Baba-Oğul Oferler Türkiyenin gündemine birden bire bomba gibi düşüverdiler. Sebep Tüpraşın yüzde 15 hissesinin satışı ile Galata Limanının 49 yıllığına Oferlere kiralanması.. Ofer İsrailli bir işadamı.. Türkiye neyi var nesi yok satışa çıkartınca bu işadamı da birşeylerde ben alayım demiş ve Global Menkul Değerler Şirketi ile işbirliği yaparak önce Tüpraşın yüzde 15 hissesini pek de usule uygun olmayan bir şekilde kapatmış. Ardından da çok önceden yapılan görüşmelerle kotarılmış olduğu şimdi anlaşılan bir şekilde Galata Limanını 49 yıllığına kiralayınca Türkiyede kıyamet kopuverdi. Aslında kıyametin koparılma sebebi söz konusu hissenin satışı ve Galata Limanını İsrailli bir işadamının kiralamış olması değil. Buna ülkemizde bizlerden başka itirazı olan pek yok. İtiraz Baba-Oğul Oferlerin Maliye Bakanı ve Başbakan ile defalarca görüşmüş olmalarına..
Peki bir İsrailli işadamı ile Maliye Bakanı ve Başbakanın görüşmelerini yasaklayan bir husus mu var Özellikle Davos toplantılarına katılmış bir Başbakanın orada toplantıya katılan ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş işadamı ve siyasileri ile görüşmesinin yadırganacak tarafı olabilir mi Davos toplantılarının amacı belli kişileri biraya getirmek ve görüşmelerini sağlamak değil mi
Davos toplantılarına katılmayı ülkemiz ve katılanlar açısından bir başarı olarak görenlerin bugün Başbakan Erdoğanın Davosta Ofer ile görüşmüş olmasını adeta bir şantaj malzemesi haline getirmelerini anlamak mümkün değil. Hepimiz biliyoruz ki, Davos toplantıları uluslararası sermayenin ve gizli dünya devletinin hakimiyet kurma planlarının yapıldığı ve bazı ülkelerden çağrılanların bu plana hizmet edebilecek hale getirilmelerinin tezgahlandığı toplantılardır. Böyle olunca bu toplatılara katılmaya karşı çıkmayanların orada yapılan bazı görüşmeleri büyük bir gazetecilik olayıymış gibi takdim etmelerinin ardında bazı hesapların olduğu anlamına gelmez mi
Dikkat edilirse Tüpraşın satışından, Galata Limanının 49 yıllığına bedavaya denebilecek bir şekilde kiralanmasının kavgası fazlaca yapılmıyor. Kavganın konusu Başbakanın Ofer ile görüşüp görüşmediği.
Medyada birgün Başbakanın Ofer ile görüştüğü haberleri yer alıyor.. Ardından Başbakan görüşmediğini açıklıyor.. Ertesi gün bir gazete belge yayınlarkan CHPGenel Başkanı Deniz Baykal ellerinde Başbakan-Ofer görüşmesinin ses kayıtlarının bulunduğunu ileri sürüyor.
Tam bir polisiye roman gibi..
Görünen o ki, Başbakan özellikle Davosta Ofer ile görüşmüş.. Ama hatırlamıyor.. Hatırlasa yaptığı bir görüşmeyi inkar edeceğini sanmıyorum. Medya ve CHPGenel Başkanı sanıyorum bu unutkanlıkla yapılan yalanlamaya mal bulmuşcasına sarılmış görünüyorlar.
Bu arada merak ettiğim husus Başbakan ile Ofer görüşmesini teybe kim almış olabilir Yoksa Başbakan bu vesileyle birileri tarafından köşeye mi sıkıştırılmaya çalışılıyor Bunun için diyorum ki, Başbakan-Ofer görüşmesinde kimler bulundu ise bunlardan birisinin görüşmeyi kayda almış olması ihtimali kuvvetlidir. Ya da Başbakanıın görüşme yaptığı odanın bir köşesine mikrofon yerleştirilmiş ve Başbakanın tüm görüşmeleri kayda alınmış ve bir köşeye konulmuştur yeri geldiğinde kullanmak üzere.. Ve bugün o kayıtlar kullanılmak üzere piyasaya çıkartılmış, belki de bir kopyası Baykala ulaştırılmıştır. Eğer böyle ise yeni bir oyun sahnelenmeye başlanmış demektir. Bu ise AKPiktidarının geleceği açısından pek içaçıcı olmasa gerektir.
Demek istediğim o ki, önemli olan Başbakanın kimlerle görüştüğü değil, uygulanan özelleştirme politikalarıdır. Söz gelimi Galata Limanı aynı şartlarda Ofere değil de bir başka yabancıya kiranmış olsaydı alkış mı tutacaktık
Hayır..
Önemli olan görüşme değil, neyimiz varsa satmak, elden çıkarmak, karşımıza kim çıkarsa çıksın parayı verenin düdüğü çalacağı şeklindeki mantıkdır. Bu mantığa alkış tutanların bugün polisiye roman tefrika eder gibi "Görüştün, görüşmedim" kavgası sergilemelerinin fazlaca bir anlamı yoktur.