Reklamı Kapat

Kays ibn Sa d ibn Ubade

Kays ibn Sa?d ibn Ubade

Âmine Ateş Kabaktepe

O, Arap evlerinin en cömert ve en köklüsündendi. Öyle bir evdendi ki, Resûlüllah (s.a.v.) onun hakkında:

«? Cömertlik, bu ev halkının huyudur», demişti.

Bir gün yaşlı bir kadın Kays?a gelip yiyeceğinin bulunmadığını beyan etti. Kays da ?Kinane Kabilesi hiç te iyi yapmamıştır. Şu kadının evini ekmek, yağ, et ve hurma ile doldurunuz.? Dedi.

Sa?d Müslüman olduğunda oğlu Kays?ın elinden tutup Resûlüllah?a (s.a.v.) götürmüş ve ona şöyle demişti:

«? Bu senin hizmetindedir, ya Resûlallah!»

Resûlüllah (s.a.v.) Kays?ta bütün üstünlük ve doğruluk vasıflarını görmüştü.

Bu sebeple onu kendisine yaklaştırmış ve Kays da daima bu makamın adamı olmuştu...

Resûlüllah?ın (s.a.v.) dostu Enes şöyle der:

«? Kays, Resûlüllah?ın [s.a.v.) yanında, bir başkanın güvenlik görevlisi gibiydi».

Kays, Müslüman olmadan önce, halka zekâsıyla davranırken, onun en küçük bir zekâ oyununu hesaba katarlardı. Medine ve civarında, sadece onun kurnazlığı için binlerce hesap yapan kimseler vardı. Müslüman olduğunda, İslâm ona, insanlara kurnazlık değil, samimiyetle davranmayı öğretti. O, İslâm?ın itaatkâr bir mensubu olmuştu.

Özellikleri arasında, cömertliğinden başka zekâsına üstün gelen bir şey yoktu... Cömertlik Kays?ta sonradan ortaya çıkan bir huy değildi. O, cömertlikte köklü bir evdendi. O günkü Arap cömertlerinin ve zenginlerinin âdetine göre Kays?ın ailesinin, evlerinin damına çıkıp gündüz misafirleri sofralarına çağıran veya geceleyin yol yürüyen yolcunun yolunu bulması için ateş yakan bir tellâlı vardı... Halk o günlerde şöyle diyorlardı: «Kim yağ ve et seviyorsa, Duleym İbn Harise?nin evine gelsin...»

Duleym İbn Harise Kays?ın ikinci dedesiydi... Cömert Kays, bu köklü evde emzirilmişti...

Bir gün Hz. Ebû Bekir ve Ömer Kays?ın cömertliği hakkında şöyle konuşmuşlardı:

«? Eğer bu genci cömertlikte serbest bıraksaydık, babasının malını tamamen dağıtırdı...»

Bir gün o, yoksul kardeşlerinden birine büyük bir borç vermişti...

Borç için verilen vade dolunca, adam, Kays?a borcunu ödemeye gitti ama Kays, parayı

kabul etmeyip şöyle dedi:

«? Biz verdiğimiz hiçbir şeyi geri almayız!...»

Sa?d bin Ubâde (r.anh), zamanının bütün ilimlerini tahsil etmiş ve Arap emirleri gibi yetişmiştir. Zamanın harp vâsıtalarını kullanmakta, bilhassa ok atmakta son derece mahir idi. Ayrıca edebiyatın zirveye eriştiği o devirde, Arabi?yi bütün incelikleriyle bilirdi. Lisan bakımından o derece meşhur olmuştu ki, bu hususta bir müşkülü olan ona sorardı. Araplar arasında herhangi bir sanat veya ilimde büyük maharet sâhibi olan kimselere kâmil lakabı verilirdi. Arapçayı konuşma ve bütün inceliklerini bilme hususunda şöhreti büyük olduğu için Sa?d bin Ubâde?ye Kâmil lakabı verilmiştir.

İkinci Akabe bî?atında Müslüman olan Sa?d bin Ubâde (r.anh) kendi canlarını ve mallarını korudukları gibi, Peygamberimize yardım edeceklerine söz veren sahabelerdendi. Bu bî?atte seçilen 12 temsilciden biri de Sa?d bin Ubâde?dir (r.anh). Çok zengin ve cömert idi. Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Medine-i münevvere ?ye hicret ettiğinde, hazret-i Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî?nin evinde yedi ay misafir olmuştu. Sa?d bin Ubâde (r.anh), Peygamberimize bu misafirliği sırasında her gün yemek gönderirdi. Hicretin ikinci yılında yapılan ve ilk olan Ebvâ gazvesinde Sa?d bin Ubâde (r.anh), Medine?de Peygamber efendimize vekil olarak görevlendirildi.

Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Bedir savaşı yapılmadan önce müşavere hey ?etini topladığında, Sa?d bin Ubâde de (r.anh) bu hey ?ette bulundu. Bedir ve Uhud savaşına katıldı. Uhud savaşında Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Hazrec kabilesinin sancağını Sa?d bin Ubâde?ye (r.anh) verdi. Bu savaşta düşman karşısında büyük bir sebatla savaştı. Müreysi gazâsında Ensar?ın sancağını da o taşıdı. 627 (H.6) yılında vuku bulan Gared gazvesinde orduya erzak olarak on deve yükü hurma verdi. Bu hizmeti üzerine Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); ?Allah?ım! Sa?d?a ve ailesine rahmet eyle? diyerek dua etti. Hazrec kabilesinden olanlar da; ?Yâ Resûlallah! Sa?d bin Ubâde aramızda büyüğümüzdür. Babası da öyle idi. Kuraklık ve kıtlık yıllarında halkı doyururlar, yolda kalanlara yardım ederlerdi. Misafirleri ağırlarlar, musibet ve ihtiyaç zamanlarında yardım yaparlar, kabileleri yurtlarına göçürürlerdi? dediler. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); ?Câhiliyye devrinde en ileri olanınız, İslamiyet?de de en ileridir.? buyurdu.

Hendek savaşı yapılmadan önce, Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) istişare için, Sa?d bin Mu?âz ve Sa?d bin Ubâde?yi çağırmıştı. Peygamber efendimizin emirlerine uymakta en ufak bir tereddüt göstermeyeceklerini ve müşriklerle savaşmaya, canlarını feda etmeye hazır olduklarını belirttiler. Bu sırada gösterdikleri sebat ve düşmanla çarpışma hususundaki kararları karşısında Peygamberimiz çok memnun oldu. Hendek savaşına da katılan Sa?d bin Ubâde (r.anh) bu savaşta Ensârın sancağını taşıdı.Hendek savaşından hemen sonra yapılan Benî Kureyzâ gazâsında bütün orduya yiyecek verdi. Hudeybiye antlaşmasında ve Bî?at-ı Rıdvan?da bulunan Sa?d bin Ubâde, Hayber gazvesinde ordunun kumandanlarından birisi idi. Mekke?nin fethinde de bulundu ve sancaklardan birini o taşıdı. Bundan sonra vuku bulan Huneyn gazvesinde Hazrec kabilesinin sancağını taşıdı.Sa?d bin Ubâde (r.anh), Ensâr arasında en ileri gelen iki şahıstan biri idi. Ensar?ı savaşlara katılmak hususunda teşvik ederdi. Arap kabileleri içinde Ensâr?dan olan Evs ve Hazrec kabilesinin İslâm?a çok büyük hizmetleri olmuştur. Savaşlarda çok şehit vermişlerdir. Sa?d bin Mu?âz (r.anh) ve Sa?d bin Ubâde, bu kabilelerin en ileri gelenlerinden idi. Her ikisinin de İslamiyet?e hizmetleri ve Müslümanlar için gösterdikleri fedakârlıkları akılları şaşırtacak derecede idi. Bu uğurda her şeylerini feda etmişlerdi. Sa?d bin Mu?âz (r.anh) Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hayatta iken vefat etmiştir

(İslam Âlimleri Ansiklopedisi, Sahabe Hayatından Tablolar ? Mahmud Şakir)

04 Eylül 2014 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?