Ay takvimine göre Ramazan ayında oruç tutmamız, dinimizin bölgesel bir din olmayıp evrensel bir din olduğunun işaretidir.

Eğer güneş takvimine göre her sene aralık ayında oruç tutsa idik bizim için çok kolay olurdu. Ama dünyanın bir başka yerinde Aralık ayında Ağustos sıcağı ve uzun günlerde oruç tutanlar olacaktı ve her sene biz serin ve kısa günlerde onlar da uzun ve sıcak günlerde oruç tutmuş olacaklardı.

Ay takvimine göre oruç tutmamız nedeniyle bazen biz kışta onlar yazda, bazen biz yazda onlar kışta, bazen kışla yazın barıştığı baharda veya güzde oruç tutarak dünyada adalet sağlanmış olur.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen rahmet peygamberinin ümmeti rahmet olup yağarken bölge, ırk, renk, din, dil ayırımını yapmadan yağar.

Kâfir kapitalist güçler, tıka basa yiyebilmek, oburluktan geberebilmek için birbiriyle yarışırken, Müslüman insan onların yarıştığı şeyi yememek ve kullanmamakla onlara ders verirken, yiyecek ve içeceklerini fakir insanlara dağıtarak yardımda bulunur.

Oruç deyince bazı kişiler, belirli saatlerde aç kalmak diye anlamaktalar. Peygamber Efendimiz "Yalanı bırakmayanın orucuna Allah muhtaç değildir." (Buhari, K. Sıyam, Hadis No: 1783) buyurarak orucun yalnız maddi olarak yemek, içmek ve cinsi temasdan uzak kalmak olmadığını yalandan, iftiradan gıybetten. Küfürden, insanları kırıcı hertürlü çirkin sözlerden uzaklaşmak gerektiğini ifade etmiştir.

Toplumda fuhşun yayılmasını önleyici tedbirlerden olarak orucu tavsiye etmiştir peygamber efendimiz (Buhari K. Siyam Hadis no: 1786)

Şeytanın, insanın kan damarlarında dolaşabileceğini ve insanı kötülüklere sevkedebileceğini onun yollarının oruçla daraltılabileceğini haber vermiştir. (Ayn-ül-ilim Aliyyülkari 1/170 )

İnsanlara iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak için çıkarılan İslâm toplumunun fertleri, haram lokmadan sakındığı gibi helal lokmaya bile el uzatmama eğitiminden geçer. Kan damarlarından beynine ve tüm vücuduna zarar verecek şeyleri oruçla engeller.

Zinaya meyletmediği gibi kendi helaliyle bile belirli saatlerde cinsel ilişki kurmamaya alıştırır kendini.

Hak yolda yürüyen insanları sapıtmak için yapılabilecek göz ve gönül alıcı teklifleri elinin tersiyle itme eğitiminden geçer.

Başına gelebilecek bela musibet ve işkencelere karşı sabır taşını yutmuştur. Efendimiz "Oruç sabrın yarısıdır" (Tirmizi K. Davut 86) buyurmuş ve keşif kolu gönderirken tayin ettiği komutan hakkında "Bu en hayırlınız değil, ancak açlığa ve susuzluğa en fazla dayananınızdır" buyurmuş (Müsned, Ahmed b. Hanbel 1/178)

Oruç tutan Müslüman, sabır taşını yutan ve onu bütün hücrelerine kadar yerleştiren insandır.

Müslüman, oruçla hem ruhundaki manevi kir olan günahları, hem de bedenindeki hastalıkları ve fazlalıkları temizler. Efendimiz: "Her şeyin bir zekâtı vardır vücudun zekâtı (temizlenmesi) ise oruçladır" buyurmuştur.(Mecmeu-z-evaid 3/182)