ANKARA dün geceyi andıran bir gün geçirdi. Şiddetli rüzgâr

ile birlikte gelen yağmur nerede ise göz gözü görmez hale getirdi. Bu havada AK

Parti olağanüstü kongresi gerçekleşti. Aslında, kongre bir prosedürün

tamamlanmasından ibaretti. Genel Başkan adayı ve yeni Başbakan belli idi.

Ancak, bunun için belirlenmiş olan genel bakan adayının kongrede delegelerin

oyları ile seçilmesi gerekiyordu. İşte bu prosedür tamamlandı. Yani, olağan bir

durum yaşandı. Önemli olan husus bu sabahtan itibaren başlayan yeni gün ve

gelecek günlerde neler olacak sorusunun cevabı. Çünkü, dokunulmazlıkların

kaldırılması ile birlikte önümüzdeki günlerde çok sayıda milletvekilinin hâkim

önüne çıkması söz konusu. Gerçi her yargı önüne çıkan milletvekilinin

vekilliğinin düşmesi söz konusu değil ama, haklarında dava açılan vekillerden 1

yıl ve üzeri hapis cezası alanların vekillikleri düşecek. Bunların sayısı 28 ve

üzerine çıkarsa ara seçim kaçınılmaz olacak. Ancak, başlıkta sözünü ettiğim

erken seçimin bununla ilgisi yok. AK Parti de olağanüstü kongre kararı

alınmasının ardından bazı AK Partililer ısrarlı bir şekilde erken seçimden söz

etmeye başladılar. Bunlara göre önümüzdeki son baharda bir erken seçim

olabilir. Ancak, bu ihtimal bana göre zayıf. Erken seçim güdeme gelebilir ama

en erken önümüzdeki ilkbaharda söz konusu olabilir. Bunu söylerken sonbaharda

erken seçim mümkün değil diyor değilim. Ancak, çok fazla sıkıştırılmış, yeni

Başbakan a ne yapıp yapamayacağını gösterme fırsatı verilmemiş olacaktır.

Bazı AK Partililer erken seçimi dokunulmazlıkların

kaldırılması gündeme geldiğinde dillendirmeye başladılar. Bunlara göre

dokunulmazlığın kaldırılmasının referanduma bırakılması halinde bunun seçmen

tarafından yüksek bir oyla kabul edileceği bu yüksek oranı yüzde 70 e kadar

çıkartanlar vardı- böyle bir referandum sonucu da iter istemez özellikle

Başkanlık sistemini hayata geçirmek için bir fırsat oluşturacağı şeklindeydi.

Böyle olunca da taze Başbakan Yıldırım için Davutoğlu nda olduğu gibi başkanlık

sistemi öncelikli gündem olacaktır. Hatta Davutoğlu başkanlık sistemi için

yeteri kadar çaba sarf etmediği için başbakanlığı bırakmak zorunda kaldığı

düşünülürse Yıldırım için başkanlık sistemi olmazsa olmaz bir meseledir.

İktidar ortaya çıkacak duruma ve toplumda oluşacak havaya göre her an bir erken

seçimi gündem getirebilir.

Bu arada dokunulmazlıkların kaldırılması ile kapağı

Avrupa ya atan HDP milletvekilleri ile içeridekiler Türkiye ye dışarıda

sıkıntıya sokmak ve baskı oluşturmak adına bir kampanya yürüteceklerdir. Hatta

şimdiden ABD başta olmak üzere bazı ülkelerdeki bir takım kişiler demokrasimizi

yargılamaya başladılar bile. Hemen belirteyim ki bu tür dışarıdan gazel

okumaları ciddiye alıyor değilim. Çünkü Türkiye nin demokrasisini sorgulayanlar

önce kendi demokrasi anlayışlarına bakmak durumundadırlar. Özellikle Irak ı

işgal etmiş milyonlarca insanın ölüme sebep olmuş, Suriye de aynı manzaranın

sorumluları hatta Afganistan ve Libya daki fiili durumlar ile bu ülkeleri

parçalayanların Türkiye ye demokrasi dersi vermeleri söz konusu olamaz/olmamalıdır.

Dikkat çekmeye çalıştığım husus, önümüzdeki dönemde ülkemizi içeride ve

dışarıda sıkıntılı günler bekliyor. Bu sıkıntılı dönemde bir de erken seçimin

gündeme gelmesi kime ne kazandırır iyi değerlendirmek gerekir.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner in

dokunulmazlıkların kaldırılmasının Türkiye genelinde konuşma özgürlüğü üzerinde

olumsuz etki edeceğinden endişe ettiklerini açıklaması bile daha şimdiden kötü

niyetli yorumların başladığını gösteriyor. Kaldırılan dokunulmazlığın büyük bir

bölümünün konuşma özgürlüğünü kısıtlamakla değil, terörle mücadele konusunda

olduğunu ABD sözcü bilmez mi Kaldı ki, yukarıda hatırlattığım gibi Irak,

Suriye, Afganistan ve Libya da milyonlarca insanın hayıtını kaybetmesini

sağlayan zemini hazırlayarak insanların can emniyetini ortadan kaldıranların

konuşma özgürlüğünden söz etmeleri saçma değilse utanmazlık olmaz mı Her ne

ise, dileriz bu ülkeyi yönetenler bir takım kişisel hırslar uğruna ülkeyi daha

da karışık bir ortama sürüklemezler, kararlarında akıl ve mantık hâkim olur.