Mukaddes kitapta yer alır Hz. İbrahim a.s. mın, oğlu Hz.

İsmail a.s. ı Allah yoluna kurban etme girişimi Vakit itaat, vakit teslimiyet

günüydü Hz. İbrahim a.s. emri duyduğu vakit en sevdiklerinden fedakârlık

etmesi gerektiğini duyduğu an, acaba neler düşünmüştü Emir bu, hani demiri

keser ya Emir ki, teslimiyetle bütünleşen ve sonunda yakın olmayı bildiren

ve müjdeleyen bir sonuca çıkar Her şeyin Allah tan geldiğine ve sonunda yine

O na döndürüleceğini bilenlerin hissettiği müjde Sevgi hissediştir, sevgi

fedakârlıktır, sevgi vazgeçiştir Sevgidir bıçak altına yatmak, bıçağı ele

almak Sevginin kestiği damardan kan çıkmaz eğer bıçak keserse Günün birinde

diye sınırlandırdığımız baba oğul iki peygamberin bıçakla, kurban etmek-

olmakla imtihanı her gün ağır öğütler verir bize En sevdiklerini Allah yolunda

kurban etmekten geçer ateşlerde yanmamak En tatlı canından vazgeçmekten geçer

İsmail olabilmek Ne kadar aşina olursa olsun kulaklarımız yine de dönüp bir

kez daha bakmakta fayda var

 Kurban yaklaştıkça

reklam panolarının hepsinde, radyo tv kanallarının hemen hepsinde, Cuma

namazı çıkışlarında dağıtılan el ilanlarında vs reklama dair her mecrada

Gelin  bu kurban, kurbanlarınızı .. a

bağışlayın diye ibareler mevcut Güzel, hakikaten güzel, dinleyin onların

sözlerini ve elinizden geldiği kadar söyledikleri yere gönderin kurbanlarınızı

Benim bir önerim var sadece;

Gelin Bu Kurban, Kurbanlıklarınızı Yardıma Muhtaç

Kimselere, Gerçek Kurbanımız Olan Canımızı, Mallarımızı, En Sevdiklerimizi,

Gerçek Yakınlaşmaya Ve İbrahim Liğe Vesile Kılması İçin Allah Yoluna Gönderelim

Her bayram ümmet olarak aynı gün bayrama girememenin

üzüntüsünü duymuşuzdur Bu bayram yine mümkün olamayacak dostlar. Neden mi,

çünkü Mısır aylar öncesinden girdi kurban bayramına Bayram namazını cennette

kılanların safında olamadıkta ondan... Yarım asırdır Filistin her gün kurban

bayramında Bu bayramda çocuklar gülmez pek, cennete kadar Ne hikmettir

cennette de hiç ağlamazlar

Bilinir mi bilmem, kurban sadece bir küçük ya da büyük

başı teslimiyetle boğazlamak mı Kurban, trançların, bonfile ve antrikotların

bir bir ayrılması mı Yoksa kurban, bıçak eldeyken Allah ım gerektiğinde bu

kurban gibi bende .. diyebilmek midir Kurban, sessiz kurbanlıkların her

teslimiyetli yatışında İsmail hatırasını düşünmek midir

 Kurban, kazılan

çukura akan kanlarla birlikte teslimiyetsizliklerimizi de akıtıp, geriye kalan

hayatta artık teslimiyetsizliği o topraktaki akan kanla gömmek midir Kurban,

yakın olmaksa eğer, en uzak kalan yanlarımıza bir adım yaklaşmak mıdır

Kurban, kaçan danaları bilmem kaç bin TL. gidiyor diye

kovalamak mı, yoksa bizden kaçan yakınlık hislerimizi nefes nefese kovalamak

mıdır Kurbanın, İsrail e duyulan nefrete İsmail olabilme yetkisi var mıdır Bu

söylenenlerin elbette bir takvime bağlı olduğunu biliyoruz değil mi

Yani bayram gelir ve hac mevsimi başlar Bayram günlerle

sınırlıdır, birkaç gün sonra biter Hac mevsimi biter, hacılarımız döner,

ticaret başlar, akla gelince ahh o topraklar diye iç geçirilir Gelin size

bitmeyen bir hac mevsiminden, çocuklarınızın en büyük temennisi olan bayram

hiç bitmese den bahsedeyim Bütün bir ömrü her şeyiyle Allah a kurban modunda

yaşayalım Bu bayram hiç bitmesin

Selam ve daim muhabbetle