İslâm da dua bizzat ibâdet hatta ibâdetin de özü olarak bildirilmiştir. Peygamberimiz Efendimiz duâ etmeyene Allah ın buğz ettiğini; kaza ve belâyı ancak duânın geri çevirmeye sebep olacağını haber vermiştir.

Duâ mü minin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.

Duâya başlarken:

Abdestli olmak,

Euzü-Besmele ile başlamak,

Allah a hamd-ü senâda bulunmak,

Peygamberimize salât-u selâmda bulunmak,

Avuç içleri semayı gösterecek şekilde elleri yukarı kaldırmak,

Duâyı ihlâs ile yapmak,

Duâyı huşu ve hudu ile yapmak,

Duâyı yavaş sesle yapmak,

Duâya bütün müslümanları dahil etmek,

Duâda mümkün olanları istemek,

Duâda ne söylediğini bilmek,

Duânın sonunda "amin" demek duânın adablarından ve kabul olunmasının vesilelerindendir.

Bu prensiplerin birinin üzerinde durmak istiyorum.

Duâda avuç içleri semayı gösterecek şekilde yukarı kaldırmak da duânın kabul olunması vesilelerindendir, dedik. Duâ ve niyaz sırasında ellerin göğe doğru kaldırılması namazda Kâbe ye yönelmeye benzer. Bu el kaldırış sâdece samimi bir kulluk ve itaat nişânesidir. El avuçlarını yukarıya açmak tıpkı secdede alnı yere koymak, namazda Kâbe ye yönelmek gibidir. (Sabuni, Maturidi Akaidi. Terc. Sf: 71)

Kaynaklarda deniyor ki:

Cennet, Allah ın rızası, rahmeti... gibi nimetler istenildiğinde avuç içleri açık olduğu hâlde eller yukarıya doğru kaldırılır. Ateş, azab, hastalık... gibi musibetin def i için duâ yapılırsa ellerin sırtı yukarıya çevrilir.

Ellerin duâ esnasında bitiştirilip bitiştirilmeyeceği hususuyla ilgili benim Din Görevlisinin El Kitabı nda geçen ifadelerin bâzı Müslüman kardeşlerimin gönlünü incittiği hususu bana ulaştı. Orada beyan edilen hususun bu takva ehli kardeşlerimle en yakın veya uzak ilgisi yoktur, olamaz, olmasını da hiçbir zaman düşünmedim. Zaten konunun ele alındığı bölümün son cümlesi de buna işaret ediyor. Orada da demişim ki: Duâda ellerin durumunu bahane ederek; mü minlerin birbirlerinin kalblerini kırmaları asla câiz değildir. Konunun bu doğrultuda anlaşılması yanlış anlaşılmanın önüne geçecektir. Benim kitabımdaki kastım da budur. Kardeşlerimin de böyle değerlendirecekleri inancındayım.

Duâda bir diğer husus da:

"Allah dan dilediğiniz vakit avuçlarınızın içi ile isteyin. Duâyı bitirince de avuçlarınızla yüzünüzü siliniz" hadisinde işaret edilen uygulamaya dikkat etmektir. Bu Allah ın Rasûlûnûn direktifidir.

Allah tan duâlarımızın kabulünü niyaz ediyorum...