Sen de ancak bizim gibi bir insansın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir mucize getir.

Salih: İşte mucize bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir, dedi.

Ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi muazzam bir günün azabı yakalayıverir.

Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.  

Hz. Lut (A.S.)ın kavmi eşcinseldi. İbret alınması için Hz. Lût (A.S.) ve kavmi birkaç sûrede anlatılır. İşte ayet-i kerimeler:

Lût u da Peygamber gönderdik. Kavmine dedi ki: Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz

Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkın bir milletsiniz.

Kavminin cevabı: Onları yani Lût u ve taraftarlarını memleketinizden çıkarın! Çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış! demelerinden başka bir şey olmadı.

Biz de onu ve karısından başka aile efradını kurtardık; çünkü karısı geride kalanlardan kâfirlerden idi.

Karısı, Hz. Lut (A.S.)a gelen erkek misafirleri gece ateş yakarak, gündüz de duman çıkararak kavmine haber verirdi. Bu yüzden hak ettiği cezayı buldu.

Ve üzerlerine taş yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!

Hz. İbrahim (A.S.)ın kardeşinin torunu olan Hz. Lût (A.S.), Humus ta bulunan Sodom şehri halkına peygamber olarak gönderilmişti. Bu şehir halkı başka hiç bir milletin yapmadığı bir fuhuş, homoseksüellik yapıyorlardı. Hz. Lût (A.S.)ın nasihatlerini dinlemediler. Kötülüklerine devam ettiler. Nihayet Hz. Lût (A.S.) kendisine inananlarla beraber geceleyin şehri terk etti. Kavmi ise zelzele, başlarına yağan müthiş taş ve yağmur ile helak olup gittiler. Öyle ki üzerlerinde, kimin başına düşecekse onun adı yazılı taşlar yağdırılmıştır. İşte küfür ve fuhşun sonu böyle neticelendi.

İbrahim den korku gidip kendisine müjde gelince, Lût kavmi hakkında adeta bizimle mücadeleye başladı.

Çünkü Hz. İbrahim inkârcılara gelecek olan umumi felaket ve azaba Lût (A.S.) ile ona inananların da uğrayacaklarından korkuyor, bu sebeple azabın kaldırılması için ısrarla ALLAH Teâlâ ya yalvarıyordu.

İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini ALLAH Teâlâ ya vermiş biri idi.

Melekler dediler ki: Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin azap emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!

Elçilerimiz Lût a gelince, Lût onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da Bu, çetin bir gündür dedi.

Meleklerin genç delikanlılar şeklinde geldiğini gören Lût (A.S.) onları insan sanmış ve kavminin onlara tecavüz etmesinden korkmuştu. Çünkü Lût un inkârcı kavminde cinsi sapıklık yaygın idi.

Lût un kavmi, koşarak onun yanına geldiler. Daha önce de o kötü işleri yapmaktaydılar. Lût: Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır, onlarla evlenin; sizin için onlar daha temizdir. ALLAH Teâlâ dan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu! dedi.