Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu nun başkanlık ettiği heyet, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan la yaptıkları 2 saatlik görüşme sonrasında açıklama yaptı. Özetle, Türkiye nin geçmişte yaşamış olduğu sıkıntıların tamamının kaynağının mevcut Anayasa olduğunu belirterek, Türkiye nin tüm kesimlerinin içerisinde yer alacağı medeni ve uygar bir Anayasa hazırlanmasını istedi...

Görüşmenin sebebi neydi

Hükümet ile yetkili kamu görevlileri sendikaları konfederasyonları arasında son yıllarda yapılan görüşmelerin 7 ncisi 15 Ağustos Cuma günü başlıyor

Bu vesileyle, bundan önceki 6 toplu görüşmenin hiç birinden kamu çalışanlarını memnun edecek bir sonuç çıkmadığını hatırlatan KESK Genel Başkanı Sami Evren, "Emekçilerin umuda kapılmaları doğru olmaz. Bu balon 31 Ağustos ta patlar!" demiş.

Temel mesele nedir Temel mesele her şeyden önce "Anayasa" meselesi, sonra mâlî ve sosyal haklar ile birlikte "Genel Sosyal Güvenlik" meselesidir. 

***

AKP, 6 yıldır iktidarda ama ana sorunların tamamı çözülmemiş olarak bekliyor.

Hükümetler iktidarda kalmak istiyorlarsa, öncelikle "ekonomik ve sosyal sorunları" çözmelidirler. Bugünkü ülke sorunları ve çözümleri çok kısa olarak şöyle sıralanabilir:

1) Dış borçlar tasfiye edilmelidir. Dış borçlar, borç türünü değiştirmekle çözülür.

2) İşsizlik sorunu sona erdirilmelidir. İşsizlik sorunu, çalışan emek sahiplerine faizsiz çalışma kredisi verilmekle çözülür.

3) Faiz sorunu çözülmeli ve faizsiz kredileşme sistemi getirilmelidir. Faiz problemi, kredileşmede öncelikle devletin kendi hesaplarını faizsizleştirmesiyle çözülür.

4) Son olarak "sosyal güvenlik sorunu" herkesi kapsayacak şekilde çözülmelidir.

Sosyal güvenlik sorununun genel olarak nasıl çözüleceği üzerinde bundan önce pek durmamıştık. Bugün sosyal güvenlik sorununun nasıl çözülebileceği üzerinde duralım.

***

İnsanlar dünya hayatında ne yaparlar

İnsanlar çalışırlar, üretirler, tüketirler ve yaşarlar

İnsanlar "çalışanlar" ve "çalışmayanlar" olmak üzere iki grupta toplanırlar.

Çalışanlara iş bulmak ekonominin ana sorunudur. Faizsiz kredi politikası ile bu sorun kolayca çözülmektedir.

Çalışmayanlara aş bulmak ise vergi politikasıyla ilgilidir. Çalışanlardan alınan vergiler çalışmayanlara bölüştürülür. Böylece çalışmayanlar da aşlarını bulmuş olurlar.

Çalışmayanlara üretimden pay vermek sosyal güvenlik meselesidir. Kapitalist düzende eski çalışanlar sigorta edilmekte, çalışmayanlar ise sigortasız kalmaktadır. Aidatlı sigorta çözüm değildir. Çalışmayanlara, Batı sosyal güvenlik felsefesiyle pay vermek aldatmacadan ibarettir. Gerçek sigorta, çalışsın-çalışmasın herkesin üretimden pay almasıdır.

Çalışmayanların bile sosyal güvenlik çerçevesinde pay alması neye dayanmaktadır

Yeryüzü tüm insanlarındır. Üretim olayı ise "emek" ve "sermaye"den oluşmaktadır. Üretilen ürünün yarısı oraya emek verenlere aittir. Çalışanlar bunu "ücret" olarak alacaklardır. Ürünün diğer yarısı ise sermayenin katkısı ile oluşmuştur, onun payı olacaktır.

Ne var ki burada çalışamayanların da payı vardır. O halde çalışanlar iki kat fazla alacaklardır; biri kendi emeklerinin payı, diğeri de kiradaki payları. Çalışamayanların payı ise bunun yarısı kadar olmalıdır. Ama çalışanlara bir de çalışmayan çocuklarının ve eşlerinin payı verilir. Böylece bunun beşte biri çalışmayanlar arasında bölüşülür.

"Genel Sosyal Güvenlik" işte böyle sağlanır.