakan isimli kitabımızda detayları
verilecek olan bir hatırası var.
Şöyle:
Erbakan Hocamızın kendisi bizzat anlatmıştı.
Almanya eski Başbakan ı Willy Brandt ile bir görüşmesi
olmuş.
Erbakan Hocamız
ona;
-Biz Hazreti İsa ya inanıyoruz, Meryem anamıza
inanıyoruz, bütün peygamberler İslam peygamberidir, biz bütün peygamberlere
inanıyoruz. Tevrat ın aslına da, İncil in aslına da inanıyoruz!
Demiş. Willy Brandt şaşkın! Bunları ilk defa duyuyormuş.
Kısa bir zaman sonra bizzat kendisi Erbakan Hocamıza
şunları söylemiş:
-Sizin o gün bana söylediklerinizi, ondan önce bir
hocadan da duymuştum. Ama önem vermemiştim. Siz de söyledikten sonra, ben bizim
semtin papazına gittim. Ona, ayıp değil mi, ben bu kiliseye devamlı geliyorum,
sen niye bize söylemedin ki, Müslümanlar Hazreti İsa ya inanıyorlar, Hazreti
Meryem e inanıyorlar, İncil in aslına inanıyorlar, sen bunu bize neden
söylemedin Ayıptır bu!
Dedim ve çıkıştım.
Bir Başbakan bile bunları duymamış, araştırmamış
olabiliyorsa, gerisini düşünün.
Halk ise hiç araştırmadan, gerçekleri tamamen ters yüz
edilmiş şekliyle bilmektedir. Onlara göre Müslümanlar onların inandığı hiçbir
kutsal değere inanmazlar. Hazreti Muhammed haşa, kendinden başka hiçbir
peygambere inanmamıştır. Öyle anlatılmıştır kendilerine.
Akla gelen soru şudur:
Peki, Efendimizi ve Müslümanları kendi insanlarına neden
yanlış tanıtırlar
İşte bu Haçlı ruhudur. Sömürgeci, katliamcı, yıkıcı,
tecavüz edici Haçlı zihniyeti.
Haçlı ruhuna göre bu zihniyet hep ayakta kalmalı, hep
taze olmalı ki, sömürü, katliam, yıkım hep devam etsin. Doğrusunu söylerlerse
halkın Müslüman olma tehlikesi vardır. Bu da sömürgeci Haçlı zihniyetinin
bitmesi demektir. O halde yalan söylemeye devam ederler. Yüzyıllardır, bin
yıllardır bu oyun devam ettirilir.
Haçlıların bu zihniyetlerini bilmez iseniz, her türlü
yanlışı yapabilirsiniz. Söz gelimi onlara kanıp, Medeniyetlerine inanıp,
işbirliği yaparak, İslam dünyasını yıkmaya gitmek gibi. Kendilerinin çıkarıp
Müslümanların başına bela ettikleri terörizmin önlenmesinde onlarla işbirliği
yapmak gibi. Tarihteki bu amaçlarla yapılmış Haçlı seferlerini ibra etmeye
kalkışmak gibi. Medeniyetler arası ittifakın temsilciliğini yapmak gibi. Dinler
arası diyalog saçmalıklarını çözüm olarak takdim etmek gibi
Haçlıların Efendimize hakaret etmelerinin altında da bu
zihniyet yatar. Bu zihniyeti bilmeden anlamadan, öğrenmeden, onlara kayıtsız
şartsız destek vermeye gidersen, hem provokasyonla üretilen bu terörün vebalini
sana yüklerler, hem de bütün katılımcı liderlerin ve halkın içinde seni böyle
küçük düşürürler.
Haçlıların bu zihniyetlerini bilmek yetmez.
Bu bilgilerin gereğini hayata da geçirmeniz lazımdır.
Bakınız Başbakan Davutoğlu elbette bu hakaretçileri asla
desteklemez. Oraya da bu niyetle gitmedi. Bu tamam. Ama oraya gitmeden önce bu
hakaretçi Haçlılara gerekli ikazları yaptı mı O karikatürleri lanetledi mi,
provokatörlerin bunları kullanmış olduğunu açıkladı mı
Hayır!
Danışmanları veya bakan arkadaşları onu yanlış
yönlendirdiler o da gitti.
O halde onlar için tam kullanılacak bir pozisyondu, onlar
da kullandılar ve daha çok hakaret edip, daha fazla kişiye ulaşarak daha
katmerli bir şekilde hakaretlerini tekrarladılar. Şimdi Türkiye ye gelince
sebep olduğu bu hakaretleri unutup, tribünlere dönerek bu karikatürcüleri
kınamanın ne yararı olabilir.
Tabi halkı kandırmaktan başka.
ALİM-ARİF
Alim; ilimde aşama geçiren kişi,
Arif; ilimi yaşama geçiren kişi!..