Küresel piyasalarda kartlar yeniden karılırken, güvenli liman olarak bilinen altında yaşanan sert dalgalanmalar küçük yatırımcıdan dev kurumlara kadar herkesin uykusunu kaçırıyor. Orta Doğu'daki savaş tamtamları ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka nedeniyle hesapların şaştığı bu kaotik dönemde, finans dünyasının efsane isminden gelen çift yönlü senaryo piyasalardaki tansiyonu en üst seviyeye tırmandırdı. Vatandaşın gözü ekranlardaki kırmızı tablolara kilitlenmişken, altının geleceğine dair kafalar iyice karıştı.
Merkez bankaları zorunlu satıcı oldu: Türkiye de listede
Sosyal medya platformu X üzerinden çarpıcı analizler paylaşan Jeffrey Currie, küresel enflasyon dalgası ve artan tahvil faizlerinin etkisiyle ons altının 4.500 doların altına sarktığı bu dönemdeki düşüşün şifrelerini çözdü. Fırlayan enerji fiyatlarının gelişmekte olan ülke merkez bankalarını köşeye sıkıştırdığına dikkat çeken Currie, tavan yapan enerji ithalat maliyetlerini karşılamak ve yerel para birimlerini korumak adına dev kurumların altın rezervlerini likidite etmeye başladığını aktardı.
Bu zorunlu satış stratejisinin en somut örneği olarak Türkiye'yi işaret eden ünlü stratejist, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Türk lirasını desteklemek ve kabaran enerji faturalarını ödemek adına piyasada yaklaşık 120 ton altın sattığını iddia etti. Bu marjinal satış baskısının derinleşebileceğini kaydeden Currie, kısa vadede ons altının 4.000 dolar seviyesine kadar geri çekilebileceği uyarısında bulundu.
Beklenen olmadı: Çin bu seviyeden devreye girecek
Altının tamamen çökeceği bir senaryoya inanmadığını vurgulayan tecrübeli uzman, fiyatların belirli bir noktada çok güçlü bir kaya desteğe çarpacağını ifade etti. Ons fiyatının 3.750 - 4.000 dolar bandına gerilemesinin büyük egemen varlık fonlarını ve merkez bankalarını yeniden cezbedeceğine dikkat çekildi. Özellikle Çin’in bu seviyelerden agresif bir şekilde devreye girerek fiziki alımlarla düşüşün önünü keseceği kaydedildi.
Büyük kırılma: 10 bin dolara yolculuk nasıl başlayacak?
Currie’nin uzun vadeli "süper döngü" teorisi ise küresel merkez bankalarının, özellikle de Fed'in yapacağı zorunlu bir U dönüşüne dayanıyor. Mevcut enerji şokunun er ya da geç küresel ekonomik büyümeyi felç edeceğini vurgulayan stratejist, "Mevcut enerji şoku er ya da geç küresel ekonomik büyümeyi felç edecek. Büyüme oranları sert bir şekilde düştüğünde, merkez bankaları enflasyona rağmen yeniden güvercinleşmek ve para politikasını gevşetmek zorunda kalacak. İşte o an bu açığa satış oyununu kapatıp, tamamen uzun pozisyona geçeceğim. Bu kırılma, altını 10.000 dolara taşıyacak ana yakıt olacak" ifadelerini kullandı. Bu tarihi gevşeme adımının altını 10.000 dolara taşıyacağı belirtildi.
Ekonomi yönetimlerinin yüksek enflasyon ve durgunluk kıskacında yeni bir denge aradığı bu kritik virajda, dev fonların pozisyonlarını ne yönde güncelleyeceği merak edilirken gözler küresel büyüme verilerine ve Fed'in atacağı ilk faiz adımına çevrildi.



