Galatasaray ın erkek basketbol takımı az kalsın bir kaza
daha yapıyordu. Neden kaza diyorum, çünkü Barcelona takımı ile bizim
Galatasaray arasında dağlar kadar değil, kıtalar kadar fark var. Maliyet ve
kalite farkı olarak... Bir de Carlos Arroyo talihsiz biçimde sakatlanınca başa
baş, hatta Galatasaray ın önde götürdüğü maç bir anda ev sahibi tarafından
farka taşındı. Ve de sonunda bize şöyle bir mesaj bıraktı; Bu seride bir tek
galibiyet bile yarınlara umuttur, Avrupa ya fors satmak demektir. O zaman en azından
Abdi İpekçi yi doldurmamız gerekiyor. Belki de tur için değil, ama yarınlar
için...
Gelelim E-bilet meselesine. Yangının bini bin para...
Bursaspor, Galatasaray la oynadığı maça 800 liralık giriş ücreti çakmış. Hafta
sonu oynanacak derbi için de Olimpiyat sürgününe sadece 3 bin civarında talep
olmuş. Oysa torbalarla veya kurye ile aktardığınız tribün amigolarına
biletleri, istediğinize lehte, istemediğine aleyhte bağırtırdınız. Sonra küfür
falan olup da cezayı aldığınızda da federasyona yangın ederdiniz. Şimdi mi
Eeee, telefon numaran, vatandaşlık numaran falan paso mudur nedir onun
üzerinde, içinde olacak. Yani enselenmen
saniye işi... Bence harika bir uygulama oldu. Belki de bu sayede 1950 li
yılların hakiki futbol seyircisine kavuşuruz. Çünkü benim de tanıdığım ne
okumuş, ne kültürlü, ne dünyanın ünlü üniversitelerini görmüş tuhaf
seyircilerimiz var. Ağızlarından dökülen küfürler vallahi argo sözlüğünde bile
yoktur. Ancaaaak, bu e-bilet zahmeti ve masrafından sonra da bu ülkenin
savcıları enselenmiş zümreye bilet kesemezse yazık olur!
Fenerbahçe yle Galatasaray arasında bir Kadın Basketbol
efsane tarihi buluşması planlanmış. Aslında bunu gerçekleştirip bütün dünyaya
görüntüleriyle sunmak gerekir. Bu alın terini döken, ülkesine büyük zafer
kazandıran sporcuların böylesine muhteşem bir buluşmayla bir kere kutlanmaları
gerekir. Zaten bu sporcuların özellikle Türk olanları milli takımdan kadim
dostlar. Çok değil, beş ay sonra yine Ay-yıldızlı formada birlikte ter
dökecekler. Bu fotoğrafı umutla beklerken, Eylül deki Dünya Şampiyonası nda da
onların çıkacağı salonları ağzına kadar doldurmamız gerektiğini de bir kere
daha hatırlatayım derim. Birsel in pasını Nevriye, Işıl ın asistini Esmeral
sayıya çevirecek de ondan...