İnsan gelecek hakkında fikir sahibi bir varlıktır. Bu fikirler süreç içerisinde insanın tecrübelerinden hareketle ortaya çıkan öngörüleri içerir. İnsanın öngörülerinde isabetli olmasının birçok sebebi vardır. Bu sebeplerin başında kuşkusuz öngörü sahibinin doğru bir idrake sahip olması gelir. Doğru idrak beşer bazında dünya için iyi ya da kötü emelleri olanların planlarını bilmeyi gerekli kılar. Bu planlara karşı yılmadan mücadele etmek ise tahkik seviyesine ulaşmış bir imanın neticesidir. İşte son yıllarda siyasi olarak fikirlerini benimsesin ya da benimsemesin bütün milletin atıf yaptığı Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN tam bu tanımlamaya uyan istisnai şahsiyetlerin başında gelmektedir. Hem son üç yüz yılı aktif olarak yöneten dünya güçlerini iliklerine kadar bilen hem de onlarla mücadeleyi son nefesine kadar devam ettiren bir liderin adıdır ERBAKAN…

Muhtemelen, Siyonist Hareketi rahmetli ERBAKAN’dan daha iyi bilen insanlar vardır. Muhtemelen kendi hareketi içerisinde dahi melun hareketi daha iyi bilenler var olmuş ve var olacaktır. Ancak mesele bilgi ile alakalı değildir. Bu kadar köklü bir yıkım hareketini bilip onunla mücadeleyi son nefese kadar devam ettirmek tam bir iman meselesidir. İmanın hareket ve bilgi ile birleşmesinden ise dava ortaya çıkmaktadır. Hayatını bir dava olarak yaşayan bir liderin adıdır ERBAKAN…

Doğru bir idrakin sonucunda ortaya çıkan fikirlerin ölümsüzlüğü vardır. Doğru daim var olur ve varlık tamamı ile doğrudur. Bu yüzdendir ki doğru bir öngörünün, tahakkuk etmemesinin imkânı yoktur. Son yıllarda ortaya çıkan “Erbakan Demişti” “Erbakan Bunu Öngörmüştü” gibi ifadelerin dayanağı ERBAKAN’ın zekâsı değil, idrak ve imanıdır.

İnternet çağının gelip geçmeye yüz tutması Siyonist hareket konusunda bilgilerimizi artırmamıza zemin hazırladı. Son dönem siyasilerin dilinde dolaşan “ÜST AKIL” ifadesi tam olarak Siyonist Harekete tekabül etmektedir. Muhtemelen “ÜST AKIL” kavramını kullananlar, devletin verdiği imkânlarla bu aklın kim olduğunu en iyi bilenlerdir. Ancak mücadele edememe ve son çizilen haritalar dikkate alındığında teslim olmanın gerekçesi bilgi ile değil idrak ile alakalıdır. Düşmanı doğru idrak etmek her zaman zafer doğurmasa da en yüksek mertebede bir mücadeleyi zaruri kılar.

Irak’ın kuzeyinde ortaya çıkarılmak istenen durumu tam 25 yıl önce meclis kürsüsünden haber veren rahmetli ERBAKAN’a o günlerde hayalperest diyenler, komplocu diyenler ve ne yazık ki o konuşmada “Yaşa Büyük Mücahid” diye nara atanlar bu gün dövecek diz aramaktadır. Ancak yine aynı yıllarda uyarılarının dikkate alınmaması durumunda dövülecek dizlerinin dahi kalmayacağını ifade edende ERBAKAN olmuştur.

FETÖ konusunda “Çocuklarınızı bunların dershanesine vermeyin Siyonist harekete asker yetiştirmeyin” ifadeleri ERBAKAN’a aittir. ERGENEKON konusunda “Alınanlar Milli Paşalardır (bir kısmını kast ederek) yerine getirdikleriniz kimlerdir aman ha dikkat” diye ifade eden yine ERBAKAN’dır. Suriye konusunda “Merkezi Hükümetle irtibatı koparmayın birlikte hareket edin” diyen yine ERBAKAN’dır. Açılım sürecinde “Bırakın açılım süreci hikâyelerini ağzınızdaki baklayı çıkarın ülke bölünmeye gider” diye uyaran yine ERBAKAN’dır.

Ve onlarcası… Onlarca mesele ve onlarca doğru çıkan öngörü… Hâlâ zihninde soru işareti olan var ise beri gelsin…

YALNIZ!!! Bugün EBAKAN’ın ismini kullanarak prim yapan kişilerin saklamaya çalıştığı bir gerçeklik var ki o da ERBAKAN’ın kendilerinin rant devşirdikleri oluşumlar hakkında ki ifadeleridir. Arşiv unutmaz diye bir ifade vardır. Süreç işliyor kendimize gelmemiz için belki de son virajı geçmek üzereyiz… Kabul etmesek de yok saysak ta son 15 yıllık iktidar için ERBAKAN’ın kurduğu cümleler ortadadır. Ne kadar gürültü koparılırsa koparılsın son 15 yıl bir projenin sonucudur. Bu ifadeler ve bu ifadelerden daha gerçekçi ifadeler kuran bizzat ERBAKAN’ın kendisidir.

Umut ediyoruz ki gelecek ERBAKAN’ı bir kez daha haklı çıkarmasın. Milli Görüş hareketi olarak bir müdahalede bulunmaz yahut bulunamaz isek ülke önce iç kaosa sonrada bölünmeye gideceğe benziyor. Artık suni gündemlerle kaybedecek vaktimiz yok. Devlet olarak millet olarak aklımızı başımıza almamız gerekiyor. İnsanlık olarak kaybediyoruz.

ERBAKAN’ın 1992 yılında yapmış olduğu tarihi konuşmada ifade ettiği sıralamada geriye kalan sadece İRAN ve TÜRKİYE devletleridir. Büyük ABD’nin son başkanın Şahin tavırları ve dış siyasete sert müdahale tehditleri sıranın bu iki devlete geldiğinin habercisi olmuş durumda. Bu yüzdendir ki iki devletin birlikte hareket edip bir çıkış mücadelesi başlatması gerekmektedir. Bu mücadele olmaksızın ve bu mücadele D8 vari bir oluşum tarafından uluslararası arenaya taşınmaksızın gelecek için iyi öngörüler de bulunmak nerede ise imkânsızdır.

Zaman “ERBAKAN DEMİŞTİ” demenin zamanı değil ERBAKAN’ın dediklerini yapma zamanıdır.