BENCE bizim hukuk işlerini şöyle bir dünya haritası
üzerine yaysak, vallahi de, billahi de bizim için diziler, filmler çevrilir,
biz de bu işlerden payımızı alıp köşeyi döneriz.
Buradan nereye mi geleceğim Bilirsiniz ben, özellikle de
haber, bilgi aktarırken mutlaka ama mutlaka belgeye dayanırım. Öyle son 25
yılın modasına hayatımda hiç uymadım. Yani palavra atıp sansasyon oluşturma
işine...
Dün sabah bir kaç gazeteye göz atayım dedim, gözlerim fal
taşı gibi açıldı. Şu anda, ağır cezada yargılandıktan sonra, suçu da bir kadını
öldürmek, hapis yatmakta olan bir şahsın Aziz Yıldırım ın bir savcı tarafından
itiraz edilen mahkûmiyet davasında lehte şahitlik yapacağı ile ilgili idi. Eee
ne olmuş der şimdi malum kesim. Ben aynı şahsın 3 Temmuz davasında aynı şahıs
aleyhinde şahitlik yaptığından falan da söz etmeyeceğim. Bu kısım zaten dünkü
haberlerde kısaca vardı. Benim
yazacaklarım çok başka. Bu kişi için daha önceki gün yazımın sonuna eklediğim
bir bölüm vardır. Hani sanki böyle bir gelişme olacağını hissedip yazmışım
gibi... Demişim ki, 04.01.2005 yılında Ankara daki Sheraton Oteli nde yapılan
basketbol federasyonu başkanlığı seçiminde bugün aynı kişileri eleştirenler o
kişiler için lehte kulis yapmışlardı. Elimde fotoğrafları var.
Sen misin diyen! Bugün, bir savcının başvurusu üzerine, o
fotoğrafta bulunan ve cinayetten içerde yatan kişi, yeniden yargılanma olursa
bu defa Aziz Bey in lehinde şahitlik yapacağını duyurmuş. Meselenin de tuhaf
paralelle ilgili olduğunu belirtmiş bir yazı ile... Avukatlar da tutup bu
yazıyı mahkemeye sunmuşlar. Hani şu 3 Temmuz davalarında yalancı şahitlik
yaptığını öne sürdüklerinin şimdi lehte şahitlik yazısını... Artık yuh demek
bile az.
Şimdi buradan bu ülkedeki ne kadar savcı, hukukçu, hâkim
varsa soruyorum; Bu hapisteki şahıs, hem de en ciddi kanıt olarak kabul edilen
kendi el yazısı ile, 2000-2001 sezonunda hem şike, hem de teşvik primi işini
kendisinin yer, zaman, şahıs ismi, telefon numarası vererek itiraf ettiğinde,
aynı adama o günlerde neden Meczup demiştiniz Az bir zaman sonra aynı adama
yalancı şahit diyenler, nasıl oluyor da şimdi hah işte şahit de var diyorlar.
Hukuk bir lastikten beter midir Bu ne biçim adalet Mahkemeler böyle her önüne
gelene, öncesine ve gerçeklere bakmadan balıklama mı atlarlar Dün birinin
lehinde şahitlik yapan, üç gün sonra aleyhinde yaparsa siz hangisine
inanırsınız Siz, kendi el yazılı itirafına mı, yoksa arada bir değişiklik
şeyler söyleyen ağzına mı bakarsınız insanların Haa bir de aklıma takılanlar
var. Bu savcılar benim adresimi mi bilmiyorlar Vallahi dünyada oturuyorum,
ayda değil. Ama desenize koca Meclis
bile bu el yazılı itiraf ve TMSF nin, yani devletin ta kendisinin kanıtlarını
bile es geçtikten sonra, tutup, Bilecik teki mi nerelerde bir gariban amatör
küme takımına ceza verdiyse...
Allah selamet versin!