Geçtiğimiz akşam, kurslarda öğrenci yetiştiren ve kendini
hizmet ehli bir kişi olarak tanıtan bir hoca hanımı aramak zorunda kaldım.
Önemli bir işim vardı, bu konuda kendisinden bilgi almam gerekiyordu. Uzun süre
telefona bakmadı. Ertesi gün tekrar aradığımda bir bayan açtı, kendimi tanıttım
ve acil görüşmem gerektiğini söyledim. Telefonu açan hanım, Hocam bir
kardeşimizin sizinle konuşması lazımmış dedi. Fakat hocamın aldırdığı yoktu,
oturduğu yerden komut veriyor, Sana desin, beni böyle küçük şeyler için meşgul
etmesinler, şu an havasında değilim, konuşamam diye yönlendirme yapıyordu. Bu
durum beni hüzünlendirmişti, hocamız ölüm döşeğinde olmalı ki telefonda bana
bir iki kelam edecek durumda değil dedim ve kapattım. Bu yapıdaki kişileri iyi
tanırım, başlarını secdeden kaldırmazlar, zikir ehlidirler ama insanlar için
küçük bir iyiliği dahi gözlerinde büyütürler. Fatma Hanım bu örneği yazmanızı
istiyorum dava adamı olmak kolay iş midir Hz. Peygamber gece gündüz insanların
dertleri ile meşgul olurken bu insanlar kendilerini ne zannediyorlar (Rahime
G.)
Bu mektubu okuduğumda, ellerini soğuk sudan sıcak suya
dokundurmadan bir şeyler kazanmanın derdine düşen insan müsveddelerini
düşündüm. Telefonumuz çaldığında elbette müsait olmadığımız vakitler olabilir, biri
bizden bir şeyler istediğinde bu talebi yerine getiremeyecek durumda
olabiliriz. Fakat bir Müslüman, sadece kendisine değil çevresindeki insanlara
karşı da sorumluluk taşıdığını bilmek zorundadır. Mümin namaz, zikir, tövbe ve
ilmi çalışmaları ile Allah ın rızasını kazanmaya çalışır. Ancak insanlığın bir
diğer ayağında da iyilik, paylaşım, fedakârlık ve adalet gibi değerler vardır.
Bu değerler dünya kökenli değillerdir ancak insan için vardır ve insana
harcanmalıdır. Hz. Peygamber yaşantısı ile ne kendini kapatıp sadece zikir ve
ibadetlerle meşgul olmuştur ne de insani görevlerini yerine getirirken
ibaretlerini aksatmıştır. O ibadetlerinde de, insanlıkta da herkesin önüne
geçmiştir. Erken vakitte mescide gelip kendisine soru soran hiç kimseyi geri
çevirmemiş, insanların ihtiyaçlarını gidermenin derdine düşmüştür. Onu kimi
zaman yoksullara yardımcı olurken, kimi zaman çocuklara yol gösterirken, kimi
zaman yapılan bir haksızlığı giderirken, kimi zaman cehaletle savaşırken
görürdünüz.
İslam bir dengedir, bir kişinin insanlıkta eksikliği
varsa sadece kendisi için çaba göstermesinin tek başına bir manası olamaz.
İslam kişinin Allah a, kendisine ve topluma karşı sorumluluklarının olduğunu
her fırsatta hatırlatır. Bunun birini yapıp diğerini ihmal edemeyiz. Yani ihtiyaç
sahibi bir kardeşiniz istemediğiniz bir vakitte telefonunuzu çaldırıp sizden
yardım istediyse, müsait olmadığınızı ifade etme hakkınız var ancak müsait olur
olmaz ona cevap vermekle sorumlusunuz.