Genç sırtında günah yüklü bir çuval taşıdığını

hissediyordu. Eğer bu çuvalı boşaltabileceği bir çöplük bulsa hiç vakit

kaybetmeden yola düşecekti. Derdini anlayacak tek kişinin mahallenin imamı

olabileceğine inanıyordu ama ya günahı mahallenin diline dolanırsa ne

yapacaktı. Her şeyi göze aldı ve akşam namazından sonra mahallenin dert babası

olarak bilinen hoca Efendinin yanına gitti. Utangaçtı ve derdini nasıl

anlatacağını bilemiyordu. Neyse ki, adam anlayışlı biriydi ve ağzından almayı

başardı. Yirmi yaşındaki genç, arkadaşının teşvikiyle haram bir fiil işlediğini

fakat o günden sonra vicdanının hiç susmadan kendisini uyardığını anlatmış ve

arkadaşının sözlerini şöyle özetlemişti: Arkadaşım önce güvenimi kazandı sonra

bana genciz, dünyaya bir daha mı geleceğiz, hayatımızı yaşamalıyız dedi ve

etki altına aldı. Tabi günahımdan sorumluyum ama nasıl olduysa gaflet anıma

geldi Adam karşısındaki genci dinledi ve ona şu nasihatleri verdi:

1- Gençlik dönemi yaşamın en güzel fakat en meşakkatli

dönemidir. Genç nefsini kontrol etmekte zorlanacaktır. Böyle durumlarda içine

düştüğün haramın seni nereye götüreceğini düşün ve geri adım at.

2- Arkadaş arkadaşın aynasıdır. Kötü arkadaşın şerrinden

uzak dur. Onlara sadece hakkı tebliğ etmek için yaklaşabilirsin. Fakat iyiliğe

bir meyil yoksa hemen uzaklaş. Çünkü aksi bir durumda o seni kendi safına

çekebilir.

3- Yaşlılıkta tüketebileceğin şeyleri gençlikte

üretmelisin. Onun için boşa geçirecek vaktinin olmadığını aklından çıkarma.

4- Haramın verdiği haz geçicidir, ardından büyük bir

boşluk ve mutsuzluk ortaya çıkar. Sen ebedi saadete talip ol ve harama meyletme

5- Nefsin senin emrindedir. Ne zaman ki iraden zayıf

kaldı işte o zaman sen nefsinin emrine girer ve hataya düşersin.

6- En verimli çalışmalar gençlik döneminde yapılan

çalışmalardır.

7- Gençliğini Allah ın rızasına uygun geçirmeyi

başarabilirsen dünya ve ahiret hayatını kazanmış olursun.