Bu memlekette ilgi ve alaka iki şeyin üzerinde
toplanıyor.
* Topçuların
* Popçuların
Bedenlerini sergileyenler bu memlekette örnek alınıyor.
Kadınlar onlar gibi olabilmek için bütün güçleriyle yarışıyorlar.
Bazı kanallarda bedenini sergileyen, dans eden, şov
yapan, Allah a isyan eden; seyredenlere de isyan etmeyi öğreten kadına o
televizyon kanalının sahibi iki saatliğine 20.000 dolar veriyorlarmış. Haftada
iki saatliğine 20.000 dolar ayda 80.000 dolar. Onlar aşıldı. Başka plan ve
programlarla bu programlar şekil ve metot değiştirdiler. Yeni yetişen nesil
bunları duyunca ben de topçu olacağım. Ben de popçu olacağım diyor. Her gün
birileri sahneye fırlıyor. Nereden fırlıyorlarsa sahneye çıkıyor.
Çocuklar çileden çıktı. Ahlaki değerler rayından çıktı.
Sapıklık türedi.
O gençler ne için bağırıyor Niçin ağlıyor Niçin
kendilerini jiletliyorlar
Ne oldu bu Müslümanların zürriyetine
Felakete gidiyoruz.
Para için her mukaddesinden vazgeçen türedi bir nesil
türüyor.
Topyekûn bu gidişe dur demek için var gücümüzle karşı
koymak zorundayız.
Peki, ne yapalım
Öncelikle gençlerin ahlak ve sağlığını bozan sebepleri
tepeleyelim. Çünkü ahlaksızlığın çoğaldığı yerlerde sağlıksız vücutlar da
çoğalır. İsmi duyulmamış hastalıklar ortaya çıkar. Böyle olunca da nesil
emniyeti sağlanamaz hale gelir. Temiz hayat ve güzel ahlak, sağlığın
koruyucusudur.
Gençliğin ahlak ve sağlığını bozan davranışlar Müslüman
toplumda asla yer almamalıdır. Şu hususlara dikkatinizi çekiyorum:
Batı hayranlığı ve onlar gibi yaşama belası gençler
arasında hayranlık uyandırmıştır. Batıda aile bağları kuvvetli değildir. Orada
gençler ailesinden ayrılır. Yıllarca birbirlerini arayıp sormazlar. Gençlerimiz
onlar gibi olmamalıdır. Çünkü inancımız öyle bir yaşantıya asla müsaade etmez.
Bundan dolayı gençliğimiz batının fen ve tekniğini almak için yönlendirilmeli,
diğer kavramların hepsini elinin tersiyle itmesi sağlanmalıdır.
Maalesef Tazminat tan sonra Batı ya karşı toplumumuzda
bir sempati başlamıştır. Yıllar geçtikçe bu ilgi daha da artmış. Batıya karşı
olan bu sempati, zamanla yerini hayranlığını ve körü körüne taklit etme
düşüncesine bırakmış. Batının tekniğini ve sanayisini alacağımız yerde, onların
ahlaksızlıklarını seçmişiz, yaşantısını ve zevklerini almışız. Bir millet
inançlarından, geleneklerinden ve göreneklerinden koparsa dayanağını kaybeder,
boşlukta kalır. Böylece amaçsız, düşüncesiz, ruhi sıkıntılarla dolu, kötü
ahlakla ve sağlıksız bir vücutla orada burada vakit geçirir.
İnsan gençliğini, gücünü ve enerjisini nerede
tükettiğini, kimin için tükettiğini bile anlayamadan o güzelim gençlik dönemi
heba olur gider. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bugün toplumumuzda Batıdaki
gençlik gruplarını aynen taklit eden gruplar türemiştir. Bu türedilere
üzülmemek mümkün değildir.
Gördüğümüz olumsuzlukları körükleyen basının müstehcen ve
ahlaksız koludur. Bu ahlaksız yayınları ayakta tutanlar da bu milletin
ahlaksızlarıdır. Ülkemizde en büyük tahribatı zararlı neşriyat yapmaktadır.
Çocuklar ve gençler gazete ve televizyondaki ahlaksızlığı görüyorlar. Babası ve
annesi bile (bunlarla haşır neşir olduklarından) küçümsüyorlar. Sapık maceralar
yaşıyorlar ve cinayetler işliyorlar.
Olumsuz yaşantılarından dolayı gençlerimizin önemli bir
kesimi huzursuzdur, sağlıksızdır.
Milletimizin geleceğini parlak hale getirmek için önce
gençliğe sahip çıkmalıyız. Onların sağlığını, ahlakını, fikirlerini,
yaşantılarını bozan, darmadağınık eden kötülükleri ortadan kaldırmalıyız.