Bu karda kışta Ankara da ne işim var

Muhabbet. Çok kısa ve net bir cevabım var bu soruya.

Ankara yı bilirim yaşayacak kadar da severim ama Ankara yı sevdiren bir başka

sebep daha var ki o da Yusuf un orada yaşıyor olması.

Maraş tan Ankara ya giden yol uzun incedir ve sekiz saat

kadar sürer. Maraş tan başlayan yol Ceyhan nehrinin üzerinden başlar ve

Ankara ya kadar uzanır. Akdeniz bölgesinde bulunan Maraş Ankara yol güzergâhı

değişik iklim şekillerinin görülebileceği nadir coğrafyalardan da birisidir.

Yol sizi iki bin beş yüz rakımlara çıkartır yer, yer böylece mevsimden mevsime

girer olup bitenlere şaşırır sonrada kendi dünyanıza döner tefekküre

dalarsınız.

Yol için hazırlık yaptım bazı ön bilgiler edindim sıkı

bir psikolojik duruş sergiledim ve vira bismillah dedim.

Yola çıkmak öyle her babayiğit insanın harcı mı

Maraş tan yirmi iki sularında başlayan yolculuğum gün

ışıyıncaya kadar sürdü. Hiç uyumadan geçirdim bu süreyi ara ara daldım ama hep

aklım binlerce hatıra yumağını çözdü durdu. Ne zaman yola çıksam hatıralar

sağanağı altında ıslanır dururum yolculuk beni sarsıyor dahası allak bullak

ediyor.

Sarız ilçesini gördünüz mü

Bu ilçeyi görmeden bu dünyadan ayrılmayın derim ismi bile

imge yüklü bu ilçemiz Maraş Ankara arasında öylece durur ve keşfedilmeyi

bekler.

Hafif yağmur altında Ankara AŞTİ ye ulaştım ve birazdan

Yusuf çıkıp geldi. Bana araçtan inerken karşılama imkânını tanımadığım için

üzüntülerini aktardı. Dostluk işte böyledir tarif isteyenler bunu kulaklarına

küpe yapsınlar.

Sıcak bir araç hazırlamış Yusuf benim için sevdiğim

şarkılardan oluşan bir müzik ziyafetini bile düşünmüş. Aracımız Ankara

yollarında ilerlerken Pursaklar istikametine yöneldik ve birazdan eve ulaştık.

Pursaklar Ankara hava yolu istikametinde yer alan şirin

bir ilçemiz. Büyüyor daha da büyüyeceğinin işaretlerini de taşıyor.

Yusuf Ankara ya yerleşeli çok olmadı. Ankara yı seviyor

çünkü Ankara da ailesi ve onlarla yaşamak istediği bir hayatı var.

Yoldan gelince biraz uyudum öğleye yakın kalktım yolun

zahmeti yerini rahmete bırakmış gönül dünyama farklı pencereler açılmaya

başlamıştı.

Hacı Bayramla başladı Ankara ziyaretim. Şeyhin dergâhına

yüz sürdüm. Fatihalar bağışlayarak onu hayırla yâd ettim.

Ankara ne kadar da değişiyor her gittiğimde Ankara da

yapılan değişiklikleri takdir ediyor dahası imreniyorum.

Konuşarak yürümeye başladık yol kısa değildi ama bizim

özlem dolu sözlerimiz o yolları nasıl yürüdüğümüzü hissettirmedi bile.

Kızılay a yaklaştık hava sert kendimizi Kurtuba nın sıcak kucağına

bırakıverdik. Kimse yok yeni yılın ilk günü öğle suları Ankara da el ayak

çekilmiş sokaklarda bir ben varım bir de Yusuf.

Kurtuba, Ankara da hizmet veren kafeteryalardan biri.

Güzel çayı, özenli servisi ile dikkatimi çekti. Garsonların güler yüzü ve

dikkati hatırımdan hiç çıkmadı.

Kurtuba nın girişinde EDEBİYAT ORTAMI dergi yazarlarından

Mustafa Aydoğan ın bir gün sonra söyleşisi olduğu ilan ediliyordu. İşte

Ankara yı farklı kılan bu tür etkinlikler. Taşrada insan bu tür toplantılar

için aylar boyunca bekler de bekler.

Ankara günleri işte böyle başladı daha beni bekleyen

sürprizleri vardı onu da sonra yazacağım.