Geçtiğimiz hafta sonu bir program vesilesiyle beyaz et
sektörünü yakından görme fırsatımız oldu. Bolu da Beyaz Et Sanayicileri ve
Damızlıkçıları Birliği Derneği nin (BESD-BİR) davetlisi olarak katıldığımız
programda Başkan Sait Koca ile bir araya geldik. Sektörü konuştuk.
Sait Koca, ilginç rakamlar paylaştı. Çok övündüğümüz
beyaz et sektöründe işler öyle dışarıdan göründüğü gibi gitmiyormuş. Görüşmede
bunu anladık.
Rusya Krizi, meyve-sebze üreticilerini vururken, beyaz et
sektörünü de terör olayları vurmuş durumda. Beyaz et sektöründe Türkiye nin en
iyi müşterisi olan Irak a güvenlik endişesinden dolayı son bir aydır ürün
gitmiyor. Firmaların gönderdikleri tırlar, sınırda bekletiliyor.
Meyve ve sebze üreticileri için Rusya ne anlam ifade
ediyorsa, beyaz et sektörü için de Irak pazarı o anlamı ifade ediyor.
Diğer yandan geçtiğimiz yıl bazı bölgelerde yaşanan kuş
gribinden dolayı da ihracat ciddi bir darbe yemiş. Verilen bilgilere göre kuş
gribi sektöre, 1 milyar liranın üstünde bir zarar vermiş.
Sektör, en büyük handikabı ise Avrupa pazarında yaşıyor.
Yatırım, üretim ve güvenirlilik anlamında bir sıkıntı olmamasına rağmen
Türkiye, Avrupa ülkelerine beyaz et satamıyor. Bunun nedeni de Tarım
Bakanlığı nın Salmonella Programını çalıştırmamasından kaynaklanıyor.
Salmonella değerleri ile ilgili analizler yapılmadığı için de Türkiye, Avrupa
ülkelerine tavuk eti satamıyor.
Diğer yandan sektörün en önemli tartışma konularından
olan rendering ürünler meselesinde de büyük bir çıkmaz görünüyor. Rendering bir
diğer tanımıyla et ve kemik atıklarının yem olarak kullanılması normalde
Türkiye de yasaklanmıştı. 1 Ocak tan itibaren artık bu ürünler yem olarak
kullanılamayacaktı. Ancak yaşanan çıkmazdan dolayı bu süre bir yıl daha
uzatıldı.
Fakat bir yıl sonra da ne olacağı belli değil. Bu
ürünlerin yasaklanmasıyla birlikte 1 milyon ton atığın ortaya çıkacağı
belirtiliyor. Bu atıklar için de arıtma tesislerin kurulması gerekiyor.
Firmaların ise kesinlikle buna yanaşmayacağı görülüyor.
Sonuç olarak; kırmızı et sektörümüz sıkıntılı Et üretimi
artıyor ama fiyatlar bir türlü düşmüyor.
Süt sektörümüz sıkıntılı Eziyetini küçük üretici çekiyor
cefasını sanayici sürüyor.
Meyve ve sebze sektörümüz sıkıntılı Üreticinin
sıkıntıları bir tarafa hala pazar-market fiyatlarına bir çözüm bulunamadı.
Övündüğümüz beyaz et sektörü de kendi içine kapanmış
durumda.
Yani ne olacak bizim bu Gıda ile sorunumuz!
Gıda sorununu çözemeyen bir ülke ise terör sorununu nasıl
çözecek
İşte asıl buna kafa yormamız gerekiyor.