Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
İnsanı efendiler, köleler diye ikiye ayıran düzen, gayr-i meşrudur. Adaleti değil, millete zulmetmeyi esas alan düzen, gayr-i meşrudur. Ahlâki ve manevi tahribata, ekonomik yıkıma, İslam Birliği’ne değil, ırkçı emperyalizmin dünya hâkimiyetine yol veren düzen de gayr-i meşrudur. Faiz, haksız vergiler, hırsızlık, gasp, kumar ve rüşvet gibi yollardan elde edilen gelirler gayr-i meşrudur. Sayın Erdoğan ve kadrosunun inatla yürüttüğü, faizci kapitalist zulüm düzeni gayr-i meşrudur. Erdoğan ve ekibinin yürüttüğü bu düzen; ırkçı emperyalizmin finans kapitalizminden başka bir düzen değildir. Bu kapitalist ekonomi, milletimizin saadet ve refahını sağlamak yerine, bir grup azınlığın saadet ve refahını esas alan rant ekonomisi demektir. Sayın Erdoğan’ın, milletin vergi yükünü artırırken, faiz gelirlerini vergi dışı bırakması, yürüttüğü rant ekonomisinin icabıdır. Türkiye’mizi zayıf düşüren, sömüren, borca esir eden bu ekonomik düzeni çok iyiymiş gibi gösterip, zulüm politikalarını aksatmadan yürüten Sayın Erdoğan ve ekibi, en fazla oy aldığı Karadenizlinin fındığına 82 lira taban fiyat veriyor, güya bu fiyatla üreticiyi enflasyona ezdirmemiş, emekliye zam yapmayarak da, aslında onların refahını artırmış oluyor! Zihniyet bu…
EZİLİYORUZ
Sayın Erdoğan ve ekibi, adil bir ekonomik düzen yürütmediği için milletimiz eziliyor ve yok olmaya doğru gidiyor. Yürütülen bu rant ekonomisinin, millete zerre kadar merhameti yoktur.
Nasıl eziliyoruz? Bunun için, gayr-i meşru bu rant ekonomisinin özelliklerini bilmek gerekir.
1-Vergi, zam, faiz, düşük ücret ve düşük taban fiyatları vasıtasıyla, halkın sahip olduğu bütün imkânlar elinden alınıyor.
2-Kur, faiz oranları ve enflasyon politikaları vasıtasıyla, halkın imkânları iç ve dış rantiye gruplarına aktarılıyor.
3-Bütçe “Denk Bütçe” esasına göre değil, açık verecek şekilde yapılıyor. Bütçe açığı da yüksek faizli borçlanma ile karşılanıyor.
4-Uygulanan rant ekonomisi sonucu, üretim artmıyor, temel ihtiyaç maddeleri ithal edilerek, imkânlar başka ülkelerin üreticisine aktarılıyor.
5-İç ve dış borçların sürekli artmasıyla ülke kaynakları faize gidiyor. Millet fakirleşirken faizciler daha zengin hale geliyor.
6-İşsizlik artıyor, gelir dağılımı bozuluyor.
7-Özelleştirme adı altında, milletin tasarrufları ile oluşturulmuş milli kuruluşlar şaibeli bir şekilde yabancı ve yerli tekellere haraç mezat satılıyor ve topyekûn küresel sermayenin eline teslim ediliyor.
8- Merkez Bankası bankaları fonluyor, bankalar da devleti ve milleti hortumluyor.
9-İsraflar ve atıl yatırımlar ile ülke çökertiliyor. İşte bu, gayr-i meşru rant ekonomisi ile eziliyoruz. Bu rant düzenini inatla kim yürütüyor? Elbette ki Sayın Erdoğan ve ekibi yürütüyor. Sayın Erdoğan ve ekibi, bu gayr-i meşru faizci kapitalizmi niçin yürütüyor? Bunun tek doğru cevabını yine Sayın Erdoğan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan biliyor.
MİKROPLAR
Gayr-i meşru rant düzeninin beslendiği mikroplar vardır. Bu mikropları tanımadan, tedavi mümkün olmaz. Bu mikropları tanımaya çalışalım.
1-Faiz. Faiz, aslında bir Siyonizm vergisidir. Temelinde ekonomik yıkım ve fesat vardır. Faiz üretenin tüketme hakkını elinden alıp Siyonizm’e aktarmaktır. Faiz zulümdür. Allah’a ve ahiret gününe inanan hiçbir kimse, faizi ekonomik bir araç olarak görmez. Çükü Allah faizi, haram kılmıştır. İnsanların mallarında artış olsun diye verilen faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını dileyerek verilen zekât malı bereketlendirir. Faiz fakirlik, zekât ise zenginlik demektir. Faiz, insanları gerçekten çalışıp kazanmaktan ve üretimle meşgul olmaktan alıkoyar.
2-Hırsızlık ve gasp, doğrudan doğruya mülkiyet hakkına tecavüzdür. Ürettikleri mallarını bu yollarla ellerinden kaptıranlar, bir daha üretime başlamak ve iş sahaları açıp çalıştırmak istemezler. Karşılığı olmayan para basmak hırsızlıktır, düşük taban fiyatları da emek gaspıdır.
3-Kumar ve benzeri oyunlar, kolay kazanma yolları olduğundan, fertlere bedavadan kazanma fikrini aşılar ve toplumu ifsat eder. Milli Piyango, İddaa gibi bahis oyunları üzerinden gelir elde etmeyi meşru sayan zihniyet ve düzenler gayr-i meşrudur.
4-Haksız vergiler. Adil devlet, vergileri haklı kaynaklardan alan devlettir. Tüketim ve ücretlerden alınan vergilerin tamamı haksız vergilerdir. Adil verginin haklı kaynağı, üretim ve servettir.
5-İsraf. Bu kaynakların ölü yatırımlara aktarılmasıdır. Bu ve benzeri mikroplar, fert ve toplumun refah ve saadetini engeller. Sayın Erdoğan ve ekibi, bu mikropları ilaç diye sunan bir köle düzenini yürütüyor. Hesap gününde, böyle bir düzeni yürütmenin hesabı, çok zor verilir. Bilinmelidir ki yapmaya çalıştığımız şey, tenkit değil uyarmak, nasihat ve ıslah etmektir.
ÇARE
Çar vardır, ilaç Milli Görüş’tür, Adil Düzen’e geçmektir. Maruf bellidir, münker bellidir. Helal bellidir, haram bellidir. Hak bellidir, batıl bellidir. Hayır bellidir, şer bellidir. Önce ahlâk ve maneviyat esas alınmadan fert ve toplum, huzur bulamaz. Reel ekonomiye geçmek, Türkiye’yi bütünüyle kalkındırmak, adil bölüşüm ve herkesin refahını sağlamak sadece Milli Görüş’le olur. Bunu sağlayacak olan da, milli heyecana ve başarma aşk ve azmine sahip, bilgi, plan, program, takip, intaç sistemini disiplinle yürütecek Milli Görüş kadrosudur. Bu kadro; milletin kaynaklarına güveneceği, onları harekete geçireceği için başarılı olacaktır. Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye faizle, haksız vergilerle, israfla kurulmaz. Önce ahlâk ve maneviyatla, üretimle, sanayileşmekle, yüksek teknoloji kullanımıyla kurulabilir. Bir toplum, mikroptan başka ilaç tanımaz, geçek ilacı yok sayarsa zilletten kurtulamaz. Selam hidayete tabi olanlara…