Elektrik, doğalgaz ve petrole yapılan yüksek zamlar dar ve sabit gelirlileri kara kara düşündürüyor. Çünkü sadece elektriğe yapılan yüzde 250’yi bulan zam neticesinde ister istemez asgari ücretle çalışan ve ev geçindirmeye çalışanlar ile asgari ücretin de altında maaş alan emeklileri elektrik çarptı. İnsanlar elektrik faturaları ellerinde sokağa döküldüler, bu zammın kaldırılmasını istediler. Zammı yapanlar zammın boyutu tam olarak ortaya çıkmamışken, yapılan zammı kademeli olarak nitelendirmiş, böylece öyle anlaşılıyor ki zammın boyutu gizlenmeye çalışılmıştı. Ancak, çok geçmeden faturalar gelmeye başlayınca adı ister kademeli ister kademesiz olsun işin boyutu ortaya çıktı. Hani, berbere giden bir vatandaş daha tıraş başlamadan berbere, “Saçım ak mı kara mı?” diye sorar. Bu soruya verilebilecek en güzel cevabı da berber, “Acele etme az sonra önüne dökülünce görürsün” şeklinde verir. Bu misalde olduğu gibi millet olarak hep birlikte zammın boyutunu gördük görmesine de tüm hesaplar alt üst oldu.

Çok geçmeden elektrik zammının yönetici konumunda olanları da çarptığını gördük. Çünkü kademeli zammın ilk kademesinin 150’den 210 kilovata çıkartıldığı ilan edildi. Açıklamayı da Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı. Ertesi günkü yani dünkü gazetelerin iktidar yanlıları bu haberi, “Elektrik faturasına Başkan el koydu”, “Elektrik müjdesi”, “Elektrik de indirim müjdesi” ya da “ Elektrik faturası düşecek” başlıkları altında verdiler. Yeni uygulama faturalarda ne kadar bir düşüş sağlayacak şimdilik tam olarak bilmiyoruz. Çok sürmez yeni faturalar geldiğinde görürüz.

Hemen belirteyim ki, yapılan zamlar anormaldi. İki odalı bir eve gelen fatura 109 liradan, 340 liraya çıkmıştı. Kademeli faturaya geçilmesinin sebebi de az yakandan az, çok yakandan çok para almaktı. Ancak, birdenbire bir evin elektrik faturası yüzde iki yüzü aşan bir miktara ulaşınca topluma izahı da mümkün olmadı. Sonuç olarak faturalarda yeni bir düzenlemeye gidildi. Ancak, insan ister istemez sormadan edemiyor, “Bu yeni sisteme geçilirken hiçbir araştırma, mukayese yapılmadı mı? Yani, yapılan zammın oranı hiç hesap edilmedi mi?” Öyle anlaşılıyor ki, ilk faturanın gelmesi ile birlikte yeni bir düzenlemeye gidilmek zorunda kalınışı pek çok kararda olduğu gibi, biz yaptık oldu mantığı ile hareket edilmiş.

Gelinen noktada yüzde 200’ü aşkın zamdan bir miktar indirim yapılması iktidar yanlısı tarafından, “Başkan elektrik faturasına el koydu” başlığı altında verildi. Böyle verilince yapılan zamdan Başkan’ın haberi olmamış, gelen tepkiler karşısında kendi dışında yapılan zamma el koymuş havası estiriliyor. Şahsen böylesine aşırı bir zammın Başkan’ın haberi olmadan yapılmış olacağını sanmıyorum. Eğer böyle ise işler daha da kötüye gidebilir. İşin bir başka boyutu ise yapılan işi elektrikte indirim gibi takdim etmek de gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Çünkü yapılmış yüzde 200’ü aşkın zamdan yüzde 50 indirim bile gerçekleşiyor olsa eskiye göre yüzde 150 zamlı fiyatlar devam edecek demektir. Kısacası, yeni tarifeyi elektrik fiyatlarında indirim olarak takdim etmek gerçekçi değildir. Belki olsa olsa veremi gösterip insanları sıtmaya razı etmek olabilir. Bunun da ötesinde alınan kararlar bu işin ehli insanlar tarafından derinlemesine araştırılmadan verilmeye devam edecek olursa ülkemiz yazboz ya da deneme tahtası olmaktan kurtulamayacak demektir.