“Devlet istihdam imkânları oluşturmalı”

Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve ESAM İstanbul Stratejik Araştırmalar Direktörü Dr. Abdullah Demir gazetemize gençlerin, ebeveynlerin tercih sürecinde nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve ESAM İstanbul Stratejik Araştırmalar Direktörü Dr. Abdullah Demir, gazetemize gençlerin, ebeveynlerin tercih sürecinde nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. Devletin de bu süreçte atması gereken adımlar olduğunu belirten Demir, devletin ehliyet ve liyakat sistemine geçmesi gerektiğini söyleyerek, “Tüm sektörlerin tüm kademelerinde istihdam imkânları gereğince oluşturulmalı ve değerlendirmelidir” dedi.

Üniversitede okuma hayali kuran milyonlarca öğrencinin tercih süreci devam ediyor. Gençlerin hem eğitim hayatını hem de gelecekteki iş hayatını etkileyebilecek olan tercih döneminde nelere dikkat edilmesi gerektiğini, devletin atması gereken adımları ESAM İstanbul Stratejik Araştırmalar Direktörü Dr. Abdullah Demir, Millî Gazete’ye anlattı.

ESAM İstanbul Stratejik Araştırmalar Direktörü Dr. Abdullah Demir, “Ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktorada kayıtlı toplam öğrenci sayısının yaklaşık 8 milyon olduğu biliniyor. Öğrencilerden 7 milyon 320 bin 449’u devlet, 608 bin 123’ü vakıf üniversitelerinde, 11 bin 561 bini de vakıf meslek yüksekokullarında öğrenim görüyor. Üniversite mezunu olup da herhangi bir işte çalışmayanların sayısı 1 milyon 400 bin kişi. Ayrıca 2020 yılında üniversiteden mezun olanların sayısı da yaklaşık 1 milyon bandında. Sadece lisans bölümlerinden mezun olan öğrenci sayısı ise 500 bin civarında. Üzülerek söylemeliyim ki salgının etkisini de dikkate aldığımızda bu mezunlarımızın önemli bir kısmının beklentilerini karşılayacak bir istihdam imkânımız da bulunmuyor” dedi.

“İYİ REHBERLİK HİZMETİ İLE HAYAT KURULABİLİR”

“Öncelikle herkes üniversite okumak zorunda değil” diyen Demir, “Okuyanda ‘bir diploma sahibi olayım da ne olursa olsun’ yaklaşımından kurtulmalı. Aksi takdirde içinde bulunduğumuz sorunun şiddeti daha da artacaktır. Şu gerçek bilinmeli ki; bir üniversite öğrencisinin devlete yıllık maliyeti yaklaşık 10-15 bin TL’yi buluyor. Aileye maliyetini de aynı değerden aldığımızda aslında 4 yıllık bir fakülte mezununun toplam maliyeti ortalama 100-120 bin TL bandında. Bu miktarlar ile gençlerimiz iyi bir rehberlik hizmeti ile hayatlarını kurabilirler” şeklinde konuştu.

“DEVLETE LİYAKAT VE EHLİYET SİSTEMİ GETİRİLMELİ”

“Öyleyse ne yapılmalı” sorusunu cevaplandıran Demir, “Öncelikle devlete liyakat ve ehliyet sistemi getirilmeli. Her açıdan kendine yetebilen ülkelerde, tüm sektörlerin tüm kademelerinde istihdam imkânları gereğince oluşturulmalı ve değerlendirmelidir. Herkesi uygun yerde değerlendirmenin derdinde olunmalı. Hem devlet hem de aile üzerine düşeni yapmalıdır. Devlet bu vazifeyi yapamıyorsa aileler ön almalı ve bu konuyu yönetmelidir. Ayrıca ailelerin ve öğrencilerin üniversite eğitimine bakışında yeni bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Gençlerimize beceri ve yetkinlik kazandırmalıyız. Baskın ileri bilim ve teknoloji gücü olan devletlerde ve özellikle şirketlerde yetkinlik diplomaya karşı ağır geliyor” ifadelerini kullandı.

“GELECEĞE HAZIRLAYACAK GİRİŞİMLERE İHTİYACIMIZ VAR”

“Ülkemizin gençlerine ciddi beceri kazandıracak, onları geleceğe hazırlayacak girişimlere ihtiyacımız var” diyen Demir, “Bunlar -mış gibi değil, olması gerektiği gibi yapılmalı. Nitelikli girişimcilik eğitimleri, yaygın küçük girişimci sermayeleri ile desteklenerek başta bilişim ve tarım-hayvancılık olmak üzere diğer stratejik alanlarda köklü planlamalar ile politikalar oluşturulmalıdır. Kurulacak bilişim ordusu ile ülke ileri doğru atılım yaparken; sağlıklı beslenme zinciriyle de tüm toplum korunmaya çalışılmalı. Bu girişimler çeşitlendirilebilir” diye konuştu.

“İNSAN İÇİN ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI VARDIR”

“Okulda ne değişti?” ve “Hayalimizi zirveye nasıl taşırız?” sorularına sırasıyla yanıt veren Demir, “Bilginin aktarılış şekli değişiyor. Salgınla eğitimde dijitalleşme daha da hızlandı. Gittikçe veriye dayalı ve kişiye özel eğitime doğru gidiliyor. ‘Hayat boyu öğrenme’ nosyonunu içselleştirmek gerekiyor. Dünya çok hızlı değişiyor. Değişmeyen şeyler olmasına rağmen değişimi de tam öngöremiyoruz. Bunun için öncelikle bir hayalin olması gerekiyor. Sonra durumumuzu iyi analiz etmeliyiz. Akabinde bu tür yolculuğu yapmış olanların tecrübelerinden istifade edilmeli. Son olarak da metotlu bir şekilde çalışmak, çalışmak, çalışmak gerekiyor. Unutulmaması gereken husus: İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Emek zayi olmaz. Gecikebilir, ancak hak tecelli eder” dedi.

10 Ağu 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?