Son yılların büyük kafa karıştıran problemi ve yeni sınır komşumuz olan “IŞİD” konusu Müslümanlar arasında mide bulandırmaya devam ediyor.

IŞİD nedir, ne değildir sorusuna gerekli cevabı tam olarak almak oldukça zor. Bununla birlikte pek çok mahfilden bu konuda doyurucu ve “ikna edici olmayan” bilgileri alınıyor.  Kısa tarihi seyir herkesin malumu olsa da, hatırlatmakta yarar var.  

***

1990 yılında Amerika’nın Afganistan’ı işgaliyle başlayan süreçte, İslam dünyası “el-Kaide” isimli yeni bir yapılanmayla tanıştı.

O güne kadar adı sanı duyulmayan, kime, neye hizmet ettiği bilinmeyen ve kim olduklarına dair asgari “fikir sahibi” bile olmadığımız bir durum ortaya çıktı.

Arkasında kimlerin parmağı olduğunu ve kimlerin yaptığını bilmediğimiz ve uzun yıllarda öğrenemeyeceğimiz, Amerika’da İkiz Kule’lere yapılan “11 Eylül” saldırıları akabinde, örgütün adını ve örgütle ilgisi olduğu iddia edilen bazı kişilerin fotoğraflarını sıkça gördük.

Ekranlara servis edilen fotoğraflarda, pasaportlar ve kültürel anlamda alışık olduğumuz Ahmet, Muhammed ve İbrahim gibi Müslüman isimleri göze çarpmaktaydı.

Bilinçaltından zihinlere gerekli mesajlar “yeterince” verilmekteydi.

***

Bir sabah, tam manasıyla yapısına ve yapının “etkin” bireylerine ilişkin bilgi sahibi olamadan, -uzun yıllar da olamayacağımıza inandığım-  örgütle ilgili, televizyonlardan tüm dünyaya servis edilen bir operasyonla uyandık.

Ekranın bir köşesinde Amerikan askeriyesi Pentagon’daki bir oda, diğerinde özel kıyafetli, silahlı, teçhizatlı askerlerin olduğu canlı yayınla, ABD Başkanı Barack Obama ve beraberindekiler görünmekteydi.

Spor-sivil giyimli bu kişilerin “laubali”, bir o kadar da “tedirgin” hareketleri arasında, adı geçen yapının tepe noktasındaki isme -Usame Bin Ladin’e- yönelik operasyon yapıldığına dair bilgiler dünya kamuoyuyla paylaşıldı.

Günlerce operasyona ait bilgiler ve operasyon yapılan yerde,  ayrıntılarla konforlu hayat sürdürüldüğüne dair bilgilerle zihinler iğfal edildi.

Aranan isim artık ölmüştü.

Gizemli sırlar ve esrarengiz bilgiler artık yok olmuştu.

Böylece bir sahife daha sessiz sedasız kapanmıştı.

Bu silahlı operasyonla, tüm dünyaya gerekli “bilinçaltı” silahsız operasyon yapılmış oluyordu. Müslümanlar zihinlerde “terörist” damgasını iyiden iyiye yemişti.

Gündem gereği -yeniden icap etmiş olmalı ki- geçtiğimiz günlerde, operasyonda görev alan baş tetikçi Amerikalı askerin ismi deşifre edildi ve boy boy fotoğrafları yayımlandı.

Kim bilir hangi hedef amaçlandı

***

Tarih tekerrürden mi ibaretti Bugünlerde aynı şekilde dünya kamuoyu IŞİD nedir sorusuna cevap ararken, “sanal âlem” kaynaklı bilgiler, örgütün başındaki isim; Ebubekir El Bağdadi’nin ölüm haberiyle çalkalanıyor.

Hem de Amerikalı askerin fotoğrafının paylaşıldığı gün, ne tesadüf!

Son zamanlarda internette yayımlanan kısa görüntüler hariç, hakkında hemen hiç fikir sahibi değiliz, bir şeyini bilmiyoruz.

Bazı haberlerde Guantanamo’da beş yıl hapis yattığı, bazılarında da İsrail ajanlarıyla işbirliği yaptığı servis edildi.

Yine aranan isim öldü. Ve böylece gizemli sırlar ve esrarengiz bilgiler yok oldu.

Sırada Müslümanlara karşı tasarlanan hangi “zihinsel bilinçaltı operasyonlar” var

Son soru şu: Ellerindeki her malzemeyi kullanıp, işi bittiğinde böyle atarlar mı

Şimdilik bununla yetinerek, IŞİD’le ilgili konuyu gelecek yazıya bırakalım.