İnsanlar ne kadar uğraşsalar da Refahlılar inandıkları
dava doğrultusunda mücadeleye ara vermeden devam ediyor; insanlara sürekli Adil
Düzeni ve Milli Görüş ü anlatıyorlardı. Bazen teşkilat içinde nahoş şeyler de
duyulmuyor değildi elbette. Özellikle Reis in Morton Abramowitz le görüşmeleri,
belediye başkanı adayı olabilmek için il yönetiminin Erbakan Hoca ya
söyledikleri vs. sürekli kulaktan kulağa yayılıyordu. Üzerinde durulmuyordu bu
konuların ama yine de bir köşeye not ediliyordu işte.
Karadenizli iş adamlarında bir tanesinin anlattığı bir
olayı ben de bizzat kendisinden dinlemiş ve şaşırmıştım bir zamanlar.
Dinlediklerim hatırlayabildiğim kadarıyla şöyleydi:
Reis yanında Mustafa Baş ile birlikte bu işadamının
yanına gitmiş ve teşkilata yardım talebinde bulunmuş. Bu arada sohbet
koyulaşmış ve Adil Ekonomik Düzen ile ilgili bir şeyler anlatmışlar işadamına.
Sohbetin bir yerinde işadamı: Ya Reis deminden beri bana bir sürü şey anlattın
Adil Düzen ile ilgili olarak ama ben pek bir şey anlamadım bundan. Şunu daha
açık bir şekilde anlatamaz mısın Abi ben de pek anlamıyorum ama Hoca böyle
anlatıyor biz de ondan anladığımızı size aktarıyoruz . İyi de nasıl
gerçekleşecek bu Adil Düzen . Abi ben de inanmıyorum Adil Düzenin
uygulanacağına ama ne yapalım ki Hoca sürekli bu konuları anlatıyor. Ona bu
düşüncemizi söyleyemiyoruz .
Seçimlere artık sayılı günler kalmıştı. Hummalı bir
faaliyet vardı teşkilatlarda. Son afişler gelecekti. Herkes nasıl bir afişin
geleceğini merak ediyordu. Nihayet afişler ellerine ulaşmış herkes merakla
üzerinde ne yazdığına bakıyordu. Okuyanın gözleri sevinçle parlıyor, şevkle
fırça ve kovayı kapıp kendisine verilen bölgeye doğru hızla gidiyordu
Minik bir tebessüm
This is Amerikan Technology
Amerikalılar yeni bir uçak geliştirmiş. Suudi kralı
uçaklardan sipariş vermeye karar vermiş ama önce bir deneme istemiş.
Amerikalılar Suudi Arabistan a uçaklarından bir adet getirip Arap pilota teslim
etmişler.
Arap pilot uçağa binip havalandırmış. Bir süre uçtuktan
sonra gösterinin bir parçası olarak; uçağın dört motorundan biri patlamış.
Uçağın gösterge ekranında bir yazı belirmiş:
Don t panic! This is Amerikan technology! (Panik
yapmayın! Bu Amerikan teknolojisidir!)
Pilot uçağında problem olmadan uçmaya devam ettiğini
görünce rahatlamış. Biraz sonra gösterinin ikinci aşaması başlamış. Uçağın bir
motoru daha patlamış. Yine ekranda yazı:
Don t panic! This is Amerikan technology!
Pilot yine rahatlamış. Biraz sonra uçağın kalan iki
motoru birden patlamış. Pilot paniklemeye başlıyormuş ki; yine ekranda yazı:
Don t panic! This is Amerikan technology!
Tam bu sırada uçak otomatik pilota geçip, hiç motoru
kalmamış uçağı yumuşak bir şekilde yere indirmiş. Suudi kralı gösteriden çok
memnun kalmış. Hemen yüz tane sipariş edecekmiş ki; çıkarılan fatura dudak
uçuklatan cinstenmiş. Kral fiyatı fazla bulup siparişten vazgeçmiş ve Arap
mühendislere bu teknolojide uçak yapmaları için emir vermiş.
Uzun süren çalışmalar sonunda Araplar uçağı yapıp bir
tanıtım düzenlemişler. Tanıtıma Amerikalı firmanın yetkilileri de davet
edilmiş. Suudi kralı jest olarak uçağı Amerikalı bir pilota teslim etmiş.
Arap sermayesiyle yapılmış uçak havalanmış. Biraz sonra
planlandığı gibi uçağın bir motoru patlamış. Uçağın ekranında bir yazı
belirmiş:
Don t panic! This is Saudi Arabic technology! (Panik
yapmayın! Bu Suudi Arabistan teknolojisidir!)
Amerikalı pilot bakmış. Aa bizim uçağın aynısı
yapmışlar. diye düşünmüş... Hiç panik yapmamış. Biraz sonra yine planlandığı
gibi ikinci motor patlamış. Yine ekranda yazı:
Don t panic! This is Saudi Arabic technology!
Pilot gayet sakin... Biraz sonra planda olmayan bir
şekilde uçağın kalan iki motoru patlamış. Amerikalı pilot geriye yaslanmış.
Kendi uçaklarındaki gibi; otomatik pilotun uçağı yumuşak bir şekilde yere indirmesini
beklerken... Ekrandaki yazı dikkatini çekmiş:
Please repeat after me: Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve
eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü. (Lütfen benden sonra tekrar et:
Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü)
İlgilisine notlar:
İftar sofralarının vazgeçilmezi Coca Cola Türkiye de
2014 yılının ilk yarısında satışını yüzde 5,4 büyüterek 297 milyon ünite kasaya
ulaştırmış. Ee içiliyor ki satılıyor!!!
Eyüp Sultan ı, Sultanahmet i, Eminönü nü gezenler
anlıyorlar ki Müslümanların Filistin, Mısır, Suriye vs. gibi dertleri yok varsa
yoksa iftarı nerede, nasıl, kaça yaparız.
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul, görmedim
kolanın olmadığı bir iftar sofranı.
Kim derdi ki; minik bir çocuk eline bir taş alacak ve
onu dünyanın en gelişmiş! ordusuna atacak ve o ordunun askerlerinin o taştan
ödleri patlayacak.