Bir ailenin en büyük kazancı evlatlarıdır. Anne baba için iyi yetişmiş bir evlat onların insanlığa en büyük hediyesi olacaktır. Neslin devamı ve ailenin bekası için çocuklar büyük önem taşımaktadır.

Çocuğun yetişmesinde ailenin rolü çok büyüktür. Uzmanlar çocuk eğitiminin anne karnında başladığını ifade ediyorlar. Anne karnındaki bebeğin dışarıda olup bitenden etkilendiğinin ispatlanması neticesi eğitiminin de anne karnında başlamasını elzem kılmakta. Hatta evveliyatındaki davranışlar bile çocuğun gelişiminde etkili olmaktadır. Malumunuzdur ki İmam-ı Azam küçük yaşta Bir rivayete göre dört yaşında- hafız olmuştur. Annesinin babası nehirde bulduğu elmayı ısırmamış olsaydı daha küçük yaşta hafız olacaktı demesi bunun bir işaretidir.

Evet, çocuklar ailenin yaşantısından etkilenerek büyümekteler. İlk öğrenmesi gereken bilgileri aileden alırlar. Özellikle de anneden. Bu yüzden anneler çocukların eğitiminde çok önemli bir yere sahiptir. Bebeklik döneminde duygusal bağ zamanla çocuğun eğitiminde önem kazanmaya başlamaktadır. Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar bildiğimiz gibi. Eğer anne baba bu fıtrata uygun olarak çocuğunu yetiştirirse işte o zaman asıl kazanç elde edilmiş demektir. Bunun olabilmesi için de öncelikle ebeveynin İslâm ı hakkıyla yaşaması gerekiyor elbette! Zira çocuk onlarda ne görürse onu taklit ederek öğrenmeye başlayacaktır. Evde anne babasının yaptıklarını yapacak, duyduklarını konuşacaktır. Anne babadan güzel şeyler görerek, duyarak yetişen bir evlat da elbette bu güzelliğin gereğini yerine getirecektir. Birbiriyle sürekli tartışan anne baba, kapı çaldığında evde yok dedirten büyükler, şunu yaparsan sana şunu alacağım deyip de vaadinden cayanlar, ezan okunduğunda abdest alıp namaza durmayanlar İşte bunları yapanlar zamanı geldiğinde benzerini çocukları yaptığında, nedendir bilinmez kıyameti de koparmaktalar. Aman çocuğum yalan söyleme! Sakın ha arkadaşlarınla kavga etme! Bir söz verdin mi mutlaka yerine getir! İkazları arasında evlatlarını yetiştirmeye çalışırken kendilerinin onlara ayna olduğunu da unutmaktalar. Uygulamada olmayınca ikazdan öte gitmeyen bu sözler sorarım neye yarar Anne saçını süpürge ettiğiyle kalır,  baba durmadan dinlenmeden çalıştığıyla Ne için Çocukları daha iyi insan olsun, daha iyi bir hayat sürsün, diye! Peki, sürerler mi Genelde hayır! Zira çocuğun daha iyi bir hayat sürmesi aynı zamanda ailede gördüğüyle de alakalıdır.

Günümüz ailelerini göz önüne alacak olursak, birbirleriyle iletişimin kopukluğu yaşayan bireyler, birlikte ama birinden uzak hayat yaşamaktalar. Bir araya geldiklerinde bile ya büyülü ekrana dalıp gidiyorlar ya da ellerindeki akıllı aletlerle ilgileniyorlar. Televizyon ve internet günlük hayatın vazgeçilmezi elbette! Doğru kullanıldığında bulunmaz birer nimet olan bu iki araç ne yazık ki asıl mecrasından oldukça uzaklaştırılmış bir halde, aileler için yıkıcı tesiri olan bomba gibiler. Zamanla aile bireylerinin arasına erişilmez duvarlar örüp, mesafeler koyarak kendilerine bağımlı bir duruma getirmekte. Giderek birbirinden uzaklaşan aile bireyleri de bu büyülü ekrana ve internete daha da yakınlaşarak daha fazla bağlanmaktalar. Adeta büyülenmiş gibi ekranlara kilitlenenler ne aileden ne de çevreden haberdarlar. Olup biteni kendi zaviyesinden gösteren; misyonu gereği efendilerinin emriyle onların aşıladığı terbiye ve eğitimi veren televizyon ve internet vazifelerini yerine getirmiş olmanın rahatlığıyla hallerinden memnunlar Nasıl memnun olmasınlar ki, anne babaların ve çocuklarının iplerini ellerine geçirmişler, istedikleri gibi yönlendirmekte, beyinlerini lüzumsuz bilgilerle doldurup lüzumsuz veya ahlaksız konulara yönlendirmekteler. Ve etrafımızda lüzumsuz kalabalıklar oluşmakta, gitgide artmakta bu kalabalıklar Bir yandan da kalabalıkların içinde insanı yalnızlaştırmaktalar. Tehlikenin farkında mısınız

Minik Bir Tebessüm

ÖLECEKMİŞSİN

 

Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve:

- Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kâğıda yazdıklarımı uygulayacaksınız:

1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve işe mutlu gitmesini sağlayın.

2- Öğlenleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin

3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince mümkün oluğunca az konuşarak dinlenmesini sağlayın.

4- Haftada bir kez arkadaşlarıyla buluşmasına izin verin.

Eğer bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak der.

Eve geldiklerinde adam karısına sorar:

- Ne dedi doktor sana

Kadın cevaplar: ÖLECEKMİŞSİN!

İlgilisine notlar:

Evlat kokusu, cennet kokusudur. Hadisi Şerif

Çocuklarınızla 7 yaşına kadar oynayın, 15 yaşına kadar onlarla arkadaş olun, 15 yaşından sonra ise istişare edin. Hz. Ali

Topluma lüzumsuz bilgiler verirseniz, lüzumsuz bir kalabalık oluşur. ErichFromm

Günümüz çocuklarının isteklerinin çoğu, ihtiyaçlarının ise pek azı karşılanıyor. JesperJuul