ERBAKAN Hoca, Siyonist-kapitalist emperyalizmin
Ortadoğu daki oyunlarının temelinde petrol olduğunu anlatır. (Davam, Necmettin Erbakan, MGV Yy. Sh. 125)
Davam adlı kitabında İslâm Birliği Davamız başlıklı bir konu vardır. Burada,
Batılıların İslâm dünyasını vampir gibi sömürdüğü anlatılır. Müslümanların el
birlik İslâm a sarılma görevi yanında, dünya gerçeklerinin de İslâm
Birliği ni kurma ihtiyacını zaruret derecesinde bir zorunluluk haline
getirdiğini açıklar. Bu bölüm, aynı zamanda Erbakan Hoca nın İslâm dünyasına
karşı sorumluluk, şuur ve ferasetini; dünya olaylarına hâkim bir lider olduğunu
da göstermektedir.
Irak taki olayların da kaynağı petrol dür. Bu görüşünü
1952 yılında doktora ve doçentlik tezini bitirdikten sonra Almanya Aachen
Technishe Hochchole sinde Prof. Schmidt ile, harp sanayinin temelini teşkil
eden füzeler ve Leopard tank motorlarının geliştirilmesi ile ilgili çalışmaları
sırasında tanık olduğu şu örnekle ispat eder:
Prof. Schmidt, harp içindeki Almanya nın en üst seviyede
araştırmalarını yapan Deutsche Luftfaht Forschung Merkezi nin en önemli
şahsiyeti idi. Dünyada ilk defa Alman ordusunun Avrupa dan yapılan atışla
Londra yı vurduğu V1-V2 füzelerinin keşfinde önemli bir rol oynamıştı. Bir gün
üniversitenin araştırma laboratuarında çalışırken benimle görüşmek istediğini
söyledi. Elinde, ESSO Petrol Şirketi Genel Müdürü Dr. Müller in gizli bir
konferansa davet kartı bulunuyordu. Bu konferansa kendisinin gidemeyeceğini,
ancak böyle önemli bir şahsın verdiği konferansta isminin yazılı olduğu masanın
boş kalmamasına da ehemmiyet verdiğini belirtti. Mümkünse bu konferansa kendi
adına benim gidip yerini almamı rica etti. Memnuniyetle kabul ettim. (A. g.
e., Sh. 128)
SÖMÜRGE RUHLU BATI
Sıkı kontrolden sonra konferans salonuna geçilir. ESSO
Şirketi Genel Müdürü Dr. Müller açış konuşması sırasında şunları anlatır:
-Sizleri her ne kadar Bugünkü Arabistan konulu bir
konferansa davet ettimse de bu davetin böyle takdimi konferansın gizliliği
sebebiyledir. Toplantının asıl maksadı şudur: Suudi Arabistan ın yeni petrol
bölgesi Dammam dan geliyorum. Amerikalılarla beraber dünyanın en zengin petrol
kaynaklarını bulduk. Amerika nın ve Avrupa nın önemli şehirlerinden seçilmiş
kimselerle yapılmasını programladığımız bu gizli toplantılarla, muazzam
servetin Batılıların yararına kullanılmasını nasıl temin edebileceğimizin istişarelerini
yapmak istiyoruz. Onun için bu zenginlik hakkında size kısaca bilgi verdikten
sonra aslında ben sizin tavsiyelerinizi dinlemek istiyorum. (A. g. e., Sh.
129)
Söz konusu kaynak dünya petrol rezervinin yüzde 20 sini
oluşturuyordu. Şimdi bu petrolü haksızca ele geçirmek için planlar yapılıyordu.
Ayrıca Müller konferansta Müslümanlık hakkında gerçekle ilgisi olmayan şeyler
anlatmıştı. Erbakan Hoca, Prof. Schmidt yerine katıldığı için susmak zorunda
kaldı: Ancak, reaksiyonumu hemen o gece Türkiye deki arkadaşlarıma kırk
sayfalık bir mektup yazarak duyurmak ihtiyacını hissettim. Batı, Körfez
petrolüne ilk günden beri hep bu gözle bakmıştır. Bu petrolü kendi kontrolünde
tutmaya her şeyden fazla önem vermiştir. (A. g. e., Sh.130)
1990 da yaşanan Körfez Krizi nin asıl sebebinin petrol
olduğundan şüphe yoktur. Çünkü dünya petrol rezervlerinin yüzde 10 u Irak ta
bulunuyordu. İran da Şah ın devrilmesinden sonra yeni yönetim Batı nın
denetiminde değildi. ABD, Körfez deki petrolden endişelenmeye başladı. Türkiye deki
üsleri kullanma talebinde bulundu. Çevik Kuvvet le Körfez i istediği zaman
kontrol etmeyi arzu ediyordu. Fakat Erbakan liderliğindeki Millî Görüş hareketi
buna şiddetle karşı çıktı. İşte, Batı nın 2. Dünya Savaşı ndan bu yana Körfez e
en büyük askerî yığınak yapmasının sebebi buydu.
HESAPLAR KÖRFEZ ÜZERİNE
8 yıl devam eden İran-Irak savaşı nın sona ermesi
Müslümanları sevindirmişti. Ama bu süre içinde Irak ın savaş tecrübesi
kazanması Batı yı kuşkulandırıyordu. İsrail, Irak ı baş düşman ilan etti.
Irak, uzun süren savaşta 70 milyar dolar dış borç
yapmıştı. Onların da güvenliği için savaştıkları gerekçesiyle, bu borcun
ödenmesi konusunda Suudi Arabistan ve Kuveyt ten yardım istedi. Suudi Arabistan
gereğini yaptı. Fakat Kuveyt, buna razı olmadı. Saddam Hüseyin, aralarındaki
ihtilaflı adaları da bahane ederek Kuveyt i işgal etti. (A. g. e. Sh. 134)
Erbakan Hoca, İslâm dünyası üzerinde büyük nüfûz
sahibiydi. Olayın diplomatik yöntemlerle çözülmesi için Körfez Barış Harekâtı
projesini başlattı. Konu ile ilgili olarak birkaç defa Saddam la görüştü. Ona
barışçı projeler sundu. Bazı görüşlerini kabul de ettirdi. Ancak, Saddam için
ok yaydan çıkmıştı. Yapmak zorunda bırakıldığı şeyler vardı.
Erbakan Hoca barışı sağlamak için 22 gün geceli gündüzlü
çalıştı. İslâm dünyasında yapılan toplantılarda konuyu gündeme taşıdı. Cidde ve
Amman toplantıları, İslâm Konferansı Örgütü ve Mekke Konferansı, Müslüman
Topluluklar Birliği (MTB) gibi kuruluşlar nezdinde yaptığı çalışmalar bunlar
arasındadır.
Hoca, Türkiye nin hakemlik ve arabuluculuğunu çok
önemsiyordu. Fakat Türkiye nin ısrarla ABD Başkanı Bush un emrine giren
teslimiyetçi bir politika izlemesi, Müslüman ülkeler arasında arabuluculuk ve
hakemlik yapma fırsatını elden kaçırdı.
Erbakan Hoca, emperyalistlerin niyeti ve planlarını çok
iyi bilen tecrübeli bir liderdi. Pek çok devlet adamı da bu gerçeğin
farkındadır. Daha on gün kadar önce bir milletvekili TBMM de bunu dile getirdi.
Hükümet i, Irak taki son gelişmeler konusunda Erbakan Hoca nın tecrübelerinden
faydalanmaya davet etti. Acaba Hükümet, ayağı yere basan çözümün ne olduğunu
fark edebilecek mi dersiniz