İktidarın emeklilerle bir alıp veremediği mi var anlayabilmiş değilim. Nedense bir türlü enflasyon karşısındaki çaresizliğine çözüm bulunmasını bekleyen emekliler aylardan beri sürekli bir beklentiye itiliyor ve sonunda hayal kırıklığı yaşıyor. Önceki gün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bir defaya mahsus 5 bin liralık ikramiye ile verilmesi 2023 yılı tamamlanacak, bundan böyle gözler 2024 yılına çevrilecek. Yeni beklenti yılında emekliler neler yaşar, 2023’te alamadıkları ve kaybettiklerini alabilirler mi, alabilirse ne zaman gerçekleşir belli değil. Hâlbuki emeklilerin bir köşede dar günler için biriktirip koydukları paraları da yok. Böyle olunca bırakın 2023’te rahatlamayı bekleyen emekliler sürekli oyalanmaları sebebiyle sıkıntıları daha da katlanarak devam ediyor.

Hemen ifade edeyim ki, ülkeler alınan yanlış kararlar, yapılan hatalar sebebiyle sıkıntılı günler yaşayabilirler. Bunun da ötesinde sadece yanlış kararlar alınmasından değil, gerek küresel, gerek yaşanan olağanüstü olaylar sebebiyle toplum olarak sıkıntıya düşülebilir. Ancak, böyle bir durumda ülkenin tüm kesimleri sıkıntıyı paylaşırlar. Ancak, ülkemizde 2023’te yaşanan sıkıntıların sanki sadece emeklilere yaşatılması kararlaştırılmış görüntüsü ortaya çıkıyor. Bu ise haksızlıktır. Adalete aykırıdır. Eğer, ülkemizde adalete ihtiyaç yok deniyorsa sadece emeklilere değil, tüm ülkeye eziyet edilmiş olur.

Tüm bunları laf olsun diye dile getirmiş değilim. Aylar öncesinden açıklanan emeklilere ikramiye verileceği, beklenen ücret artışının yanında ikinci bir beklentiye yol açmıştı. Emeklilere ikramiye verileceği açıklamasının medyaya yansıması aslında ücret artışında yeni bir oyalama taktiği olabilir mi sorusuna pek çok kimse de akla getirmişti. Ama işe iyimser bakmayı tercih edenler için doğrusunu söylemek gerekirse bunca oyalamadan sonra emeklilere böyle bir haksızlığın yapılmayacağını da düşündürüyordu. Bu arada ikramiyenin 10 bin lira olması istekleri de gerçekçi bulunmuyordu. Çünkü böyle bir ikramiye verilmesinin gündeme taşınmış olması gerçek gündemin bir kenara itilmesi anlamına geleceği de akıllardan çıkmıyordu. Sonuçta nihayet ücret zamları son Bakanlar Kurulu toplantısında da gündemin dışında kalmış, bir defaya mahsus 5 bin lira ikramiye ile olay geçiştirilmiş bulunuyor.

Böylece sanırsınız ki, emeklilerin ücret yetersizliği halledilmiş havası estirilmeye çalışılıyor. Hâlbuki şimdiye kadar işçi emeklilerinin ücret artışı günün şartlarına ve enflasyonun eritmesini giderecek tarzda düzenlenmiş olsaydı, sanıyorum bu 5 bin lira bir aylık ücret artışının altında kacaktı. Yani iktidar emeklilerden ne kadar kesebilirse o kadar kâr sayıyor. Bir diğer ifadeyle iktidar ülkenin içine sürüklendiği ekonomik darboğazdan çıkmakta işçi emeklilerini vasıta olarak kullanıyor. Zaten hep biliyoruz ki, enflasyonun tüm yükü dar ve sabit gelirlilere havale edilmiş durumda. Zenginlere yönelik, daha doğrusu herkesin zenginliği nispetinde devreye sokulması söyleniyor ama bir türlü uygulamaya geçmiyor.

Kısacası ülkede çarkların döndürülmesi sorumluluğu da büyük ölçüde başta emekliler olmak üzere dar ve sabit gelirlilere havale edilmiş durumda. Bu noktada bir de verilecek 5 bin lira ikramiyede bile bölücülük yapıldığı, ikramiyenin sadece çalışmayan emeklilere verileceği hususu. Sanki çalışan emekliler refah içinde yüzüyormuş da, bir kereye mahsus da olsa onların biraz olsun rahatlamaya ihtiyaçları yokmuş gibi hareket edilmesini şahsen adil bulmadım. Çünkü çalışan emekliler keyif olsun, refah içinde yüzsünler diye çalışmıyorlar. Bu ülkede yaşayan herkes bu gerçeği bilir. Bu arada, emekliler maddi bakımdan insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşturulduklarında zaten çalışmak zorunda kalmayacaklar. Kaldı ki, emeklilerin çalışmaya devam etmeleri piyasada sadece ucuz işçi oluşturuyor. Yani, emekliler çalışırken de emekli olduklarında da ekonomik bakımdan geçimlerini kıt kanaat sağlamaya çalışıyorlar. Durum böyle iken bir de nasıl olur da bir defaya mahsus ikramiye çalışıyorlar diye çok görülür. Peki, bu durum emeklilerin ücretlerindeki ilk düzenlemede telafi edilecek mi? Pek sanmıyorum. Çünkü ülkeyi yönetenler toplumu oyalamada çok mahirler.