1975–1979 yılları arasında yoğun yaşadığım kentlerden biridir Erzurum. Bütün ruhuyla soluduğum, sokaklarını dolaştığım, insanını bildiğim, sevdiğim, ısındığım bir kent. Erzurum’dan ayrıldıktan, uzun yıllar aradan sonra bundan beş yıl önce şöyle bir ayaküstü uğramıştım. Bir de Aşkale Anadolu Gençlik Dergisi’nin daveti ile gene üstad Necip Fazıl üzerine bir konferans vermek üzere gitmiş, Aşkale’de gecelemiş, şöyle bir teşehhüd miktarı Erzurum’a uğramıştım. Erzurum ile bağım orada bulunan gönül dostlarımla hep sürdü. Başta Rıdvan Canım, Mehmet Törenek, Erdoğan Erbay ve kimi dostlarımla.

Yolculukları severim. Ancak son beş yıldır kısıtlandım zorunlu olarak. Arada bir fırsat ve güç buldukça, kendimi de zorlayarak uzun yolculukları ancak uçak ile yapabiliyorum.

Erdoğan Erbay Hoca epey bir zamandır Erzurum’a davet edip duruyordu. Sevgili kardeşim Adem Polat da çağırıda bulunuyordu. Erdoğan Erbay Hoca üstad Necip Fazıl ile ilgili davette bulundu, hayır diyemedim. Aziz dostum Osman Bayraktar ile birlikte bu davete katıldık.

Erdoğan Erbay Bey’in daveti ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi-Şehirder organizasyonu olan: “Bir fikir ki sıcak yarada kezzap” vurgulu bu toplantıya doğru yol aldık. Anadolu Gençlik Derneği Teşkilatlanma Başkanı İsmail Bey art arda telefonla beni aradı karşılamaya gelmek istediğini söyledi. Toplantının organizatörlerinden Şehirder Başkanı Murat Ertaş Bey karşıladı. Billboardlarda programımızın afişleri yoğun olarak vardı.

Tebriz Kapı’da Mehmet Özger, Erdoğan Erbay’ın katılımıyla soluklandık. Ardından Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi’nde Mehmet Emin Öz Bey’i ziyarette bulunduk, orada dostlar ile buluştuk. Edebiyat fakültesine gittik. Yolda Erzurum’un o fırtınalı kış günlerinde bizler minibüslerle çarşıya giderken, elinde çantasıyla, üniversiteden kente yürüyen Muhammed Hamidullah Hoca geldi gözlerimin önüne. Biz okula başladığımızda ağaçlar bodurdu. Şimdi oldukça büyümüş. Fakülteye, öğretim görevlilerinin olduğu kata girince bütün hocalarımızın odalarını anımsadım. Kaya Bilgegil, Orhan Okay, Hüseyin Ayan, Celal Tarakçı, Halûk İpekten, Muhan Bali, Şerif Aktaş, Yavuz Akpınar, Efrasyap Gemalmaz, alt katta asistan olarak gelen Turgut Karabey, Recep Toparlı ve Mustafa İsen Hocalar… Mehmet Törenek Orhan Hoca’mın odasında. Sınıflarımıza gittik, katları dolaştık bir dört yıl anılarıyla gözlerimin önünde geldi geçti. Biraz soluklandıktan sonra Abdurrahman Gazi’ye yollandık. Orada konaklarken sevgili dostum Rıdvan hüzünlü gözlerle kentin mezarlığına baktı: “Üstadım bak şu kabristanda ağaçların bulunduğu yerde kırk yıllık yol arkadaşım yatar” dedi. Müyesser Hanımın uzun yıllar süren çileli yolculuğuna erinmeden, kahırla yolculukta bulundu Rıdvan.

Yaklaşık bin kişilik olan, ara boşluklara oturanların ve ayakta kalanların olduğu bir salonda bulunduk. Modern bir salon. Oturum başkanlığını Rıdvan Canım yaptı. Konuşmacılar ben, Osman Bayraktar ile Erdoğan Erbay idi. Toplantı nasıl başladı, nasıl bitti farkında olmadık. Yoğun ilgi, sorular ve sohbet ile üstad Necip Fazıl’ı anmak, anlamak ve anlatmak ayrı bir duygu. 1975 yılında Erzurum’a konferans vermeye geldiğinde benim de gecede şiir okuduğum üstad Necip Fazıl’ı konuşmak benim için farklı anlamlar içeriyor. Üstadlarımızdan beslenerek bugüne geldik. Bugün şükürler olsun ki bizler onların işgal ettiği yerlerdeyiz, onları anlatıyoruz. Bundan daha onur verici bir durum olmasa gerek.

Kente girdiğim andan itibaren, adım adım gezdiğim yerlerin kimi yerleri vurgulu olarak belleğimde duruyor. Birçok şeyin değiştiğini, kentin asıl özünün büyük bölümünün yittiğini gördüm.

Modern kent tutkunu veya kimi çıkarcıların, güya bir kenti yeniledikleri savıyla yaptıkları yıkımın ne kadar büyük olduğunun farkında bile değildirler. Bir kent modernleştirilecekse, şehrin ruhunu ve özünü bozmadan, kent dışında yeni bir kent kurmayı neden düşünmüyorlar Bir kent; insanı, çarşısı, pazarı ile bilinir, tanınır, anlaşılır.

Bu sınırlı sayfada adını anamadığımız kimi dostlarıma selam ve sevgilerimi sunuyorum. Güzel ve bereketli bir yolculuk ve bir programdı. Bizi dinlemeye gelen hocalar, kent halkı ve sevgili gençlere selâm olsun.