Yapılan son açıklamaya göre çatışmaların başından bu yana
Suriye’de hayatını kaybedenlerin sayısı 46 bini geçmiş. Buna her gün yüzlerle
ifade edilen yeni ölümler ekleniyor ama kendilerini dünyanın jandarması olarak
gören ABD ve Rusya gelişmeleri seyretmekle yetiniyor. Belli ki ölümler
karşısında hiçbir sıkıntı duymuyor, olayların önlenmesi gerektiği gibi bir
duyguya sahip değiller. Aslında iki ülkenin bu tutumunun fazlaca yadırganacak
yanı yok. Ölenler kendilerinden olmadığı, sömürülerini engellemediği sürece
onlar için insan hayatının fazlaca bir önemi olmadığını biliyoruz.
Bu köşede Suriye konusunda olayın başından itibaren Rusya
ile ABD’nin açıklanmamış ortak hareket içinde olduklarını yazdım. Bugün gelinen
noktada da durumda bir değişikliğin olmadığı görülüyor. İşin üzüntü veren yanı
ise Esad’a daha iki yıl süre tanıyan teklif konusunda Rusya ile ABD’nin
anlaşmış olması. Esad’a yapılan teklifin mahiyeti medyaya da yansımış durumda.
Dünkü gazetelerde yer alan habere göre, Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap
Birliği Suriye Özel Temsilcisi İbrahimi önceki gün Esad ile yaptığı görüşmede
bir çözüm planı sunmuş. ABD ve Rusya’nın onay verdiği plana göre Beşar Esad
2014 yılına kadar iktidarda kalacak. Kurulacak geçiş hükümeti seçimlere kadar
ülkeyi yönetecek. Esad 2014 yılında yapılacak seçimlerde aday olmayacak, bunun
karşılığında uluslararası ceza mahkemesinde yargılanmaktan kurtularak, üçüncü
bir ülkeye güvenli bir şekilde gitmesi sağlanacak.
Haberi okurken dehşete düştüm. İlk aklıma gelen Rusya ve
ABD’nin 46 bin kişinin ölümünden sorumlu bir kimseyi yargılanmaktan kurtarma
hakkını nereden aldıkları oldu. Hem de böyle birine 2 yıl daha iktidarda kalma
garantisi veriliyor olmasını hiçbir insani değerle izah edemedim. Belli ki gücü
ellerinde bulunduranlar insani değerleri de kendilerine göre belirliyorlar.
Bereket Beşar Esad Rusya ve ABD onaylı Türkiye kaynaklı
olduğu ileri sürülen bu planı kabul etmemiş. Etseymiş 46 bin cinayetin üzeri
örtülecek… Ne adına örtülecek Kimyasal silah kullanmasını engellemek adına mı
Esad’a 2 yıl süre tanıyan planı onaylayanlardan Rusya Esad’ın hiçbir zaman
kimyasal silah kullanmayacağını her fırsatta açıklıyor. Bir bakıma dünyaya bu
hususta güvence veriyor. Bu güvenceye güvenip güvenmemek ayrı bir konu.
Bir başka hususa daha dikkat çekmek istiyorum. Ülkemize
Patriot füze sistemlerinin yerleştirilmesine Rusya başından beri karşı çıkıyor.
Ancak, bu karşı çıkışın düşük dozda oluşu da dikkatlerden kaçmıyor. Sanki
bölgemize yönelik ABD ve Rusya gizli bir anlaşmayı uygulamaya koymuş
görünüyorlar. Ruslar Patriotları kendileri için gerçekten tehlike olarak
görüyor olsalar tepkileri böylesine yasak savma kabilinden olabilir mi Ayrıca
Patriot kararının ardından Putin Türkiye’ye gelerek nükleer santral yapımı
konusunda ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkmasını
hedefleyen anlaşmalar imzalıyor. Patriotlar Rusya için gerçekten tehlike
oluştursa bu anlaşmalar yapılabilir mi
Her ne ise derdim kafa karıştırmak değil. Geçmişte dünyanın
ABD ile Rusya arasında menfaat alanlarına ayrıldığını, yani paylaşıldığını
biliyoruz. Bu anlaşma soğuk savaşın sona ermesi ile bozulmuş gibi görünürken
yeni dengeler gündeme gelmeye başlamış olabilir. Kim bilir Çin tehlikesine
karşı ABD ve Rusya yeniden kol kola girmişlerdir.
Ne var ki, güçlü ülkelerin aralarında anlaşmaları da, tek
güç kalmaları da diğer ülkeler için tehlike oluşturuyor. Esad’a sunulan ve iki
yıl daha iktidarda kalması öngörülen planı başka türlü izah etmek mümkün mü