Her bakımdan ABye benzemeye çalışanlar nedense çalışanlar ile emeklilerin hayat standardını yükseltmeye gelince bu alanda adım atmıyor, atamıyorlar.. Çünkü, kendilerinde IMFnin talimatının dışına çıkacak gücü bulamıyorlar. Özellikle de ülkemizde emeklilerin durumu içler acısı.. Sanki, emeklinin yaşamasını zarar olarak görüyorlar. Halbuki kendilerine hedef seçtikleri AB ülkelerinin emeklileri her sene değişik ülkelere rahatlıkla gidebiliyor, tatil yapabiliyorlar. Ama, bizim emeklilerimiz bırakın yabancı ülkelere tatil için gitmeyi, ülke içinde bile tatile çıkmakta zorlanıyorlar. Şehir içinde bile bir yerden bir yere gidebilmek için belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanabilecekleri saatleri bekliyorlar. Bir defa tatile çıksalar bile ortaya çıkan açığı kapatmak için her türlü harcamalarını kısmak zorunda kalıyorlar.

AKPiktidarının 4 yıllık uygulamaları gösterdi ki, emeklilerin insanca yaşayacak bir maddi imkana kavuşturulması söz konusu bile değil. Artık emekliler iktidardan ne kopartabilirlerse kâr sayma durumuna düşürülmüşken bu defa da emekli olduktan sonra da hayatlarını sürdürebilmek için çalışmak zorunda kalmış olan emeklilere yeni sınırlandırmalar getirerek, "Gidin evinizde oturun. Ortalıklarda dolaşmayın" anlamına gelebilecek yasal düzenlemeler yapıldı. Bazı gazeteler bu yeni düzenlemeleri emeklinin ölüme mahkum edilmesi olarak nitelendirdi. Bazıları da toplumdan ve hayattan emeklinin elini çekerek evinde ölümü beklemeye itildiği yorumunu yaptılar.

Bu nitelendirmeler aslında birer gerçeğin ifadesi olmakla birlikte bir başka gerçek ise AKP iktidarının yeni düzenlemelerle emeklilere reva gördüğü muamele zaten ölüme mahkum ettiği bu insanları defnetmeye hazırlık olarak nitelendirilebilir.

Şahsen emeklinin çalışmaması gerektiğini, bulacağı özel uğraş alanları, çalışma hayatı boyunca zaman ayıramadığı işlerle uğraşmasını isteyenlerdenim. Ama ülkeyi yönetenler emeklisine insanca yaşayabileceği maddi imkanları sağlamalıdırlar. Bir başka ifade ile emekli çalışacaksa da zevk için çalışması gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizde emeklilere layık görülen  ücret ile zaten hayatta kalmaları zor. Bu bakımdan zevk için bir takım meşgaleler bulmaları mümkün olmuyor. Eli ayağı tutan emekliler ise aile bütçesine katkıda bulunabilmek için çalışıyorlarsa bunun engellenmesini anlamak mümkün olabilir mi Sanılıyorsa ki, emekliler çalıştıkları işi bıraktıklarında açılacak yerlere genç işsizler girecektir, bu da doğru bir tahmin değildir. Bugün emeklilerin büyük bir bölümü serbest meslek sahibi, ticaret ya da hizmet sektöründe çalışıyorlar. Bu bakımdan emeklileri bu alanlardan çekmek yeni iş alanları oluşmasına kesinlikle katkıda bulunmayacaktır. Kendimizi kandırmanın bir anlamı yok.

İşin bir başka boyutu ise bazı çalışanlar da kayıt dışına itilmiş olacaktır.

Reform adı altında çıkartılan bazı yasalar daha uygulamaya geçmeden toplumda ciddi çalkantılara yol açıyor. Bu da gösteriyor ki, reform  yaptık demekle reform olmuyor. Hayatın ve ülkenin gerçeklerini dikkate almadan atılan her adım, her yeni düzenleme yeni problemleri gündeme getirmektir. Genellikle de problem çözeceğiz derken mevcut problem daha da büyümektedir. Emeklilerle ilgili atılan son adımlar da bunun bir örneğidir. İktidar mensuplarının her alanda sergiledikleri yaşlı düşmanlığı emeklilere reva görülen muamele ile bir kez daha açığa çıkmış bulunuyor.