Kamusal alanda başörtüsü yasağının bir genelgedeki bir

madde üzerinde yapılacak değişiklik ile son verileceği bizzat Başbakan

tarafından ilan dildi. Gerçi Başbakan yaptığı açıklamada hanım asker, polis,

hâkim ve savcıların bu özgürlüğün kullanım alanı dışında kalacaklarını söylemiş

olsa da kamunun diğer alanlarında şimdiye kadar kullandırılmayan bir hakkı

kullanılabilecektir. Başbakan ın yaptığı açıklama ile aslında inanç özgürlüğüne

yönelik başörtüsü engellemesi sınırlı bir şekilde hayata geçirilmiş oluyor ama

yapılan açıklamanın ardından CHP tabanında başörtüye sınırlı özgürlük konusu

bile laikliğin elden gitmesi, Atatürk Devrimleri nin tehlikeye girmesi şeklinde

yorumlanmaya devam ediliyor. Buna karşılık, Başbakan ın üniforma giymek zorunda

olanların başörtüsü kullanamayacağına özelikle vurgu yapmış olması muhafazakâr

tabanda başka bir tartışmaya yol açtı. Söz gelimi inancı gereği başını örtmek

zorunda olanların farklı sınıflandırmaya tabi tutulması, üniforma giyecekler

için inançlarının başörtüsü kullanmalarını emretmediği gibi bir anlayışı

gündeme getirmesi bile CHP tabanını tatmin etmemiş görünüyor. Böyle bir noktada

Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç ın başörtülü bir hanımın milletvekili

seçilebilmesi, daha doğrusu milletvekili seçildikten sonra milletvekili yemini

ederek TBMM de görevini sürdürebilmesini CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu nun

onayına bırakmış olması da ayrı bir çelişkidir. Belki, Sayın Arınç bu yaklaşımı

ile Kılıçdaroğlu nun insafa getirebileceğini düşünüyor olabilir. Ama, anayasa

çalışmalarının başından itibaren TBMM de grubu bulunan 4 partinin uzlaşması ile

yeni bir anayasa yapılamayacağı yönündeki kanaatimde yanılmamış olduğumu

görmenin verdiği bir rahatlıkla diyorum ki, Kılıçdaroğlu samimi olarak

başörtüsü yasağının her alanda kalkmasını istiyor olsa bile böyle bir gelişmeye

katkı sağlaması pek mümkün görünmüyor.

Bugün CHP ye oy veren bir kesim inancı gereği başını

örtenlere karşı tepkili, tepkinin de ötesinde öfkelidir. Demokrasi ve insan

haklarını dillerinden düşürmeyenler nedense konu inanç özgürlüğüne gelince

kendileri ile çelişmeyi rahatlıkla göze alabilmektedirler. Bunu sokakta

karşılaştığınız bazı kişilerle yapacağınız kısa bir konuşmada görmeniz

mümkündür. Başörtüsü konusunda en insaflısı bile Başlarını örteceklerse ninem

gibi örtsünler şeklinde bir yaklaşım sergiliyor. Yani, başörtüsünün serbest

olabilmesi bazı CHP yandaşlarına göre ancak nineleri gibi örtünmekle mümkün

olabilir. Bu tiplere sakın, Siz niye nineniz gibi olsa da örtünmüyorsunuz da

inancı gereği başını örtmek isteyenlere nasıl örtünmeleri gerektiğini dayatmaya

kalkıyorsunuz demeye kalkmayın. Onlar laiklikleri gereği başlarını

örtmediklerini söyleyip tartışmanın içinden çıkmaya çalışacaklardır. Ve yine

laiklik gereği başların örtmediklerini söyleyenlere, Peki, nedir bu laiklik

Laiklik başörtüsü takmaya yasak mı getiriyor diye de sormayın. Onlar için

esas olan Batılılara benzemek, onlar gibi giyinmek, onlar gibi hayat sürmektir.

Onlara Batılılar ile aramızda çok önemli dini ve kültürel farklar olduğunu,

inanan insanların Batılılara her konuda benzemeye kalkışmalarının mümkün

olmayacağını anlatmaya da çalışmayın. Çünkü sonuç alamazsınız.

Sonuç olarak, eğer başörtüsünün önündeki engellerin her

alanda kalkmasının onayı CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu nun onayına kalmış ise,

bu alanda tam bir çözüm mümkün olmayacak demektir. Yukarıda da belirttiğim gibi

bu yönde destek vermeyi Kılıçdaroğlu gerçekten istiyor olsa bile tabanının

tepkisini göğüslemeyi göze alamaz. Çünkü, ülkemizde sayıları az da olsa bir

kesim var ki, hanım ve beylerin inançlarını yansıtacak bir kıyafet ve şekil ile

sokakta görünmelerine tahammül edemiyor. Siyah pardösü giymiş hanımlara yönelik

bazı nitelendirmeleri sıkılmadan karşısındakinin yüzüne söylemekten çekinmeyen

insanların bulunduğu bir ülkede inanç özgürlüğünün önündeki engeller CHP ile

birlikte aşılamaz. Aynı şekilde her alanda özgürlüğü esas alan yeni bir anayasa

yapımı da CHP mutabakatına kalmış ise sonuç alınamaz.

Bu noktada yanılmış olmayı, Sayın Kılıçdaroğlu nun

tabanını ve Meclis grubunun bir bölümünü karşısına almayı göze alarak adım

atmasını gönülden ister ve samimi olarak Sayın Arınç ın beklediği tavrı

sergilerse alkışlarım. Dilerim yanılırım da CHP nin katkısı ile de olsa inanç

özgürlüğünün önündeki tüm engeller kalkar.