Sıkıntılı zamanlarımızı anlatması bakımından kullandığımız bir deyimimiz vardır, dokuz doğurmak diye... Merakla, heyecanla, korkuyla bekleriz ama o süre bir türlü bitmek bilmez.

Ekonominin bugünlerdeki ruh halini de en güzel bu deyim özetliyor…

Enflasyonumuz yüzde 9’a çıktı…

Kronikleşen işsizlik göstergemiz yüzde 9’a yükseldi…

Daha bitmedi…

Borsamız yüzde 9 düştü…

Paramız dolar karşısında yüzde 9 değer kaybetti…

Elektrik ve doğalgaza yüzde 9 zam yapıldı…

Bütün bunlar Eylül ayında yani yılın 9’uncu ayında yaşandı…

***

Bu tabloyu bir `tevafuk’ olarak görüp geçebiliriz. Ancak ekonominin sıkıntılı bir süreçten geçtiği aşikâr…

Dolar yükseliyor, faizler bir türlü düşmüyor, işsizlerimiz iş bulamıyor. Ekonomideki belirsizlik zaten sıkıntılı olan üretici kesimde işleri iyice zorlaştırıyor. Vatandaşın alım gücü giderek daralıyor.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi dolardaki artışı bahane ederek elektrik ve doğalgaza bir kalemde yapılan yüzde 9 zam olumsuz gidişatın tuzu biberi oldu.

Yüksek orandaki bu zam aslında hükümetin çaresizliğini ortaya koyuyor. Yoksa milletten fakir/fukaradan yana olduğunu iddia eden bir hükümet tam da kış ayına girerken böyle yüksek oranda bir zammın altına imza atamaz.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de ülke büyük bir savaşın eşiğine doğru sürükleniyor…

Rakamlardaki bu tevafuk, ruh halimizi yansıtıyor.

Dokuz doğuruyoruz…

Hem de her bakımdan…

Fert olarak, millet olarak, ülke olarak…