Kendi arzuladıkları bir dünya görüşünün hakim kılınması için, şeytanın aklına gelmeyen yöntemlerle toplumu dönüştürmeye çalışan hakim paradigma nın elindeki en etkili güç medya Kamuoyunu bilgilendirmesi, enforme etmesi, doğruya güzele yöneltmesi gereken azgın medyanın böyle bir kaygı duyduğunu söylemek gerçekten zor.
İri tirajlı ve reyting canavarı medya organlarımızın tek derdi, kurdukları menfaat imparatorluklarına su taşıyan sistemin, milletin ürettiği değerlerden en büyük pasta dilimini kapacak çarkın işletilmesini sağlayabilmek... Toplumun enerjisini boşa harcamasına yol açan bir yayıncılık zihniyetiyle hareket eden medyamız, "Hem nalına, hem mıhına" vurarak menfaat arenasını genişletecek hamleler yapıyor.
Yalaka ve azgın Türk medyasının en belirgin karakteristik özelliklerinden birisi de, toplumu gerginliğe sevkeden konularda iki uçlu bir yayıncılık sergilemek ve bu uçların arasını mümkün olduğunca açarak toplumsal mozayiği hırpalamak.
Dikkatinizi çekiyorsa, toplumumuz sürekli gerginlik içinde ve medyamız bu gerginliği ellerinden geldiğince körüklemeye çalışıyor Aylardır, "Yolsuzluk yaptığı, ihaleye fesat karıştırdığı ve çete oluşturduğu" iddialarıyla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü ne açılan davayı konuşuyoruz Ana muhalefet partisi sürekli konuyu gündemde tutuyor YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, yargıyı etkilemeye kalkışacak beyanatlar veriyor Önceki günlerde TÜSİAD İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Koç, "Yücel Aşkın a reva görülen muameleyi kabul etmemiz mümkün değildir" mealinde bir açıklama yaptı Ardından Başbakan Tayyip Erdoğan ın, "Anayasal suç işlediler" diyerek yargıyı göreve çağırması Ortaya çıkan gerginlik en çok medyamızın işine yaramış görünüyor Bir yandan ülkenin servetinin krema tabakasını oluşturan TÜSİAD eliyle hükümeti köşeye sıkıştırmaya ve zenginler kulubünden iaşe devşirmeye çalışan medyamız, bir yandan da gizli şekilde işlediği "kim daha çok iktidar " sorusuyla güç sahiplerini tokuşturmaya çabalıyor. Başbakan ın bir uyarısıyla anında harekete geçen ve Yücel Aşkın davasını etkileme çabasındaki isimleri mercek altına alan yargı organlarımız, günlerdir sorumsuz medyamızda yayınlanan haberleri, makaleleri okuyorlar mı acaba
Toplumun zihinlerini bulandırmak için tüm gücünü kullanan medyamız, Yücel Aşkın ı her konuda çoktan beraat ettirdi bile... Orhan Pamuk davası, Meslek Liseleri nin Açık Lise mezunu olmasını sağlayan düzenleme, Yerel Yönetimlerin içkili mekanlarla alakalı yaptıkları çalışmalar Toplumsal mozayiğin hırpalanmasından kendisine reyting ve tiraj üreten medyamız, insanlarımız arasında gerginlik oluşturabilmek için böylesi konulara mal bulmuş mağribi gibi sarılıyor Menfaatlerinin kesiştiği perspektifte hükümeti her yönden destekleyen medya, rant imparatorluklarının musluklarını kesecek düzenlemelerde açık bir şekilde iktidarı kıyasıya eleştiriyor İçkili mekanlarla ilgili düzenlemeyi, "İçki içme hürriyetimiz elden gidiyor" vaveylasıyla gündeme getiriyor Tüm meslek liselerini kapsayan, YÖK ün katsayı adaletsizliğini sağ elle sol kulak gösterilmek suretiyle delmeye çalışan bir düzenlemeyi, "Imam Hatip Liselerine kıyak" başlıklarıyla yansıtıyor Tarihine söven Orhan Pamuk a manşetlerinde "İmajımız zedelendi" diye destek çıkıyor. Makalelerinde ise insanların "milliyetçilik duygularını okşayan" yorumlarla Pamuk u yerden yere vuruyor Yangına körükle gitmek diye bir deyim vardır Gerginlikten beslenen medyanın hali bu